denizin soluğuyla ve meşe yapraklarıyla
örttün gözlerimi,
benim göz yaşlarımı akıttın
çimenlerini sulamak için;
benim düşlerimden azatlı
güneşlerdi gelenler,
ama çekip gittiler
senin günün başladığında.
her şey söylenemeden kaldı.
bakışlarını kaldır, ama bakma bana!
indirilmekte bayraklar, meşaleler sönmüş
ve ay kapanmış kendi yörüngesine.
gel, zamanıdır artık, gel ve sarıl bana.
bitti yolculuk
ama varabilmiş değilim hiçbir sona,
her diyar bir şeyler götürmüş sevgimden,
bir gözümü yakmış her ışık,
giysilerim parçalanmış her gölgelikte.
bitti yolculuk
ama prangasındayım henüz bütün uzaklıkların,
hiçbir kuş taşımamış beni sınırların ötesine,
denize akan hiçbir nehir,
sürüklememiş aşağılara bakan yüzümü,
ne de gezinmek istemeyen uykumu kucaklamış...
biliyorum, şimdi daha yakında dünya, ve sessiz.
belki tanıyabilirim günün birinde sûretimi,
bir güvercinde, yuvarlanan bir taşta...
bir kelime eksik! nasıl adlandırmalıyım kendimi,
mecbur kalmadan bir başka dile sığınmaya.
Sayfa 27 - nasıl adlandırmalıyım kendimi?·Kitabı okudu
yarın bir günahı paylaşabilirim gövdeyle...
ne zaman başlamıştı suçluların valsi,
beni yüzdüren, bir tohumdan ötekine?
oysa hâlâ bir şarkı sanki içimde,
başlamak, ya da tükenmek, ve kaçışımı engellemekte,
istediğim, bu günahın okuna hedef olmamak.
Sayfa 27 - nasıl adlandırmalıyım kendimi?·Kitabı okudu