“ Ne cehenneme ne de ateşine inanırım ama böylesi anlarda keşke inansaydım diyorum. Daha doğrusu böylesi anlarda inanmış kadar oluyorum.
Elbette cehennem vardır, çünkü başka hiçbir yerde işledikleri suçların cezası yeterince verilemez. Sizin gibiler var oldukça kâinatta bir cehennem olması şarttır..”
Metafizikçilerin ( din adamlarını kastederek) çalışmalarına bakın, havai hayallerini etrafa saçmak ve Tanrı diye insanlara kendi gölgelerini yutturmak dışında insanlığa ne faydaları olmuş?
İnsanlığa ne gibi somut bir iyilik yaptılar ?
Bilim adamları şehirlerde büyük tahıl ambarları kurup, sulama kanalları yaparken, onlar açlığın ve salgın hastalıkların Tanrı’nın gazabı olduğunu ilan ettiler.
Bilim adamları yollar ve köprüler inşaa ederken, onlar kendi suretlerini ve kendi arzularını taşıyan tanrılar inşaa ettiler.
Bilim adamları Amerikaya’yı keşfeder, yıldızları ve yıldızların yasalarını keşfetmek için gözlerini uzaya dikerken onlar, evrenin merkezinin dünya olduğunu söylediler..
..O günlerde hırsızlık inanılmaz ölçüde yaygındı. Yoksul sınıflar yasadışı çalarken toplumun efendileri yasaya uygun biçimde çalar veya hırsızlıklarına yasal bir kılıf uydururdu.
“Benimle ilgileniyor” diye düşündü köpek. “Ne kadar da iyi bir insan. Kim olduğunu biliyorum artık. Bir köpek masalından iyi kalpli bir büyücü, bir sihirbaz.. Tüm bunları rüyamda görmedim umarım. Ya rüyaysa? İşte şimdi uyanacağım ve herşey ortadan kaybolacak.. Ne sıcaklık ne tokluk. Kemeraltı günleri yeniden başlayacak, akıl almaz soğuklar, buz tutmuş aslfalt, açlık, kötü insanlar..”