Bir keresinde, ben küçükken bir ağaca tırmandım, şu yeşil ekşi elmalardan yedim. Karnım davul gibi şişti, çok acıdı..
Annem, elmaların olgunlaşmasını bekleseydin, hastalanmazdın dedi. Şimdi, ne zaman bir şeyi çok istesem, annemin elmalar için söylediği şeyi anımsıyorum..
Bir kitaba bir göz attığınızda, başka bir insanın seslenişini duyarsınız; belki binlerce yıl önce ölmüş birinin sesidir bu. Binlerce yılın geçtiği zaman köprüsünün ötesinden yazar, kitabı aracılığıyla size, zihninizin içine, açıkça ve sükunetle bir şeyler aktarıyordur. Yazı, insanların belki de en büyük icadıdır. Birbirlerini hiçbir zaman tanımamış, aralarına çağların girdiği insanları birbirine bağlayan sihirli bir araçtır. Kitap, zamanın zincirlerini çatır çatır koparır. İnsanların, mucize yaratan sihirbazlıklarının bir kanıtıdır.
Büyüleyici değil mi ?