XENSÊ-De ka lawo bi xêra xwe bang ke textor. BEDO-Bêje yadê textor ez im. XENSÊ-De lawo dev ji min feqîrê berde kuro. Ma ez a tinaza me.Tu dinêrî lawikê min nesax e.. BEDO-Çi tinaz xwakê, birastî textor ez im. Çima tu bawer nakî. XENSÊ-Pepû ma textorê Kurmanc hene kekê? BEDO-Hene ya vame ez. XENSÊ-Lê bave min digotin textorekî pirr xurt û mezin e. BEDO-Hema çi gotibin ez im.Metirs! XENSÊ-Mala Xwedê sed carî ava, îcar textor ji me jî çêdibin.
Kurdî
Tinaz
- Tu carî çekeke min çênebû. - Ka tinazê xwe bi min neke! Pênûsa di destê te de çi ye?
Sayfa 35 - Avesta·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı
Reklam
Ji bilî çek çi çek e?
- Tu carî çekeke min çênebû. - Ka tinazê xwe bi min neke! Pênûsa di destê te de çi ye?
Kurdî
Ve özgürlük savaşımız başlar..
26 Ağustos Ve saat 05:30… Saat 05.00’e doğru gün ışımaya, sis dağılmaya, Afyon’un kalesi ve dev tepeler yavaş yavaş belirmeye başladılar. Herkesin Ankara’da sandığı Başkomutan Kocatepe’de, ordusunun başındaydı. Başıyla İsmet Paşa’ya işaret etti, İsmet Paşa Nurettin Paşa’yı uyardı. 1. Ordu Komutanı Nurettin Paşa telefonla kolordulara gerekli emri verdi. Önce bir tek top sesi duyuldu, mermisi koca Tınaz Tepe’ye düştü. Sonra bütün toplar düzenleme (tanzim) ateşi için gürlediler. 05.30’da batarya komutanları zevk narası atar gibi emir verdiler: “Ateş!…” “Ateş!…” “Ateş!…
Alıntı
Büyük Taarruz - 26 Ağustos
BAŞKOMUTAN, Fevzi Paşa, İsmet Paşa ve karargâhlarının savaş kademeleri, saat 03.30'da atlara bindiler.! Sisli, serin, karanlık bir geceydi. Fenerli iki süvari yol göstermek için öne geçti. Yola çıktılar. M. Kemal Paşa önde gidiyordu, yalnızdı. Arkasından Fevzi ve İsmet Paşalar geliyordu. Daha arkada kurmaylar, yaverler, görevliler, hizmet erleri, seyisler vardı. Çevre yedekler ve geri hizmet birlikleriyle doluydu. Ağır ağır Kocatepe'ye çıktılar. 1. Ordu Komutanı Nurettin Paşa ve ordu karargâhı savaş kademesi Kocatepe'de gecelemişti. Telefon ve telgraf bağlantıları yapılmış, gözetleme çukurları açılmış, güçlü topçu dürbünleri yerleştirilmişti. Nurettin Paşa paşaları karşıladı. Sis dolayısıyla topların ateşe biraz geç başlayacaklarını bildirdi. M. Kemal Paşa Kocatepe doruğunun kıyısına geldi. Aşağıya baktı. Ufka kadar her yan sis içindeydi. Nurettin Paşa'nın yaveri paşalara çay verdi. Biraz soğuktan, daha çok da heyecandan hepsinin içi titriyordu. Saat 05.00'e doğru gün ışımaya, sis dağılmaya ve dev tepeler yavaş yavaş belirmeye başladılar. Herkesin Ankara'da sandığı Başkomutan Kocatepe'de, ordusunun başındaydı. Başıyla İsmet Paşa'ya işaret etti, İsmet Paşa Nurettin Paşa'yı uyardı. 1. Ordu Komutanı Nurettin Paşa telefonla kolordulara gerekli emri verdi. Önce bir tek top sesi duyuldu, mermisi koca Tınaz Tepe'ye düştü. Sonra bütün toplar düzenleme (tanzim) ateşi için gürlediler. 05.30'da batarya komutanları zevk narası atar gibi emir verdiler: “Ateş!.”
Sayfa 610·Kitabı okudu
On
İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, 7 Aralık 1936 günü sabah saat 10'da "Umumi Müfettişler Konferansı"nın açılış konuşmasını yapmıştı. Toplantıya, Birinci Umumi Müfettiş Abidin Özmen, İkinci Umumi Müfettişi General Kazım Dirik, Üçüncü Umumi Müfettiş Tahsin Uzer, Dördüncü Umumi Müfettiş Korgeneral Abdullah Alpdoğan, Emniyet Genel Müdürü Şükrü Sökmensüer, Gümrük Muhafaza Umum Komutanı Tümgeneral Seyfi Düzgören, Jandarma Umum Komutanı Korgeneral Naci Tınaz, İzmir Valisi Fazlı Güleç ve Yozgat Valisi Yahya Sezai Tezel katılıyorlardı. İlk sözü Birinci Umumi Müfettiş Abidin Özmen (112) aldı ve konuşmasına "ilk sözde, netice ve gayemi derhal bildirmek isterim" diye başladı. "Raporumun hedefi, Kürtlük işini herhangi bir hal şekline yaklaştırarak tabiatın birçok varlıklar ve zenginliklerle doldurmuş olduğu bu bölgenin daima Türk vatanının öz ve ayrılmaz bir parçası olarak kalmasını temindir." Türkler 20 Bin Artıyor, Kürtler 250 Bin!.. Abidin Özmen, konuşmasını, 1. Umumi Müfettişlik bölgesindeki Diyarbakır, Van, Siirt, Hakkâri, Muş, Mardin ve Urfa illerinde 1927 yılında yapılan nüfus sayımına göre 877 bin 283 yurttaşın yaşadığını, bu nüfusun 206 bininin Türk, 543 bininin de Kürt olduğunu; 1935 sayımında aynı bölgede Türk nüfusunun 228 bine, Kürt nüfusunun da 765 bine çıktığını anlatarak sürdürdü (113). Özmen, bu iki nüfus sayımı sonuçlarını şöyle değerlendiriyordu: "Türk'ün 20 bin kadar artmasına karşı Kürt'ün 250 bin kadar artmış olması önemlidir (114) " Özmen konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bir kısmı Kürtlüğü nasıl ve ne zaman kabul ettiği belli olmayan Kürtler, bir kısmı da birçok vaziyetler itibariyle ve tarihi kayıtlara göre Türk iken Kürtlüğe asimile olmuş adamlardır. Bu görüş ve bu taksim, yapılacak ulusal ödevleri kolaylaştırmak için mühimse, bugünkü kayıtlarda 765 bin Kürt'ün ne
Reklam
Reklam