DP, sola karşı olan tavrının da CHP’yle aynı olacağını iktidara geldikten iki ay sonra gösterdi. 28 Temmuz 1950’de Kore Savaşı’na asker gönderilmesi kararını protesto eden bir bildiri yayımlayan Türk Barışseverler Cemiyeti yöneticileri hemen tutuklanmış ve ortalama bir yıl civarında hapis cezasına mahkûm olmuşlardı. İkinci önemli işaret ise, 1951’de yapılan 167 kişilik TKP tevkifatıdır. Bu tevkifat, hem çok sayıda solcunun yıllarca sürecek büyük acılar çekmesinin (işkence, hapis yatma, arkadaşları hakkında ifade verme, arkadaşları tarafından hayat boyu bazı suçlamalara hedef olma gibi) başlangıcı, hem de DP iktidarında sol olmayacak demekti.
Alıntı
ABD üs ve tesisleri, Türkiye'de uzun yıllar bilinmezliğini korumuştu. 1964'te Kıbrıs meselesi karşısında Türkiye'nin müdahale kararına ABD'nin karşı tavır almasıyla birlikte, üstler konuşulmaya başlanmıştı. Türkiye'de ABD üst ve tesislerini ilk eleştiren kuruluş, Türkiye Komünist Partisi'nin (TKP) yayın organı Bizim Radyo olmuştu. Bizim Radyo yayınlarında ABD üs ve tesislerine geniş yer verilmiş ve bu üstlerin varlığı, işgal olarak değerlendirilmişti.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
12 Eylül 1980 darbesi ertesinde Türkiye sol-sosyalist hareketinin bütününe hâkim olan "yenilmişlik" psikolojisi ve bundan çıkış olarak "Birlik Tartışmaları" yurt içinde ve dışında Maoist çevreler dışında hemen hemen tüm parti, hareket ve bireylerin katılımıyla başlar.
Sayfa 123·Kitabı okudu
Tarih
12 Eylül sürecinde yurtdışında TKP, TİP, TSİP'in yanı sıra TKEP (Türkiye Komünist Emek Partisi), TKSP (Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi) ve PPKK (Kürdistan Öncü İşçi Partisi) aralarında bir "Sol Birlik" oluşturarak ortak yayın çıkarırlar, kimi ortak eylemler düzenlerler.
Sayfa 123·Kitabı okudu
Tarih
Küba Devrimi, klasik sömürge sisteminşn yıkılışı, ulusal kurtuluş mücadelelerinin Asya, Afrika ve Layin Amerika'daki yükselişinin paralel olarak kapitalist dünyada 1968 Başkaldırısı ve sosyalist dünyada Çekoslovakya İşgali, sınıf mücadelesinin yörüngesini klasik komünist-sosyalist partilerin yürüttüğü sınıf hareketlerinden, ülkemizde daha çok gençliğin başını çektiği anti-emperyalist harekete doğru taşır. Bu süreçte 1960'ların sonlarında MDD hareketi önce Aydınlık Sosyalist Dergi ile Proletwr Devrimci Aydınlık biçiminde bölünür. Aydınlık Sosyalist Dergi içinden Mihri Belli ve çevresinden kopan Mahir Çayan, Yusuf Küpeli, Münir Ramazan Aktolga, Ertuğrul Kürkçü ve bir grup arkadaşları Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi hareketini 197q'de kurar; bu hareket de 1972'de bir yanda Mahir Çayan, Ziya Yılmaz, Ulaş Bardakçı ve Ertuğrul Kürkçü, diğer yanda Yusuf Küpeli ve Münir Ramazan Aktolga olarak bölündükten, Kızıldere'de uğranan katliamdan sonra Ziya Yılmaz'ın değerlendirmesitle mahkeme sürecinde 1974'te THKP son bulur. Proleter Devrimci Aydınlık çevresi de önce Türkiye İhtilâlci İşçi-Köylü Partisi'ni (TİİKP) kurduktan bir süre sonra İbrahim Kaypakkaya önderliğinde bir grubun ayrılmasıyla Türkiye İhtilâlci İşçi-Köylü Ordusu (TİKKO) ve Türkiye Komünist Partisi Marksist-Leninist (TKP/M-L) olarak ayrışır
Sayfa 121 - 121 ve 122. sayfalar·Kitabı okudu
Tarih
Gazeteleri Neos Anthropos'un (Yeni İnsan) savaş karşıtı bir tutum takınırken İstanbul'un da Türkiye'ye ait bir toprak olduğu ön kabulüyle hareket ettiklerini aktarır. Maksimos'a gmre, özellikle Sakarya Savaşı'ndan sonra, kendi nihai zaferlerinden emin olan Kemalistlerib davranışları giderek daha taşkın bir hal almıştır. Bu dönemde kendi "küçük bağımsız kardeşleşme hareketleri" giderek daha belirgin bir düşmanlıkla karşılaşır. Maksimos'un ifadesiyle hareketleri geliştikçe iftira ve entrikaların hedefi haline gelir. Maruz kaldıkları itham ve iftiralara karşılık olarak onlar da, yukarıda zikredilen Ligdopulous'ın akıbetinin ne olduğunu ve Trabzon'da Mustafa Suphi ve onunla birlikte on beş Tğrk komünisti nasıl katlettiklerini sorarak karşılık verirler.
Sayfa 106·Kitabı okudu
Tarih