İnsanlar evlerindedir şimdi; onlar da ışıklarını yakmışlardır. Bir şeyler okur, ara sıra pencereden gökyüzüne bakarlar. Onlar için... durum aynı değil. Onlar başka türlü yaşlanmışlardır. Babadan kalma eşyanın, armağanların arasında yaşayıp giderler; mobilyaların her biri birer anıdır. Asma saatler, madalyalar, portreler, deniz kabukları, kâğıt tutacakları, paravanlar, şallar. Dolaplar şişelerle, kumaşlarla, pılı pırtıyla, gazetelerle doludur. Her şeyi saklamışlardır.
Geçmiş, mal sahibinin lüksüdür.
Ben geçmişimi nerede saklayacağım? Geçmişinizi cebinizde saklayamazsınız. Onu koyacak bir eviniz olmalı. Gövdemden başka şeyim yok benim.