Besin, dünyanın en zengin tüketicileri ile en fakir çiftçileri arasında bağlantıların kurulmasını sağlar; besin seçimleri geçmişten bu yana sosyal işaretleşmenin etkili araçları olagelmiştir; modern dönemin tüketicileri her hafta çok sayıda besin tercihi yapmak durumundadır, tabii bu şey seçim politikalarına kıyasla politik söylem için de olanak sağlar.
Sayfa 244 - Maya Kitap·Kitabı okuyor
Kitap Simyacıları
Puan vermedi·104 syf.··
2026 21. kitabı
Berk Kuruçay bu çalışmayı üç müzisyen için yaptı; Tom Waits, Bob Dylan ve Leonard Cohen. Üç kitap için de yanı şeyi söyleyebilirim; çok daha iyisi olabilirdi, çok daha edebi bir iş yapılabilirdi ama mevcut kitaplar için de kendisine minnettarım. Her şarkının hikayesini, o şarkıyı dinleyerek okumak ayin gibiydi. Tom Waits diğer iki isimden biraz farklı. Çok uzun yıllardır devam eden harika bir evliliği var. Hayatın her alanını eşi ile paylaşıyor, besteleri de beraber yapıyorlar. Viski sesli bu adama uyuşturucuyu ve alkolü bıraktırmış bir kadın Kathleen Brennan. Bir beatnik'i bir aile babasına çevirdi kadın. Bu elbette ilham verici bir şey, iyi bir şey ama diğer yandan benim en sevdiğim Waits albümlerinin Waits'in bekar dönemlerine ait olmasında da etkisi vardır diye düşünüyorum bu kusursuz evliliğin. Bir filmde şöyle muazzam bir replik vardır; "İtalya'da Borgialar döneminde otuz yıl savaş, terör, cinayet ve kan döküldü ama Michelangelo'yu, Leonardo da Vinci'yi ve Rönesans'ı yarattılar. İsviçre'de ise kardeş sevgisi vardı, 500 yıllık demokrasi ve barış yaşadılar - peki bu ne üretti? Guguklu saat."
İstanbul'dan Gelen TelefonBerk Kuruçay · Karakarga · 201714 okunma
Reklam
Öteki insanlar yok olup gittikleri zaman bizler, yani halk, yine yaşamaya devam edeceğiz. Tom, yaşayan halk biziz, onlar bizi yok edemezler. Halk biziz... Biz yaşamaya devam edeceğiz." "Her zaman da dayak yiyen biziz ama." Ana gülümsedi. "Biliyorum. Belki de bu, bizi daha sert, daha dayanıklı yapmaya yarıyor. Zenginler türerler ve ölürler, çocukları iyi insanlar olmaz, ölüp giderler. Ama Tom, biz yaşamaya devam ederiz. Korkma Tom. Yepyeni bir çağa giriyoruz."
Sayfa 339·Kitabı okuyor
Batı Avrupa' da ilk kahvehane, bir iş ya da ticaret merkezinde değil, üniversite kenti Oxford' da açıldı...
Hindistan'daki zanaatçıların eşyaları elleriyle tuttukları gibi ayaklarıyla da tutma adeti; hurma ağaçlarının şaşılacak yüksekliği; o sırada Batı Hint Adaları'ndan yeni getirilen egzotik bir meyve olan "ananasın aşırı lezzeti." Kahvehaneler kendi kendini eğitme, edebi ve felsefi kurgu, ticari yenilik ve bazı durumlarda siyasal mayalanma merkezleriydi. Fakat her şeyden önce haber ve dedikoduların, müşterilerin, yayınların ve bilginin birinden diğerine dolaşmasıyla birbirine bağlanan takas daireleriydi. Avrupa'nın kahvehaneleri hep birlikte Akıl Çağının intemeti işlevi gördüler.
Alıntı
Reklam
Reklam