Oralarda çoğu insan yola çıkarken burunluk takardı, nitekim ortakları da takmıştı ama Tom Vincent bu tür “kız şeylerine” burun kıvırırdı ve şimdiye kadar yokluğunu hiç hissetmemişti. Şimdiyse sürekli burnunu ovuşturmak zorunda kalmasından anlaşıldığı üzere, bir burunluğa ihtiyaç duyuyordu.
Yine de neşenin, taşkın bir sevincin heyecanını yaşıyordu içinde. Doğanın güçlerine boyun eğdirerek bir şey yapıyor, bir şey başarıyordu. İçindeki hayatın bütün gücüyle bir kahkaha attı ve sıktığı yumruklarıyla meydan okudu buza, soğuğa, dona. Soğuğun efendisiydi o. Ne yapıyorsa soğuğa karşın yapıyordu. Soğuk onu durduramazdı. Cherry Deresi sırtına varacaktı.
Doğanın güçleri zorlu olabilirdi ama o onlardan daha güçlüydü. Bu gibi zamanlarda hayvanlar inlerine saklanır, burunlarını bile dışarı çıkarmazlardı. Ama o saklanmamıştı. Dışarıdaydı; soğukla yüzleşiyor, onunla savaşıyordu. O bir erkekti, her şeyin efendisiydi.
“Uzun kara ve deniz yolculuklarına çıkarken insanın yanında bir yol arkadaşının bulunması, genel olarak dünyanın her yerinde istenen bir şeydir. Tom Vincent’ın öğrendiği üzere Klondike’ta ise böyle bir yol arkadaşı kesinlikle şarttır. Ne var ki Tom Vincent bunu soyut kurallar aracılığıyla değil, başına gelen acı bir deneyimin sonucunda öğrenmişti.
Kuzey Topraklarında insanların hareketlerine yön veren kurallardan biri, “Asla tek başına yola çıkma” der. Tom Vincent bu kuralı birçok kez duymuş ve her seferinde kahkahalarla gülmüştü; çünkü o hem kendine hem de kafasının ve ellerinin gücüne güvenen, iri kemikli ve bol adaleli, dalyan gibi bir gençti.
Tom Vincent’a soğuğa saygı göstermeyi ve buz gibi havayla mücadele etmiş adamların edindiği bilgelik karşısında hürmetle eğilmeyi öğreten bu deneyim, iç karartıcı bir ocak günü yaşandı.”
Sayfa 23 - Türkiye İş Bankası Yayınları·Kitabı okudu
Uzun kara ve deniz yolculuklarına çıkarken insanın yanında bir yol arkadaşının bulunması genel olarak dünyanın her yerinde istenilen bir şeydir. Tom Vincent'ın öğrendiği üzere Klondike'taysa böyle bir yol arkadaşı kesinlikle şarttır. Ne var ki Tom Vincent bunu soyut kurallar aracılığıyla değil başına gelen acı bir deneyimin sonucunda öğrenmişti.....