— Kul, hakikî kemâlin yalnız Allah’a âit olduğunu, kendi nefsinde veya başkalarında görülen kemâlin de yalnız Allah’tan geldiğini idrâk ettiği zaman Allah’ı sevmiş olur.
Derler ki:
— Birisini görseniz ki gökte uçsa, yahut suyun üzerinde yürüse veya ateş yese veyahut da bunlara benzer bir şey yapsa fakat Allah'ın farz kıldığı şeyleri terketse ve peygamberin güzel ahlâkına uymasa, biliniz ki o kimse yalancı ve düzenbazdır.
Peygamberimiz aleyhisselâm buyururlar ki:
Ümmetimin üzerine öyle bir zaman gelir ki, beş şeyi severler, beş şeyi unuturlar:
1 — Dünyayı severler, âhireti unuturlar.
2 — Malı-mülkü severler, sonunda hesap vereceklerini unuturlar.
3 — Halkı severler, Hakk'ı (Allah) unuturlar.
4 — Günahı işlerler, kötü huylarını iyi huya çevirmeyi ve tevbe etmeyi unuturlar.
5 — Saraylarda, köşklerde yaşamayı severler, kabri unuturlar.
Bir âlime sorulur:
— Aşık kimdir ve hâli nedir?
Cevap verir:
— İnsanlarla az haşır-neşir olur. Rabbi ile daha çok başbaşa kalır. Görünüşü sessizdir, fakat devamlı tefekkür hâlindedir. Baktığı zaman görmez, çağrıldığı zaman işitmez, konuşulduğu zaman anlamaz. Başına bir felâket gelse üzülmez. Aç kalsa açlık hissetmez. Görünüşü pejmürde’dir. Allah’tan başkasından korkmaz. Tenhâlarda Allah’a münâcât eder. Dünyalık yüzünden ehl-i dünya ile çekişmez.
Türkiye her yıl ortalama 20 milimetre batıya ilerler. Tabii fay hattının her iki yüzeyi de pürüzlü olduğu için bazen birbirine takılır, kenetlenir ve gitmesi gereken yolu gidemez. Örneğin 200 yılda ortalama 4 metre ilerlemesi gereken fay takıldığı için ilerleyemez, takılan girinti ve çıkıntılar da 200 yıllık birikime dayanamazsa bir anda kırılır ve bu da çok büyük sarsıntılara neden olur. İşte deprem, tam olarak budur; 200 yılda olması gereken yaklaşık 4 metrelik hareket birkaç saniye içinde olunca buna deprem adını veririz.
(Alıntı)