Öldüğünden bu yana hakkında en çok konuşulan, kötülenip iftira edilen, yaftalanan, sağından solundan çekiştirilen, hayatının 15 yılını savaş meydanlarında geçen 57 yıllık hayatının 15 yılında Cumhurbaşkanı olan ama kendine para istiflemeyi bir türlü beceremeyen, sarayları olmayan, kurduğu Cumhuriyeti çocuğu yerine koyup çocuk sahibi olmayan, ülkesini özel hayatının önüne koyan
GAZİ
MAREŞAL
BAŞÖĞRETMEN
BAŞKOMUTAN
TÜRKİYE CUMHURİYETİ'nin
kurucusu olan MUSTAFA KEMAL ATATÜRK' ün Lord Kirnoss’un 5 yıllık araştırmalarına dayalı yazdığı biyografi çalışması. Her ne kadar tüm bilgileri "TEK ADAM" serisinde okumuş olsam da konu Atatürk olunca tekrardan okumak bana sanki ilk defa okuyormuşum hissi verdi.
Ben, o, şu, bu, onlar, kim ne yazarsa yazsın ne söylerse söylesin onun bu ülke için başardıklarını layıkıyla anlatmayı başaramayız. Eserleri tarihe kazımış insanları sözler ne yüceltebilir ne de alçaltabilir.
Vatan sana minnettar Atam, asla UNUTULMAYACAKSIN...
Baş ucu olmayı hak eden bir araştırma...
AtatürkLord Kinross · Altın Kitaplar · 20232,465 okunma
Süslü kelimelerden uzak, sade ve anlaşılır Zülfü Livaneli tarzıyla yazılmış yine çok güzel bir kitap
Ama bu sefer kitap yuvalarından koparılan, göç etmek zorunda kalan çocukların gittikleri yerlerde arkadaşları ile olan ilişkilerini konu alıyor.
Kitabın konusu; Ali'nin arkadaşına yaptığı bir şaka ile birlikte babasının hikayesini öğrenmesi ile başlıyor aslında.
Babasının yıllar önce göç etmek zorunda kaldığı yeni yerde arkadaşları ile olan hikayesini dinleyen Ali'nin hikayesini okuyoruz.
ŞapkaZülfü Livaneli · Doğan ve Egmont Yayıncılık · 20191,218 okunma
Bu kez tartışmalı bir kitapla beraberiz. Değinmem gereken çok fazla şey var bu kitapla ilgili. O yüzden bazı şeyleri çok fazla uzatmadan, üzerinden kısa kısa geçerek aktarmayı planlıyorum.
NOT: Kitabın incelemesini daha iyi aktarabilmek adına diğer incelemelere de göz attım, filmini izledim ve Jack London ile ilgili de biraz araştırma yaptım. Tüm bunları göz önüne alarak hazırladığım bir inceleme olacak.
Öncelikle parçaların bir araya gelebilmesi için Jack London’ı kısaca tanıyalım. Jack abimiz çocuk yaşlardan itibaren hep çalışmak zorunda kalmış: yaşadığı dönemde ekonomik buhranlarla bir anda gözde olan Altın Avcılığına merak sarıp, altın bulma hayalleriyle nice maceralara atılmış, sonrasında bu parasızlıktan sıyrılmak için o altın avcılığı serüvenlerinden esinlenerek yazdığı kitaplarla bir anda hayatı değişen değerli bir büyüğümüzdür. Yani Jack abimiz için yazdığı eserler tamamen gelir kapısı; satın aldığı kitaplar da daha iyi eserler yazabilmek ve daha çok para kazanabilmek adına yapmış olduğu yatırımlardır. Keza bunu kendisi de dile getirmektedir.
Bu nedenle yaptığı eserler, gördüğü ilgiyle orantılı olarak kurgulanmaktadır. Demek istediğim şu ki, birçok eserinde benzer ögelere rastlamamızın temel nedeni bu tarz konular işlediğinde satışlarının daha yüksek olması diye düşünüyorum. Öte yandan birçok yazarda belli başlı detayların, eserlerinde daha çok ön plana çıktığını görmek zaten alışılagelen bir durum. Jack abimizde de kurtları, köpekleri, çetin soğukları, zorlu mücadeleleri, azmi, hayatta kalma çabalarını eserlerinde sıkça görmekteyiz. Bunun bir diğer nedeni de eserlerinde, kendi ruh halinin, yaşam tecrübelerinin, ilgi duyduğu konuların büyük etkisinin olması…
Tüm bu söylediklerimi göz önüne alırsak Beyaz Diş kitabı ile bu kadar mukayese edilmesinin nedenini
Vahşetin ÇağrısıJack London · İlya Yayınevi · 200843,2bin okunma