Oz

Karanlık her yere girerdi. Çünkü her yerde gece olur, Ben Yekta bunu pek hoş buluyordum. Karanlık, serin örtülü minderleri sarmalayan az ışıklılığı alt edemezdi
Sayfa 35
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
... Don’t be afraid and we will pass the simple ugliness of exact tombs,where a large road crosses and all the people are minutely dead. Then you will slowly kiss me e.e.cummings SONNETS-ACTUALITIES XXIII, CHIMNEYS, Tulips & Chimneys (1922) ... Korkma geçeceğiz yalın çirkinliğinden ölçülü mezarların, büyük bir yolun kestiği yerde ve bütün insanların ufak ufak ölü olduğu. O zaman yavaşça öpeceksin beni
Sayfa 91
but that when light fails and this sweet profound Paris moves with lovers,two and two bound for themselves,when passionate dusk brings softly down the perfume of the world (and just as smaller stars begin to husk heaven)you, you exactly paled and curled with mystic lips take twilight where i know: proving to Death that Love is so and so. e.e.cummings SONNETS-REALITIES III, CHIMNEYS, Tulips & Chimneys (1922) ama ışık yitince ve bu tatlı derin Paris dolunca aşıklarla, ikişer ikişer kendilerine yönelmiş, günbatımı tutkuyla getirince yumuşakça kokusunu dünyanın (ve tam da küçük yıldızlar suskunlaştırırken göğü), sen, sen tamıtamına solgun ve kıvırcık gizemli dudaklarla götür alacakaranlığı bildiğim o yere: gösterip kanıtla Ölüm'e ki Sevgi şöyle şöyle.
Sayfa 74
Baylar! Bin dokuz yüz seksen birdeyiz Karşınızda eylülün sesi Ağustosa çekildi, eylülün sesi Birazdan konuşacak "Bu dünyada yaşamak can sıkıcı bir şeydir baylar." Tepelerde bulamaçların kahverengi eridiği Eriyip sarı sarı aktığı bir mevsim. Bir saat gibi işlerken avucumdaki güz çiçeği Yosunların kapılara usulca Tırmanıp yerleştiği Yani eylülün sesi, buysa çok iyi baylar. Yaz geçti, sözgelimi midyelerden yorulduk Eni boyu belirsiz bir ıslaklıktan Upuzun gündüzlerden, sevimsiz otellerden Eylül ki, sorabilir mi Hüzünler iç kamaştırıyor, aşklarsa niye yoksul Bir asfaltın kuru sıcak soğuğundayız Oysa bir deniz feneri mevsimsiz ölür baylar. Dahası Bu düğmesiz giysileri şöylece giymek Bir boşluğu giyinmek mi olur Olsun İşte karşınızda ekimin sesi Kasımın sesi sonra Yağmurun eşliğinde - çocuğunu emziriyor yaz -
29.12.[-----] [üç yıl sonra] Sözümü tutup hiçbirşey yazamadım. Ben yazamıyorum. [..] [gerisi boş]
Sayfa 40