Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.
“tütüne böyle havada alıştım, böyle havada aşık oldum. eve ekmekle tuz götürmeyi böyle havalarda unuttum. şiir yazma hastalığım hep böyle havalarda nüksetti. beni bu güzel havalar mahvetti.”
Bu köprü yolun sadece yarısını götürür, görmek istediğin o gizemli diyarlara giden yolu. Çingene kamplarından, cıvıl cıvıl Arap panayırlarından , tek boynuzlu atların özgürce koşuştuğu ay ışığının aydınlattığı ormanlardan geçeceksin. Hadi gel öyleyse ve benimle bir süre yürü, gördüğüm kıvrımlı yolları ve sıra dışı dünyaları paylaş. Ama bu köprü yolun sadece yarısını götürür. Son bir kaç adımı yalnız yürümen gerekecek.