Oğuzcuğum Atay her ne kadar ilk kitabıyla deli olarak anılsa da 70 TRT roman ödülünü hiçbir yayınevinin kabul etmediği bu kitabıyla alıp bize Türkiye'nin en çok yarım bırakılan kitaplarından birini bıraktı. post-modern edebiyat yahut yeraltı edebiyatı sevmiyorsanız okumayın! Nasıl ki iki şehrin hikayesini okumak kimilerine göre çok zorken oturup bir kişisel gelişim kitabını okumak bazılarına eziyetken bu kitapta size ağır gelebilir. Kitapta yalnızca Turgut Özben'in iç dünyasını değil aynı zamanda toplum ve devlet işleyişini de ele alıyor ve eleştiriyor. Oğuz Atay bu ilk kitabında ''bence'' kendisinden büyük bir pay ortaya koyup Turgut adına hepimizden şikayetçi olmuş ve bunu da mektuplar iç monologlar günlükler gibi ince detaylarla bize aktarmış.
Tehlikeli Oyunlar benim için sadece bir hikaye anlatmaktan da öte, insanın derinliklerine inen ve en dipsiz karanlığından okuyucuya bağıran bir yapıt. Kitap Hikmet Benolun monologlarıyla bundan 6 sene önce benim epey derinlerime inmişti, Selimse Hikmete göre daha olgundu, ironileri bana hayata nasıl bakmam gerektiğine dair fikir sunmuştu zamanında..
uzun uzun yazmaya pek vaktim yok okumamış olanlara verebileceğim tek tavsiye okumak için acele edip yanlış zamanda kitabı da kendinizi de heba etmeyin
ilk sayfaları basit bir aşk romanından öteye gidemeyeceğini düşündürdü ama itiraf etmeliyim okuduğum dönem beni çok etkilemişti ve böyle bir son asla beklemiyordum
Katya'nın YazıTrevanian · E Yayınları · 20172,337 okunma