Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat /İnceleme/
Puan vermedi·136 syf.·
2026 198. kitabı
Geleneksel zincirlerin arasına sıkışıp kalmış insan hayatlarını ve o dönemin İstanbul'unda kadının ev içine hapsedilen görünmezliğini sarsıcı bir yüzleşmeye dönüştüren Şemseddin Sami, toplumsal
Edebiyat
Taaşşuk-ı Talat ve FitnatŞemseddin Sami · Araf Yayınları · 201737,9bin okunma
Bir yanda batılılaşmayı sadece lüks giyim ve savurganlıktan ibaret sanan Felâtun Bey, diğer yanda Doğu’nun ahlakıyla Batı’nın ilmini harmanlayan örnek bir entelektüel, Râkım Efendi... Ahmet Midhat Efendi’nin Türk edebiyatının yönünü tayin eden ölümsüz eseri "Felâtun Bey ile Râkım Efendi"yi okumak; Tanzimat döneminin o çok katmanlı kültür çatışmasına tanıklık ederken, özenti bir yaşamın getirdiği trajikomik sonları görmek demek. Toplumsal hafızamızda derin izler bırakmış bu muazzam Türk klasiğini kesinlikle tavsiye ederim.
Puan vermedi·352 syf.··
2026 18. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 07:22
Kitabı okurken her sayfasında, ama her sayfasında duygu durumunuzun değişikliği tavan yapması muhtemel. Kitap başlarda; her şeyin Büyük Birader tarafından izlendiğini ve dinlendiğini okuyucunun
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023199,7bin okunma
"Kanye West konserine giden sosyalistler, insan hakları savunucuları, feministler…" Doğrusu pek absürt bir cümle. Bizim solak entelektüeller, "insan hakları" tabelalı derneklerin kadrolu müdavimleri tam tekmil halinde toplanmışlar. Nereye? Sömürgeci kapitalizmin, neoliberal fetişizmin milyarderi, sahnelerin tescilli megalomanı Kanye West’in konserine! Peki sahnedeki şahıs kim? Kadını meta gören, aşırı sağın elini sıkan, faşizan ırkçılarla can ciğer kuzu sarması olan, kapitalizmin parıltılı ikoncanı. Absürt cümlemizin başkahramanlarında ise adeta ideolojik bir amnezi! Kapıda biletle birlikte şahsiyetlerini, savundukları ne kadar "izm" varsa hepsini bırakmışlar. Adam sahneden bunlara, bunların hayat görüşüne, savundukları değerlere dümdüz giydiriyor; bizim modern muhalifler ise ritme ayak uydurmuş, eller havada coşkuyla tempo tutuyorlar. İşte size modern solculuğun trajikomik sefaleti! Neyse, hiç olmazsa anı yakalayıp sosyal medyada "Ben de oradaydım" diyebilecekler.
Düşünce
Sistemdeki bürokratik bir boşluğun peşinden giderek ölmüş köylülerin ruhlarını kağıt üzerinde satın alan kurnaz bir adam ve onun aynasında sergilenen koca bir toplumun, insanlığın çürümüşlüğü... Rus edebiyatının kapılarını ardına kadar açan deha Nikolai Gogol’ün anıtsal eseri "Ölü Canlar"ı okumak; trajikomik bir taşra hikayesinin tüllerini aralayıp insanın mal, mülk ve itibar uğruna kendi ruhunu nasıl öldürebileceğine tanıklık etmek demek. Hicvin ve edebi dehanın doruk noktası olan bu sarsıcı dünya klasiğini kesinlikle tavsiye ederim.