Roman ilkbahar vurgusu ile başladı ama okurken o soğuk ürpertiyi hissettim. Beni bu seriye bağlayan kurgudan daha çok karakterin olaya hâkimliği ve zekasiydi. Bir de merak unsuru eklenince insana ayrı bir keyif veriyor. Roman geçmişte yaşanan seri cinayetlerin bir TV programında tekrar ele alınmasıni konu alıyor. Klasik olarak meraklı ve acemi gazeteci genç bir kız ve işinde emekliye ayrılmış bir dedektifin kapatılmış bir dosyayı tekrar aydınlatma çabası. Kariyeri açısından iyi bir tez örneği olarak bu dosyayı seçen hanım kızımız ile dedektiflik alışkanlıklarını bırakamayan abimizin yaşadığı olaylar ikili ilişkileri ve kuşak farkından dolayı yaşanılan çelişkiler falan filan. Kendi deyimimiz ile kasap can derdinde koyun et. Aile kavramının da bolca işlendiği bu romanı severek okudum.
Bu nasıl bir kitaptır böyle ya okurken içim içime sığmadı. Adeta Hep merak ettiğimiz hep ulaşmak istediğimiz o insani noktayı elde etmenin verdiği hazzı okudum yazarın yerine kendimi koydum. Mutluluğu Ulaşılması gereken bir hedef olarak değil de her daim yanımızda olabileceğini okudum. Bu yazara bayılıyorum ya
Yine bir Ahmet Ümit klasiginin daha sonuna geldik bu adam gerçekten merak içinde bırakmayı çok iyi beceriyor ve final bölümüyle insanlari ters köşe yapmayı çok iyi biliyor. Gerçi verilmek istenen mesajın tam verememiş gibi hissettim ben. Yani bir konuya dikkat çekmek istemiş fakat çekinerek yazdığı aşikar kitabın tartışmalı olması da Belki de bu yüzdendir.
Roman güzel fakat çok fazla Osmanlıca kelime var anlamlarını okucam diye ikide bir sayfa sonuna bakmak zor oluyordu. Bunu şuraya bırakıp kursa gidip geliom ben.
Kitap bitti. Sürenin uzun olması sizi yanıltmasın. Sindire sindire okudum roman güzel. Müthiş bir kurgulama ve süpriz bir final. Tarihe ilgim arttı Ahmet Ümit sayesinde. sıradaki gelsin.