Hasan Torun

Hasan Torun
@trnhasan
Sosyal Hizmet Uzmanı
Üniversite Mezunu
70 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
Cesur Yeni Dünya — Anlam Arayışının Distopik Yenilişi
Puan vermedi·272 syf.··
2025 25. kitabı
Kitabı bitirmiş bulunmaktayım; Huxley’in distopyası teknolojik ilerleme ile toplumsal kontrolün bireysel anlam arayışını nasıl yok ettiğini sert ve sarih bir dille gösteriyor ve kitabın sonu insanoğlunun tek gerçeği olan bir hakikat ile son buluyor — bu kapanış, “anlamsız bir mutluluk mu, anlam dolu bir acı mı?” sorusunu daha da keskinleştiriyor. İnsanın mana arayışının ortadan kaldırılma girişimleri, maddede kayboluşu hatta yokoluşu gibi mevzuları derinlemesine idrak ettiğimizde metnin bu olguları ustalıkla işlediğini görüyoruz: hipnopedi ve refleks koşullandırmayla “mutluluk ve erdemin sırrıdır; yapmak zorunda olduğun şeyi sevmek” (s.41) ilkesinin içselleştirilmesi; soma ile “acı, bir aldanmadır” (s.247) anlayışının yaygınlaştırılması; tarihin, dinin ve eleştirel düşüncenin sistematik olarak yok edilmesi. Vahşi John’un Shakespeare’den öğrendiği aşk ve acıyla iki dünya arasında sıkışıp trajik bir sona sürüklenmesi, Mustafa Mond’un halktan sakladığı bilgiye rağmen istikrarı koruma uğruna uyguladığı menfur politikalar ve Bernard ile Helmholtz’un özgünlüklerinin cezalandırılması, bireysel vicdan ile toplumsal düzen arasındaki çatışmayı insanın gözüne sokuyor. Olay akışı kimi yerde kopsa da akıcı bir tempo korunuyor; dil sade ve anlaşılır, çeviri sizi yormuyor ancak distopik gerçekliğin boğuculuğu kimi bölümlerde okuru daraltıyor ki bu boğuculuk aslında anlatının eleştirel niyetinin bir parçası. Huxley’in öngörüleri günümüzün sosyal medya bağımlılığı, tüketim kültürü ve bilginin tekelleşmesiyle şaşırtıcı derecede paralel: beğeni ve takipçi odaklı dijital soma, “atıp kurtulmak onarmaktan iyidir” (s.71) mantığıyla birleşen hızlı tüketim ve Mustafa Mond’un yasaklı kitapları ile günümüz algoritmik sansürünün benzer gölgeleri. Felsefi, sosyal ve psikolojik katmanlar beni
1000Kitap
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sarı Yüz: Kıyıda Kalan Bir Vicdan
Puan vermedi·303 syf.··
2025 23. kitabı
Athena Liu hızla parlayan bir yazar; June Hayward ise “başaramayan” bir yazar. Athena’nın ölümünden sonra June, onun yayımlanmamış kitabını çalar, Juniper Song adıyla yayımlar ve bir anda çoksatan olur. Ancak başarı sadece şöhret değil; bir giz, bir hırs ve giderek büyüyen bir paranoya da getirir. Kanıtlar ve gizemli bir Twitter hesabı ortaya çıktıkça June hangi sınırları aşmaya hazır olduğunu keşfeder — ve sonrasında olanlar “başkalarının suçu” haline gelir. Roman pandemi sonrası dünyanın kırılganlıklarını; sosyal medyanın, ün arzusunun ve kültürel sahiplenmenin yarattığı gerilimi alaycı bir anlatımla harmanlıyor. Tempo hiç düşmüyor; okurken hem tüylerin diken diken oluyor hem de rahatsız edici bir aynaya bakıyormuşsun hissi kaplıyor. Çeşitlilik, ırkçılık, sahiplik temaları ilgili kitapta işlenmiştir. June: kıskanç, hırslı, çaresizce “hak ettiğini” düşünen bir karakter — empatiyle izlesek de yaptıkları onaylanmıyor. Athena: parlak, ulaşılmaz bir başarı imgesi; ölümüyle June’un içindeki karanlığı tetikliyor. Athena’nın “Hayatta kalabilir hâle gelene kadar içimde gelişmesi lazım” (s.19) dediği söz, hem yaratıcılığın narinliğini hem de hikâyelerin kırılganlığını vurguluyor. Rebecca (F.) Kuang’ın dili sivri, hızlı ve yer yer acımasız. Keskin dili ve yergisi güçlü; satır aralarındaki iğneler ve alaycı ton hoş. Ancak çeviri olması nedeniyle bazı bölümlerde kopukluklar, anlaması zor kelime ve cümleler göze çarpıyor. Bu küçük pürüzlere rağmen metnin akışı sürükleyici. Kitabın sonunda da bir “eksiklik hissi” var — kim bilir, belki de yazar okuru böyle hissettirmek istemiştir. June’un “Kelimeler bağrımda kor gibi yanıyor, beni harlıyor, onlar beni yakıp kül etmeden önce dışarı dökmeliyim” (s.34) ifadesi, hem yazarlık sancısını hem de kitabın dilindeki ateşi çok iyi
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,2bin okunma
Rüzgar yükseliyor yaşamayı denemeliyiz.
Puan vermedi·88 syf.··
2024 4. kitabı
Rüzgâr Yükseliyor adlı eser, Tatsou Horinin kaleme aldığı mini bir Japon klasiği ... Levent Tokgöz tercümesiyle İthaki yayınları tarafından neşredilmiş olan eserimiz verem hastası olan Setsuko ve Nişanlısını anlatmaktadır. Eserin tercümesini, yalın ve sade olmasını beğendim. Ancak tasvirlerde bir tekrar var gibi geldi bana. Kitap 85 sayfadan müteşekkil olup Açılış-Bahar-Rüzgar Yükseliyor-Kış-Ölümün Gölgesindeki Vadi başlıklarıyla ele alınmıştır. Tasvirlerle donatılan eser Yatsugateki dağını gören bir sanatoryum hastanesinde hasta Setsuko ve refakatçı nişanlısının birbirlerine olan bağlılıklarını, sevgilerini anlatmaktadır. Setsuko'ya Kötü hastalık diye ifade ettiğimiz tüberküloz hastalığının tedavi sürecinde nişanlısı eşlik etmektedir. Nişanlısına göre Setsuko; herşeyi oluruna bırakan, kırılgan, gül renginde küçük bir kız ve kalp atışını paylaştığıydı. Nişanlısı bir kere tutulmuştu Setsuko'ya onu bırakmak istemiyordu. Nişanlısının işi ise yazmaktı. Bir hikaye yazıyordu. Kendi hikayelerini...Hikayenin sonunu iyiye getiremiyordu nişanlısı. Düşünceler, şüpheler... Setsuko "sevgilisinin kollarında sadece geride kalanın hüznüyle hüzünlenirken kendisi mutlu bir şekilde ölüp göçen bir kız" mıydı? Bunlar nişanlısının çılgına çeviren düşüncelerdi. Setsuko ve Nişanlısı ölümün gölgesindeki vadiden çıkabilecekler mi? Rüzgar yükseliyor yaşamayı denemeli Setsuko ve Nişanlısı. "Tabiat ancak ölmek üzere olan birinin gözlerinden gerçekten de güzel görünebilir."
Rüzgâr YükseliyorTatsuo Hori · İthaki Yayınları · 2024602 okunma
Çocuk yetiştirmek bir yolculuk misalidir.
Puan vermedi·192 syf.··
2022 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2022 16:59
Doğan Cüceloğlu'yu çocukluk yıllarımdan beri bilirim. Yazılarını, kitaplarını, videolarını hep görmüşümdür. Ancak bir kitabını okuma fırsatım olmamıştır. İlk kez Geliştiren Anne ve Baba isimli kitabını okuma imkanına sahip oldum. Çünkü üç yaşına giren bir kızım var. Kitabı Kronik yayınevi yayınlamış olup kitabı altını çize çize okudum ve her ebevyninde okumasını tavsiye ederim. Kitap: akademik bilgilere boğmuyor sizi; sade ve yalın bir kitap; anlamada ve özümsemede zorlanmayacağınız bir şekilde kaleme alınmış. Kitap beş bölümden müteşekkil olup ilk bölümde çocuğun özünde nasıl bir olduğunu, çocuğun önemini, çocuğun farkına varmayı anlatmaktadır. Yazarın ifade ettiği gibi " Her bir çocuk doğuştan potansiyel bir filozof sanatçı ve bilim insanı adayıdır. " Çocuğunuzun potansiyeline güven yazarımızın mühim bir tavsiyesidir. İkinci bölümde ebeveynin çocuğa dair niyet ve beklentilerinden bahseder yazar Sayın Doğan Cüceloğlu. Çocuğa dair niyet ve beklentilerin iyi niyet mi yoksa kültür robotu mu? Tercih anne ve babaların artık. Üçüncü bölüm de ise ebeveyn olarak ben kimim sorusuna yanıt veriyor eser. Öğrenmeye açık mısınız? İnsan insana olan ilişkiye inanıyor musunuz? Ebeveynlerin toplumsal ve bireysel insan olma kabiliyetine sahip olmalarının anne ve babanın iki kanatlı olduğuna işaret eder kitabımız. Kim olduğunun farkına varan anne ve babanın ailesinin kültürünün farkında olduğunu, tanıklığının ve ona tanıklık edenlerinin önemini anlamış ebeveynlerdir. Gücünüzün kaynağı niyetinizin saflığındadır. Niyetiniz geliştiren anne ve baba olmalı, anlamlı olanı seçmek olmalı, ilişkilerde güven sakinliği tesis etmek olmalıdır. Dördüncü bölümde ise ebeveyn olarak neyi bilmeliyiz ve nelerin farkında olmalıyız sorularına cevap aramaktayız. Bu bölümde karı-koca ilişkisinin sağlıklı
Hayat
Geliştiren Anne - BabaDoğan Cüceloğlu · Kronik Kitap · 202110,8bin okunma
Nietzsche Ağladığında
Puan vermedi·432 syf.··
2021 21. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2021 20:26
Kitap fevkaledenin fevkinde. Zevkle, şevkle, iştiyak ile okudum. Tek kelime ile efsane. Kitaptaki tasvirler, anlatımlar şahane.  Kitabımız Viyana'da meşhur bir hekim olan Breuer'e, Frederich Nietzsche'nin ümitsizlik hastalığını tedavi ettirmek isteyen Lou Andreas-Salomé'nin müracaatı ile başlar. Salomè güzel, alımlı ve herkesin aşık olmak istediği bir kadındır.  Kendisinden Salome'nin arkadaşı Nietzsche'nin intihar fikrinin tedavi edilmesi beklenen Dr. Breuer; alanında isim yapmış, zengin, iyi bir aileye ve sosyal çevreye sahip tıp doktorudur. Lou, Nietzsche'ye hissettirmeden arkadaşının ümitsizlik hastalığının iyileştirilmesini talep etmektedir Dr. Joseph Breuer'dan.  Tedaviye muhtaç olduğu düşünülen Nietzsche; yalnızlık tanrısı, vatansız, kendince filozof, felsefe düşkünü, münzevi, geçmeyen migren ağrıları ile yaşama tutunmaya çalıştığından bihaber ümitsizlik abidesi…  "Kutsal olan hakikat değil, kişinin kendi hakikat için çıktığı arayıştır!" der kitabımız. Hakikat olan ise Dr. Breuer'un kendisi de bir ümitsizlik bunalımı içinde olmasıdır. Eşi Matthilde ile olan ilişkileri, hastası olan Bertha ile yaşamış olduğu tek taraflı duygusal ilişkisi, yoğun iş temposu onu da bir bunalımın içine her an sokabilirdi.  " Arzu edilenden çok arzulamaya âşığızdır." Breuer, Lou hanımın arzusunu karşılamaya karar verir ve yapmış olduğu türlü zahmetlerin sonunda Nietzsche'nin kliniğine yatışını sağlar. Öğrencisi ve aile dostu olan Sigmund Freud'dan da almış olduğu tavsiyeler neticesinde klinikte tedavisi başlayan Nietzsche ile kurguladığı senaryoda Breuer kendisine dışarıdan bakmayı öğrenir ve kendi ümitsizliğini keşfeder. Breuer zamanla kendini bu senaryoya kaptırır ve hatta bunun bir senaryo olduğunu unutur. Kitabımız felsefe, psikoloji ve tarih kokmaktadır. Yaşamımız da
Felsefe
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma