Haklılığımla yalnızdım...
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
Senelerdir tozlu kitap rafımda bekleyen, okunmuşların arasında unutulmuş, sıkışmış; artık beni, acı çeken şu zihniyetimi oku diyen bir kassandra geçti benden. Geçmişin karmaşıklığını bize aktarmak için tekrar tekrar aynı acıları çeken bir kahinle, bir kadınla, bir çocukla yüzleştim. Bir ara marpessa oldum, sonra hekabe, priamos, aineias, phantos, hektor, troilos, briseis, agamemnon hatta hayvan Akiellus bile oldum. Ve daha sayamadığım diğer hepsine dönüştüm. En çok Kassandra oldum. Birlikte aşık olduk, birlikte acı çektik, birlikte delirdik, birlikte iyileştik, birlikte yok olduk... Christa Wolf yine beni bir zihne kitledi. Ah Medea'yı okuyalı çok olmuştu, kassandra bana öyle iyi geldi ki... Böyle dediğime bakmayın, ömrümden ömür gitti. Geçmişin savaşı şimdi yüreğimde çatışıyor. Maalesef ki hep yüreğimde kalacak...
1000Kitap
KassandraChrista Wolf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025768 okunma
10/10
·167 syf.·
2019 15. kitabı
Ah, zavallı sadakat!... Bilseydin! Șanına leke sürülecek, var olur muydun, insanların dünyasında. Hani, nerede kaldı! Senin adına verilen vaatler, kanla mühürlenen yeminler... Nefsine hakim olan insan bulmak zor! Kimin eli kimin cebinde, belli değil! Kabul ediyorum, zavallı bir insanım, değil mi! Yaşadığımız çağ malum. "Zaman böyle!" diye, sarf edilen bir cümle herkesin dilinde. Bilinenin aksine bütün kabahatler zamana ait, insanlar masum. Halbuki özünde kaypak ve dönek olan bir insana, zaman ne yapsın, yaşananlara seyirci kalmaktan başka. Demem o ki, hiç kimse ihanetini zamanın arkasına sığdırmasın!... Kendi namussuzluğunu, allayıp pullayıp zamana yaftalamasın!... "Her şafak elinde feneri olan hırsız gibidir, ömründen çalar." der, İskender Pala. Bilmezler ki ihanet edenler, ömürlerini heba eder bir anlık şehvet uğruna!... Edebiyatı telaffuz ederken, düşünsel bağlamda bir başkaldırı ve entelektüel bir mücadele aracı, deriz de, fikirlerimizi aktarırken kelimelerin desteğine ihtiyaç duyarız, zaman zaman da olsa! Tıpkı incelemeye başlarken, sadakatsiz birlikteliklere olan isyanım gibi... Shakespeare de eseriyle atıfta bulunur özellikle, eşlerini aldatan sadakatsiz kadınlara. "Ah, bu çapkın yosmalar! Boyuna dil dökerler; İnsan daha onlara yanaşmadan, kollarını açarlar; Önlerine gelen her çapkın, gözlerinden Bütün düşüncelerini okur. Bunlar her isteyenin kucağına düşüveren, Şehvete oyuncak olan kızlar." Zannetmeyin ki bu atmosfer de sadece kadınlar ihanet eder; en az erkekler de, kadınlar gibi ihanet etmeyi sever!... Troilos ile Cressida'nın aşk hikayesi, Ortaçağ ve Rönesans'ın en meşhur aşk masallarından biri. Hikayede Troilus, Cressida tarafından terk edilerek acı ve keder içinde kalır. Tıpkı Yunan mitlerine efsane olan Helen'in, Melenaus ile evliyken Truva'lı
Troilus ve CressidaWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2014721 okunma
Reklam
9/10
·148 syf.·
2019 7. kitabı
Aslında timon, Troilos ile Kressida'nin birinci perdesinin üçüncü sahnesinde Ulyses'in öğütlediği düzenin tam tersini istiyordur. Sonu gelmez bir kargaşanın dünyayı sarmasını istiyordur. Ve toprağın altında bulduğu altından -belki kaderin bir oyunudur ya da yeniden başlaması için bir fırsattır bilinmez- parayla kargaşa yaratabileceğini düşünür. Timonun iyilikle dağıttığı para artık kinle dağıtılan bir para olmuştur. Doğada yaşaması da pek bir işe yaramamıştır. Huzur gelmesi lazımken hepten delirmiştir. Doğada gördüğü hayvan ilişkileri, doğa olaylarındaki çıkarcılık bile onun son kalan sevgisini bitirmiştir bi ara Flavius geldiğinde belki deriz düzelir diye ama flaviusa da altın verir ve gönderir son umudumuzu. "Tıpkı ay gibi: Saçacak ışığım kalmayarak. Ama ben ay gibi yeniden doğamadım, Ödünç alacak güneşler yoktu çünkü." Alcibiades Atinalı onurlu bir komutandır, arkadaşının savaş sırasında öldürdüğü insandan dolayı cezaya çarptırılmasını istemez. Bunun üzerine kendi de sürgün edilir. Fakat Timon gibi mağaraya çekilip kinle dolmak yerine Atinayı fethetmeye kalkar. Coriolanus anayurdu Roma'nin üstüne nasıl yürüdüyse o da Atina'nin üstüne yürümeye hazırlanmıştır. Zafer onundur. "Bir asker olarak konuşuyorum ben de Niçin insanalr savaşlara giriyorlar budalaca Bütün saldırılara katlanacak yerde ... Yiğitlik katlanmasını bilmekse, Ne işimiz var bizim yabancı ülkelerde? ... İşkenceye katlanmak erdemli olmaksa. Sayın büyükle, acımakla gösterin büyüklüğünüzü: Serinkanlı bir zorbalığı kim savunabilir? Öldürmek günahların en büyüğüdür elbet: Ama korunmak içinse hoşgörülür haklı olarak" Apamentus adlı tipleme durduk yere insanlara nefret dolu biri. Timonun tam zıttıyken bazen fikirlerinde hak verdim ona, en azından belli bir çizgisi var diye. Insanlara karşı nefret, bu
Edebiyat
Atinalı TimonWilliam Shakespeare · Remzi Kitabevi · 20162,321 okunma