İnsanlar bedenlerini süslemek için servet harcarlar, akıllarını süslemek içinse hiç çaba göstermezler. Bu yüzden çoğu dışarıdan parlak, içeriden çürüktür.
İlk bilgisayarlaın üretilmesinden bu yana sadece seksen yıl geçti. Değişimin ritmi durmaksızın hızlanıyor ve henüz bilgisayarların tüm potansiyelini kullanmaya yakın bile değiliz. Evrimleri milyonlarca yıl daha sürebilir ve son seksen yılda yaşananlar, bizi bekleyen şeylerle kıyaslandığında devede kulaktır.
İlginçtir, hükmet politikalarının oluşturulmasında insanların mutluluklarını en önemli kriterlerden biri olarak kabul eden ilk ülke Batının gelişmiş ülkelerinden biri değil, Himayaların küçük krallığı Butan olmuş. 1972 yılında, o günün kralı Jigme Singye Wangchuck halkın yaşam memnuniyeti ve genel mutluluk seviyesi için Gayri Safi Milli Hasılanın (GSMH) değil Gayri Safi Milli Mutluluğun (GSMM) kullanılması önerisinde bulunmuş. Bugün Butan'da yasa tasarılarının hazırlanmasında ve yeni politikaların oluşturulmasında GSMM üzerinde olumsuz bir etkilerinin olmamasına özen gösteriliyor. Ülkenin kalkınma planlarının hazırlanmasında da GSMM önemli bir kriter olarak kullanılıyor. Temel ihtiyaçların henüz tamamen karşılanamadığı gelişmemiş ülkeler ve gelişmekte olan bazı ülkeler için ekonomik göstergelerin çok önemli olduğu yadsınamaz. Ancak toplumlar geliştikçe insanların yaşam memnuniyetlerinde ve mutluluklarında sosyal etkenlerin öne çıktığını görüyoruz. Bu gerçek de ekonomik açıdan hızla gelişen ülkemizde Gayri Safi Milli Mutluluğun arttırılmasını çok daha önemli kılıyor.
Eski Mısır'da vücudun en önemli organının beyin değil kalp olduğuna inanılıyordu. Onlara göre kalp iyilik ve kötülüklerin de kaynağıydı. Bu nedenle ölen birisinin kalbi kuş tüyü ile tartılır ve kişinin iyilik ve kötülüğünü derecesi belirlenmeye çalışılırdı. Ölen kişinin kalbi haricindeki bütün organları vücuttan çıkarılıp mumyalanır ve mumyalanan kadavranın yanına konurdu. Zihinsel işlevlerini kaynağının kalp olduğu düşünüldüğü için kalp kadavrada bırakılırdı.