Toplantılar! Amma da bayılırız toplantılara! Tanrının günü toplantı olsun.Günde iki kez toplantı olsun.Konuşup duralım...
'Bahse girerim ki, şimdi denizkabuğunu öttürsem, koşa koşa gelirler hemen.Hepimiz ağırbaşlı haller takınırız.Biri kalkıp der ki, bir jet uçağı yapalım, ya da bir denizaltı, ya da bir TV alıcısı.Toplantı bittikten sonra, beş dakika çalışırlar; sonra gene basıp giderler ya da ava çıkarlar.'
Vahşileri, birdenbire, haber vermeden, savaş ilan etmeden saldırmakla suçluyorlar.Ama son dünya savaşında uygarlar da, hemen bir parça her yerde böyle davrandılar.Onlar da, ilkeller gibi, yenilmiş olanları, esirleri öldürdüler ya da köle diye kullandılar.Bugün bütün ileri memleketlerde, zorla veya kandırarak, çeşitli yollardan, sosyalizm, komünizm diyerek bir mal ortaklığı düzeni kurulmak isteniyor.Ama eski vahşi kabilelerde kişisel mülkiyet diye bir şey bilinmezdi, her şey kabilenin yani toplumun malıydı.