Medeniyetler arasındaki güç dengesi değişmektedir: Batı, nüfus bakımından nispeten gerilemekte; Asya medeniyetleri, ekonomik, askeri ve siyasi güçlerini artırmakta; İslam, Müslüman ülkeler ve komşuları açısından istikrarsızlığa yol açan bir nüfus patlaması yaşamakta; Batılı olmayan medeniyetler genel olarak kendi kültürlerinin değerini yeniden kabul etmektedir.
1.Nüsha: Halkların yapısını iyi anlamak için prens olmak prensin yapınısını iyi anlamak için halktan biri olmak gerekmektedir.
2.Nüsha: Miras yoluyla yönetilen prensliklerde atalarının kurduğu düzeni bozmamak, sıra dışı olaylara uygun bir yönetimi benimsemek yeterli olur; bu yolla prens olağan üstü bir beceriye sahipse, her zaman devletinin koruyacaktır. Devleti işgal edilse bile devleti tekrardan eline alması muhtemeldir.
3.Nüsha: Bir prenslik işgal edildiğinde huzurunu bozduğu herkes düşman olur ve seni iktidara getirenlerle dostluğunu koruyamazsan iktidarın uzun vadeli olmaz. Doslarına borçlu olduğun için onlara katı kurallar uygulayamazsın. Çünkü bir bölgede kalıcı olabilmek için ordu tek başına yeterli değildir, bölge halkının desteni almak oldukça önemlidir ve gerekir.
Nietzsche’nin yaşamı olumlamak için kullandığı enstrümanları şunalardır: güç istenci, bengi dönüş, sanat ve felsefedir. Güç istenci
Nietzsche, tamamını bir güç istemci olarak gördüğü yaşamın ana ilkesinin kesintisiz bir mücadele ve büyüme isteği, sürekli kendini aşma, alt etme olduğuna inanır. Bu da aslında yaşamın kendisidir.
Nietzsche’ ye göre hayatı olumlama kuramlarından bir taneside bengi dönüştü. Bengi dönüş; her şeyin kendini sonsuzca tekrar ededeceğini söylemez, aksi halde kurama biraz daha dikkatlice baktığımızda hayatı muhteşem bir olumlama hali olduğunu görebiliriz. Derki hayatı sonsuz kere tekrar yaşamayı isteyebilelim.
Sanat da, Nietzsche’nin coşkuyla savunduğu bir olumlama ilkesidir. Nietzsche, esasen sanat-yaşam ayrımını ortadan kaldırır ve yaşamalarımızı birer sanat eseriymiş gibi yaşamamızı ister. Sanat yaşamın gerilimini azaltan ve bu sadeyede parçalanıp dağılmasını önleyen büyülü bir olumala unsurudur.
Felsefe ise tüm değerlerin yeniden değerlendirmesi görevinde kılavuz olarak gördüğümüz olumlama unsurudur. O bize, eleştirmenin, sorgulamanın ve yıkmanın yöntemlerini gösterir, araçları verir. Bizde insan için köhnelenmiş hapishane benzeri değerleri yıkar, yerine insanı daha değerli ve görkemli yapacak olan yeni değerleri oluştururuz. Felsefe yeni yaşam olanakları ve yeni değerler oluşturmak için alternatifi olmayan bir nimettir.