İlginç hem de çok ilginç ! Marquez’in ve Borges’İn ayak sesleri. Günümüzün edebiyat anlayışını özellikle bu çok satanların bu kadar sorumsuzca davranmasını hep yadırgamışımdır. Okurlarımız ne yazık ki bestseller furyasında, ergen aşk konuların, dini ve manevi duyguların tahribatında yazılmış kitaplar arasında hapsolmuş, ezilmiş, nefessiz kalmış durumda. Ve bu her geçen gün artmaktadır. Kaliteli edebiyattan, kaliteli kalemlerden bihaberdirler. Dil artık sıradan bir şeymiş gibi algılanmaya başlandı, nerede çalakalem yazılmış aşkı, manevi değerleri, inançları elle alan bir kitap bulduysa onu okumaya başladı. Okuyucuya ve çok satılmasına bakıp sadece bu kriterlere bakıp edebiyatta bir şeyler kattığını zanneden yazarlar çoğaldı. Daha da kötü olan adeta içler acısı şey de; ne yazık ki hep çok satanlarda oldular bunlar . Edebiyat adına çok üzücü bir durum olduğunu düşünenlerdenim.
Yazar bu konuda düşündükleri şu ince mesajla dille getirmektedir: “… Karnınızdaki yakışıklı oğlunuza değil soda, o okuduğunuz çok satan ergen kitaplar dahi zarar veremez…”. Yazar şuan ki tüm kesimlere, laikçilere, sağ-solculara, muhafazakarlara, dini kullananlara, edebiyatçı geçinenlere,kapitalist sisteme ve daha sayamadığım envai çeşit gruplara ve sektörlere haklı olarak isyan etmektedir.
Yazarımız bir yerde bunu şöyle dille getirmektedir:” …Herkesin eğlendiği meşgalelere karşı alaka duyamamak… Kitapların içinde sıkışıp kalmak… Güzel, zengin kızla yakışıklı ve bir o kadar da gururlu fakir oğlanın eksik olmadığı televizyona, dondurma tanıtırken kadın pazarlayan reklamlara, kitleleri uyuşturan futbola, insanları aptallaştıran popüler kültür zırvalıklarına, vıcık vıcık yaşanan aşklara, sistemin koyunlarının taptığı siyasi putlara, milyon dolarlarla oynanıp Müslümanlara kanaat etmeyi öğreten din