An itibari ile kitabı bitirdim. Son 170 sayfayı soluksuz okudum diyebilirim. Yayınevi yabancı kelimeleri sayfa altına iliştirmiş olmasa zorlayıcı bir kitap olabilirdi. Ancak bu kıyak sayesinde çok rahat okudum ve eski Türkçe'den bir çok kelime öğrendim... Konusundan spoi vermeden bahsedecek olursam: Nihad ve Muazzez'in tanışma öyküsü. Birbirleri için yaptıkları fedakarlıklar, birlikte fakirliğe ve kötü insanlara karşı verdikleri mücadeleler, henüz bitmiş savaş sonrası ülkenin toparlanma sürecinden bahsediliyor. Eski zaman insanının edebi, terbiyesi nefis verilmiş. Okurken ah keske o zamanlarda yaşasam diyorsunuz. Bunun yanında devrin kötü insanları da var. İnsan insan nihayetinde. İyisi de kötüsü de her zaman çıkmış...
Bir solukta, yüzde tatlı bir tebessümle okunacak bu romanı oku ve okut... Vesselam !
Saniyede milyonlarca his, asabın üzerinde bir yıldırım hızıyla kayıp gider. Bunları ifade imkansızdır, imkansız! Bunlar bir dosta söylenemez, bunlar bir kâğıda yazılamaz, bunlar bir name ile bir renk ile anlatılamaz. Böyle zamanlarda yapılacak şey yoktur. Ağlamak basit olsa bile mümkün değildir. Yalnız derin derin teneffüs edilir. Bırakılan soluklar, bir ah olur. Ah !