Tuğba Özgül

Tuğba Özgül
@tugbaozgl
İstanbul
İstanbul, 15 Ekim
1081 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
10/10
·143 syf.··
2021 72. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2021 23:26
Hayatta tutunacak bir dalınız olmadığında eyleme geçmek yerine yaşamak için cebelleşir ve sadece hayaller üzerine yaşarsınız (tabi umudunuz kaldıysa). George ve Lennie tam olarak birbirlerine tutunarak cebelleştiler… George, daha akıllı ve kurnaz ; Lennie ise zeka geriliği bulunan, bir çocuk masumiyeti ile sevmeye çalışan ancak bunu her zaman beceremeyen bir karakterdir. Bu karakterler hayallerine ulaşmak için çiftlik ırgatlığı yapan iki dosttur. Kurdukları hayaller döneme ait son model araba, konforlu bir ev ya da yurtdışı seyahatleri değil, günümüzde bir çok insanın da isteyip satın alabilmek için ömür tükettiği başlarını sokabilecekleri bir ev, ufak bir bahçe ve bakacakların birkaç hayvandan ibaret. Kendi yağında kavrulmak istiyorlar kısaca. Fakat kendi yanında kavrulmak için bile maddi manevi çok ağır bedeller ödeyebiliyor insan. Kitapta dikkat çeken unsurlardan birisi de iki arkadaşın birbirlerine olan bağlılığıdır. Lennie ile başa çıkmak, çalışmak ve o basit hayallere ulaşmak George için zor olsada “yalnızlık” kavramı George‘a daha zor geliyor ki arkadaşından vazgeçmek istemiyor. Hepimiz için zordur zaten yalnızlık. Bir çoğumuz yalnız kalmamak için gözümüzü neye yumduğumuzu bilemeyiz. Bazen zorluklara, bazen şiddete, bazen duyarsızlığa, bazen de mahkumluğa göz yumarız sırf yalnız kalmamak için. Çünkü hayat zor, hayalleri gerçekleştirmek çok zor ve bunu tek başına yapabilmek dahada zor gelebiliyor insana. Ben kitabın kendisini incelemekten çok bana duygu olarak ne kattığını incelemek istedim. Çünkü, çok kısa bir kitap olmasına rağmen, her insanın hayatına dokunacak kadar büyük duygular barındıran koca bir dünya Fareler ve İnsanlar. Keyifli okumalar dilerim.
Edebiyat
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023212bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·392 syf.··
2021 54. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2021 00:30
Elif Şafak’ın bu kitabını okuduktan sonra uzun bir süre kurgu roman okuyamayacağım sanırım. Kitabı sevmediğimden değil, konusu ağır geldiğinden… Öyle bir kitap yazmış ki ruhumu da, beynimi de yordu açıkçası. Romanda Tekila Leyla lakaplı bir hayat kadınının kendini yol kenarına atılmış bir halde ölü bulması ile başlıyor ve Leyla kalbi durmasına rağmen zihninin çalışmaya devam ettiği on dakika otuz sekiz saniye boyunca hayatını bizlere şerit şerit anlatıyor. Tabi ki Leyla’nın doğduğu evden başlıyoruz olay örgüsüne. Eminim kitabı okurken en çok ama en çok odaklanacağınız dönemler Leyla’nın çocukluk ve ergenlik dönemi olacaktır. Van’da dünyaya gelen Leyla’nın babası ne istediğini ve neye inandığını bilmeyen, hem din hem de alkol düşkünü birisidir. Ensest ilişkilere göz yumulan bir ortamda büyütülen çocukların, gelecekteki eş, meslek, cinsiyet, din gibi seçimlerinin nasıl şekillendiğinı net anlatıyor kitap. Fakat kitapta her ne kadar farklı kültür, etnik köken, din ve siyasi görüş ayrılıkları olsa da, bu ayrılıkların insanı nasıl birleştirdiğini, önemli olanın kan değil can bağı olduğunu çok sıcak ve naif karakterlerle birlikte örneklendirmiş Elif Şafak. Leyla’nın ‘beş kadim dostu’ bu cümlemi en iyi ifade eden kısmıdır kitapta. Ben çok beğendim, bence Türkiye’deki her yetişkinin okuması gereken kitaplardan biri. Okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim şimdiden.
Edebiyat
On Dakika Otuz Sekiz SaniyeElif Şafak · Doğan Kitap · 20197,2bin okunma
10/10
·112 syf.··
2021 42. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2021 17:17
Kolombiyalı yazarımız Gabriel Garcia Marquez’in 1981 yılında yayımlanan romanı Kırmızı Pazartesi ile, işlenecek olan bir cinayetin öyküsü ele alınıyor. Romanın ana karakteri Santiago Nasar’ın Vicario kardeşler tarafından, kız kardeşlerine tecavüz suçu ile öldürüleceği en başından belirtiliyor. Tuhaf olan durum ise bu cinayetin işleneceğini tüm kasaba bilmesine rağmen engel olmak adına kimse bir şey yapmıyor. Bu olayın Marquez’in çocukluğunu geçirdiği kasabada gerçekleşmesi ve yapıtın aslında gerçek bir yaşantıdan alınmış olması , esere daha çok ilgi duymasını sağlayan şey olmalı. Çünkü kitapta sadece namus sebebiyle cinayet işlenmesini değil, bir toplumun davranış biçimini, ahlak ve namus algılarını ve toplumun birlikte gerçekleştirdiği eylemlerin sonucunun nelere mal olabileceğini anlatıyor. Aslında okurken aklımızda yer edecek ve bizi düşündürecek bir kaç kavram oluşuyor. -Namus ve Bekaret -Cinsiyetçilik ve Toplumda Cinsiyet Rolleri -Toplumun Vicdani ve Adalet Duygusu Bu kavramları dikkate alırsak Marquez’in çocukluk döneminde şahit olduğu bu olay, yaptığı tahlil ve analizler, bulunduğumuz döneme ve yaşadıklarımıza dikkat ettiğimizde bizlere de çok yabancı gelmiyor. Kısaca toplumu ilgilendiren konularda sessiz kalmayı tercih eden herkes suçludur. Bu öyküde tek suçlu ve cinayeti işleyen Vicario kardeşler değil. Bu cinayeti bütün kasaba halkı işlemiş sayılıyor. Okuyacak olan herkese keyifli okumalar dilerim…
Edebiyat
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,5bin okunma
10/10
·80 syf.··
2021 34. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2021 23:17
Stefan Zweig’ın mecburiyet kitabından sonra okuyup etkilendiğim ikinci kitabı oldu. Okurken düşüncelerim ve kafamdaki sorular birbiriyle yarıştı. Hayattaki varlığımın amacı ne ve ne yapıyorum? Bir eylemi yapma gereğim nedir? Yaptığım eylemler ya da yapmadığım eylemler nelere yol açıyor? Başkalarının düşünce ve eylemleri, istek ve arzuları ile hareket halinde olmaları beni ya da çevreyi nasıl etkiliyor? Doğru olan ne? Ne yapmak gerek? Gibi daha zincirleme gelen yüzlerce soru oluştu kafamda. Yaratılıştan beridir insanoğlu için hakkaniyetli yaşamak zor olmuştur ve henüz bu zorluğun her birey için farklı şekillerde devam ettiğini düşünüyorum. Kitapta bu konuyu oldukça değinilmiş. Virata, güçlü bir savaşçı iken bir seferberlik esnasında bilmeden abisini öldürüyor. Bunun üzerine insan öldürmeyi ve kılıç tutmayı reddediyor. Kralın isteği üzerine yargıç olarak görevini yapmaya devam ediyor. Virata bu sefer adilliği ile bilinirken bir suçlunun sözlerinden etkilenip insanların kaderine karışmanın yanlışlığı üzerinde duruyor ve yargıçlığı da bırakıp kendi haline çekiliyor. Kendi haline çekildikten sonra da kendini arayış süreci bitmiyor.Gerçekleştirdiği ya da gerçekleştirmedi her bir eylem de istemeden de olsa kelebek etkisi yarattığına, insanların kaderlerine dokunmakdan kaçınmasına rağmen bu durumdan kaçış olmamasına şahit oluyor. Zweig bu öyküsünde doğal ve pozitif hukuka da atıfta bulunuyor. Doğal hukuk, evrende hep var olan, mutlak doğru ve mutlak etik olan; diğer yanda pozitif hukuk, o an geçerli olan, o dönemin şartlarına göre etik olan hukuk yasası. Bu durum bana bulunduğum dönemi sorgulatıyor. Bulunduğumuz topluma ve kültüre göre şekil alıyor ve bu devrin tesiri altında kalıyoruz bu doğru. Peki aslında olması gereken doğru ne? Bulunduğumuz döneme ayak uydurmak mı
Edebiyat
Kardeşinin Ölümsüz GözleriStefan Zweig · İlgi Kültür Sanat · 20185,9bin okunma
9/10
·584 syf.··
2021 26. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2021 02:21
Ne zaman Azra Kohen in bir kitabını inceleyecek olsam cümlelerimin yetersiz kaldığını düşünüyorum. Evet Azra Kohen kesinlikle realist ve şeffaf yazıyor. Bu nedenle olumsuz yorumlara da şahit oldum ancak gerçekleri bu açıdan görmek beni rahatsız etmedi. Bence, insanların düşünceleri ve kaleme dökülen cümleleri için kimseyi yargılamamalıyız. Çünkü bizlerin hayatını şekillendiren şeylerin düşünceler ve eylemler olduğunu düşünüyorum. Kendi kararlarımızla ve eylemlerimizle hayatımızı şekillendirmezsek , yargılanmamak adına başkalarına göre şekil alırsak, kendi fikir ve kararlarımızın ne önemi var ki? Gelelim kitabın konusuna; henüz insanlar tarafından keşfedilmemiş saf olgularla ve daha üst düzeyde evrilmiş insan formunda canlılar mevcut Aeden de. Baş karakterimiz Sonje ve Numi bu canlılardan sadece ikisi.Sonje'nin ailesine yeni katılanlardan biridir Numi. Ancak Numi diğer aile üyelerinden ve canlılardan farklıdır. Aeden e ait hissetmez kendini ve kendine özgü kendini gizleme stili vardır. Her şey Numi nin ailesini bulmak için Dünya gezegenine bu iki karakterimiz düştüğünde başlar. Sonje ve Numi aynı zamanı farklı şekilde deneyimleyerek “Bir” olma yolunda ilerlemeye çalışırlar. Birbirlerini aynı frekansta bulmak için Dünya gezegeninde deneyimleyecekleri çok şey vardır. İnsan olarak yaşadığını düşünen herkesin insanlığını sorgulatacak , sadece insanlığımız değil yaşadığımız gezegeni, yediklerimizi, ictiklerimizi, teknolojiyi, düzeni, sistemi, adaleti, vicdanı sorgulatan bir romandı. İnsan hayatını bir bütün olarak ele alan bir romandı. Okuyan herkese bir şeyler katacağını düşünüyorum. Yine emeğine, kalemine sağlık Azra Kohen.
Edebiyat
AedenAkilah Azra Kohen · Everest Yayınları · 201814,4bin okunma