Hayatta tutunacak bir dalınız olmadığında eyleme geçmek yerine yaşamak için cebelleşir ve sadece hayaller üzerine yaşarsınız (tabi umudunuz kaldıysa). George ve Lennie tam olarak birbirlerine tutunarak cebelleştiler…
George, daha akıllı ve kurnaz ; Lennie ise zeka geriliği bulunan, bir çocuk masumiyeti ile sevmeye çalışan ancak bunu her zaman beceremeyen bir karakterdir. Bu karakterler hayallerine ulaşmak için çiftlik ırgatlığı yapan iki dosttur. Kurdukları hayaller döneme ait son model araba, konforlu bir ev ya da yurtdışı seyahatleri değil, günümüzde bir çok insanın da isteyip satın alabilmek için ömür tükettiği başlarını sokabilecekleri bir ev, ufak bir bahçe ve bakacakların birkaç hayvandan ibaret. Kendi yağında kavrulmak istiyorlar kısaca. Fakat kendi yanında kavrulmak için bile maddi manevi çok ağır bedeller ödeyebiliyor insan.
Kitapta dikkat çeken unsurlardan birisi de iki arkadaşın birbirlerine olan bağlılığıdır. Lennie ile başa çıkmak, çalışmak ve o basit hayallere ulaşmak George için zor olsada “yalnızlık” kavramı George‘a daha zor geliyor ki arkadaşından vazgeçmek istemiyor. Hepimiz için zordur zaten yalnızlık.
Bir çoğumuz yalnız kalmamak için gözümüzü neye yumduğumuzu bilemeyiz. Bazen zorluklara, bazen şiddete, bazen duyarsızlığa, bazen de mahkumluğa göz yumarız sırf yalnız kalmamak için. Çünkü hayat zor, hayalleri gerçekleştirmek çok zor ve bunu tek başına yapabilmek dahada zor gelebiliyor insana.
Ben kitabın kendisini incelemekten çok bana duygu olarak ne kattığını incelemek istedim. Çünkü, çok kısa bir kitap olmasına rağmen, her insanın hayatına dokunacak kadar büyük duygular barındıran koca bir dünya Fareler ve İnsanlar. Keyifli okumalar dilerim.