Yazar Mark Manson insanların aslında ‘mutluluk’ kavramına kafayı taktıklarından bahsediyor. İnsanlar mutlu olmak için sürekli bir çaba içindeler ancak hayat mutlu olmak kadar üzülmek de doğal bir süreç. Yaşadığınız mutlu anlar bir gün boyunca bile sürmeyebilir ancak siz mutlu olmayı kafayı takarsanız mutsuz olursunuz. Yazar size hiçbir şeyi kafaya takmayın demiyor sadece hayatınızda önemli olan şeyleri fark edip o şeyleri kafanıza takmanızı size söylüyor. “Hiçbir şeyi kafaya takmıyorum demek de aslında bir şeyleri kafaya takmaktır” diyen yazar hayatından ve dünyadan bize örnekler sunarak destekliyor düşüncelerini. Ünlü Rock Yıldızları Metallica ve Beatles’tan da örnekler sunan yazar belki de onlar hakkında bilmediklerimizi de bizlere aktarıyor olabilir. Yazar bir şeyleri önemseyebilmek için o şeyleri kafaya takmamız gerektiğini de söylüyor. Her yaptığımız davranıştan kendimiz sorumluyuz bu nedenle neyi kafamıza takıp neyi takmayacağımıza biz karar vermeliyiz.
Unutmayın değişim bir süreçtir. Bu kitapla elinize sihirli değnek değip her şey birden değişmeyecek. Bu kitap size farklı bakış açıları kazandırarak değişiminize rehberlik edecek.
Procrastination; kelime anlamı savsaklama olan bu kitap bizlere savsaklama ve erteleme arasındaki önemli farkı, savsaklamanın ne demek olduğu, savsaklama davranışında bulunurken uydurduğumuz bahaneleri ve nasıl başa çıkacağımızı anlatan rehber niteliğinde bir kitap. Yazar araştırmalarıyla, okurlarına kısa yaşanmış olgular sunarak ve bu olgulardaki savsaklama davranışını çözümleyerek bizlere aktarıyor. Kitabın bölümlerinde ara ara verdiği uygulama çizelgeleriyle sizleri de bu olumsuz davranışı değiştirmeye yönlendiriyor. Bu nedenle kitabın yavaşça ve bölümlerin sonundaki uygulamaları gerçekleştirerek okunmasını tavsiye ediyorum. Gerçekten sürekli bahaneler uydurarak yapmamız gereken işleri son güne bırakmamızdaki ya da bugün hiçbir şey yapmak istemiyorum diyerek geçiştirdiğimiz görevleri neden savsakladığımızı bizlere sunuyor. Yazar aynı zamanda bu davranışı sergilememize sebep olan kişilik özelliklerimizi de bize gösteriyor.
Eğer sizde sürekli işlerinizi ertelediğinizden şikâyetçi iseniz bu kitap size yol gösterici olacak. Bende yazarın kitabında yer alan uygulamaları gerçekleştirerek nereden başlamam gerektiğini gördüm ve savsakladığım davranışlarım için bir adım attım. Okurken sizi hiç sıkmayacak bu kitap savsaklayanların 'yarın yaparım' demelerine bir son vereceğine inanıyorum.
“Neden kör olduk, Bilmiyorum, belki bir gün nedenini öğreniriz, Ne düşündüğümü söyleyeyim mi sana, Söyle, Bence biz kör olmadık, biz zaten kördük, Gören körler mi, Gördüğü halde görmeyen körler.”
“Negatif duyguları inkâr etmek daha derin ve daha uzun ömürlü negatif duygulara ve duyusal işlev bozukluğuna neden olur. Sürekli pozitif olmak hayatın sorunları için geçerli bi çözüm değil, bir inkâr biçimidir.”
“En iyisi bunu yarın yapayım,” diye düşünüp savsaklama sinyalleri vermeye başladığımızda durup şöyle düşünmemiz gerekiyor: ”Yok, galiba yanlış bir öngörüde bulunuyorum. Büyük ihtimalle yarın da bunu yapasım olmayacak.” Ve mutlaka şunu da ekleyelim: “Harekete geçmem için illa yapmam gereken şeye motive olmam gerekmiyor.”