Amok Koşucusu beni en çok anlatım şekliyle sardı. Adam kendi yaşadıklarını öyle bir anlatıyor ki… o tekrarlamalar, “koştum… koştum… düşünebiliyor musun, koştum” deyişi… sanki yanımda oturmuş bana dertleşiyormuş gibi hissettim. Bu yüzden hikâyeye çok hızlı bağlandım. “Ne olacak, yardım edebilecek mi?” diye merakla okuyup hemen bitirdim. Kısa ama çok etkileyici bir kitaptı.