Çaresiz boynumu büktüm, içime döndüm, kendime yöneldim. Sanki bende değildim de bir suretim vardı, hırkamdan içeri yürürdü. Dağlar mekanımdı ya, suretimi de beraberimde götürürdüm. Değil mi ki yolum uzaktı, menzilim çoktu, geçidi yoktu; suretimle yoldaşlık ederdim... Böyle böyle çok yürüdüm, bende benden içeri yürüdüm. Durmadan yürüdüm, dinlenmeden yürüdüm.
Yüreğine, acı korkusunun, acının kendisinden de kötü birşey olduğunu söyle. Düşlerinin peşinde olduğu sürece hiçbir yürek kesinlikle acı çekmez. Çünkü araştırmanın her anı, Tanrı ve Sonsuzluk ile karşılaşma anıdır.