Yazarın Nasıl Olunur? Podcastini dinlemiştim, ilgimi çekmişti. Kitap çok akıcı, bende savaşın bir kabus olmasını bekledim. Tavsiye ederim ,okunur/dinlenir.
Köprü Kralı - M. Akyüz
#okudumbitti #kitapyorumu
Öncelikle eline sağlık yazarım, bizi Miray ve Pars Tuna ile tanıştırdığın için. Kitap evrenine hızlıca adapte oldum ve yazım dili olarak kesinlikle çok akıcıydı. Okurken hiç sıkılmadım ve çabucak bitti.
Kısaca konusuna değineyim. Hemşire olan Miray, sevgilisinden ayrıldıktan sonra eski sevgilisi yüzünden iş değiştirmek zorunda kalır. Yeni işi ise bir mafyanın babaannesine özel hemşirelik yapmaktır!
Kitabı okumadan önce dark romance olduğunu öğrendiğim zaman daha ciddi bir yazım bekliyordum ama bunun aksine daha mizahi bir yazım hakimdi. Miray'ın kardeşi ve arkadaşı ile olan ilişkilerini özellikle çok sevdim.
Kitap ilk görüşte aşk temasını içeriyor, ancak ben olayların fazla hızlı ilerlediğini düşünüyorum. Tek kitap olmak yerine iki kitaplık bir seri olabilirdi, ilişki aşamalarının daha ağır işlenmesi gerektiğini hissettim. Ayrıca ilk yakınlaşmada da bebek konuşulması bana fazla aceleci geldi. Kitapta daha fazla Pars'ın gücünü görebilirdik. Bir kısma kadar sadece Köprü Kralı denilip geçildi, keşke birkaç sahne daha olsaydı bu lakabın altını dolduracağı.
Kitabın ikinci kısmı... Ben Pars'ı affedemedim ne yazık ki. Bir noktada da Pars'ın yaptığı eziyet çok yanlıştı ve artık 'aşk' denilemezdi. Zorbalıktı tamamen. Keşke daha çok sürünseydi Pars, kendini affettirecek bir şeyler yapmalıydı.
Bunları çıkardığımda bütünlük olarak hikaye gayet güzeldi. Keşke onları daha çok okusaydık. Sonu çok güzeldi.
Kitabı okurken Onur ve Ahsen çiftinin kitabını da çok merak ettim bu arada. En yakın zamanda onu da okumak istiyorum!
Okurun bol olsun!
Köprü KralıMerve Akyüz · Dokuz Yayınları · 202674 okunma
Celal Tuna, “Mağaradan Kente” isimli serinin ilk kitabında eski Taş çağının mağara yaşamından-Tunç çağındaki ilk medeniyete kadar olan Anadolu’nun gelişim tarihini, tarihi eserler ve arkeolojik belgeler üzerinden ele almıştı. Bu kitapta da aynı yöntemle ilk kentlerden-imparatorluklara kadar olan tarihi süreci yerleşim yerleri üzerinden anlatıyor. Bu kitabında da her konu başında bahsedilen bölgeyi Türkiye haritası üzerinden gösteriyor. Bahsedilen tarihi eserlerin renkli fotoğrafları yer alıyor.
Ayrıca kitabın belki de en beğendiğim yönü, bahsedilen arkeolojik bölgelerin, tarihi eserlerin renkli krokileri, çizimleri, o dönemin yaşamını canlandıran illüstrasyonları ve fotoğrafları. Harikulade çizimlerin yazarın kendisinin elinden çıkmış olması da kitabın ayrı bir nüans noktası. Bu çizimler hem konuyu daha anlaşılır hale getiriyor, hem de kitabı görsel ve estetik olarak çok cazip kılıyor.
Kitabın son derece anlaşılır bir dili var. Gayet keyifli ve eğitici bir kitap, su gibi akıp gidiyor. Medeniyet tarihine, arkeolojiye, sanat tarihine, Anadolu Kültür tarihine meraklıysanız, mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
Fikirden büyülenmiştir Parmak Kız ama bir o kadar da serttir: "Paris'le sınırlı kalırsanız morukluk etmiş olursunuz;'der. Bu uçucu ağacı Ren kıyılarında da tutuşturun ki Alman dostlarımın resimleri de orada dans etsin; Agnel Geçidi'nin doruklarında tutuşturun ki İtalyan meslektaşlarımla birlikte şarkı söylesin; şu güzel mavi Tuna boyunca, Baltık kıyılarında da . . . Akdeniz'in, Atlantik'in ve Pireneler'in bu yakasındaki hakikatler,öte yakasındakilerle birleşsin; Türklere, İberlere, Mağriplilere, Kongolulara, Brezilyalılara doğru . .
Ah Behçet sen nasıl bir karaktersin öyle?!! Sana içimden gelenleri çat çat söylemek isterdim. Gerçi gerçek hayatta senin gibi biriyle asla karşılaşmak istemem. Allah esirgesin. Kendi iradenle yaptıklarını hem ebeveynlerine hem de kadere yüklüyorsun. Bir de ağzına sakız yaptığın sözlerin var. Ah ne ucuzluk ama!!
Yazara bravo bize seni öyle güzel anlatmış ki hayran kaldım. Ellerine sağlık. Bu tarz romanları çok seviyorum, iç hesaplaşmaların bol olduğu romanları... Sırada yazarın diğer kitapları var. Bakalım onlar nasıl bir şölen sunacak, sabırsızım okumak için.
Bir insanı tanımak istiyorsanız onun geçmişiyle gerçek hikayesini bilmelisiniz!
Hırs ve Esaret
@_nehir.güzel
Doktor Ekin kariyeriyle göz dolduran, bir psikiyatrist, ünlü bir iş insanının kızıyla evli ama eşinin ailesinden hak ettiğini düşündüğü saygıyı bir türlü göremiyor, yazdığı kitap da tutmuyor, Dr. Salih egitim hayatı boyunca ona hem dostluguyla hem de maddi manevi desteğiyle hep yanında olmuş, Ekin bunun bile farkında değil kendine şefkati yok, değersiz hissiyle kendimi sevemiyorum itirafıyla hırslarına da yenik düşmeye meyilli narsöçist birbkışilık, eşinın de evi terketmesi olayları tetikliyor.
Erhan, baba siddetıyle büyümüş, lisedeyken bir kazada babasını kaybediyor, anne yatağa mahkum, yardımsever komşu Mehtap ın Erhan' a bir kitap hediye etmesiyle yazma yeteneğini keşfediyor, onu yazmaya teşvik eden de Dr. Ekin çünkü Mehtap onu psikolojik tedavi görmesi için Ekin' in calıştığı hastaneye yatırıyor, tedavinin sona yaklaştığı bir dönemde Erhan hayatını kaybeder. Bu şaibeli ölümü araştıran Komser Tuna kanıtları bulmasıyla bir puzzle gibi parçalar yerine oturacak.
İlk kez sevginin yüreklerini kıpırtattıği kaderleri ayni iki genç insan Funda ve Erhan, her ikisine sevgiyle yaklaşan Ekin in de asistanı Şule, öğrendiği sırlar mı terastan atılarak hayatını kaybetmesine sebep oldu, Erhan' ın odasının kameranın kör noktasına denk gelmesi, ayni kamerada Şule' nin terastan düşmesinde de görüntü kaydetmemiş.
Salih'in hayatı boyunca sahip çıktığı Ekin' i çözmesi, peki vicdanının sesine kulak verebilecek mi?
Kanıtlar tek bir kişiyi işaret ediyor okurken bunu biliyoruz ama satranç tahtasında ilerleyen taşlar yerine Komiser Tuna sayesinde oturacak?
Yazardan okuduğum ikinci kitaptı, psikolojik ve polisiye türü kaleme alan
Hırs ve EsaretNehir Güzel · Çınaraltı Yayıncılık · 20269 okunma