Vahşi kitap. İsminin hakkını veriyor. Bu tarz kitapların tek sıkıntısı katilin tahmin edilebilir olmasıdır fakat bu kitapta olay örgüsü çok güzel kurgulanmış ve bu yüzden katili bir türlü tahmin edemiyorsunuz ve bu da kitabın sonunu merak etme katsayısını yükseltiyor. Polisiye severler için kaçırılmaması gereken bir kitaptır. Tavsiye edilir.
Düşünün, internette kafanıza estiğince hikaye yazıyorsunuz ve sonra biri gelip bu hikayeyi keşfediyor, bunu kitap haline getiriyorlar, yetmiyor bir de filmini (tamam kabul ediyorum film vasat) çekiyorlar. Kitabı bir oturuşta okumuştum zamanında. Andy Weir büyük iş başarmış. Siz de ilk olarak filmi izleyen değil de kitabı okuyanlardansanız, kendinizi çok şanslı sayabilirsiniz.
Evet evet o dillere pelesenk olan Interstellar filmi ile alakalı bu kitap. Matthew Mcconaughey'nin başrol olarak boy gösterdiği bu filmdeki fenomenleri bir bir açıklıyor kitap. Fakat okuması filmi izlemesi kadar eğlenceli olmayabilir. Muhtemelen kitabı okurken kendinizi sürekli internetten araştırma yaparken bulacaksınız. Eğer uzaya biraz ilginiz varsa tereddüt etmeden okuyun diyorum.
Bu kulaklar kitabın kalınlığı ile ilgili ne şakalar duydu. "O ne yaa tuğla mı eheheh", "arabaya takoz niyetine mi kullanıyorsun acaba?" gibi... Gel gelelim göz korkutan bir sayfa sayısına sahip olsa da kitabın çok seri sonlanma gibi bir eğilimi var. Karakterlerin hikayelerinin mükemmel anlatımı, sonraları ise bu bireysel hikayelerin nasıl ortak bir noktada buluştuğu ustalıkla anlatmış. Bu arada kitaptan bahsederken konusunu söylemeyi unuttum. Kitabımız son zamanların revaçta olan türü "Post-apokaliptik" türünden. Sayfa sayısından gözünüz korkmasın, alınız ve okuyunuz.
Gotik türünün kült yazarı, hikayelerindeki karanlık hava, siz bu hikayeleri okurken bir mengene gibi ruhunuzu hapsedecek. Bir tane hikaye daha okuyayım derken kitabı bitirmiş olarak bulacaksınız kendinizi. Hele bir de hikaye inceleme tekniklerinden haberdar iseniz, Edgar Allan Poe hikayelerini tecrübe etmek ayrı bir zevk haline geliyor.