TAVŞAN DELİĞİ
8/10
·344 syf.·
2026 44. kitabı
Selam. Bu gün daha iyi anlaşılmasını istediğim bir kitaptan söz etmek istiyorum. Kitabı okuduktan sonra ekin ✧ tüm kapalı anlamları açıklayan bir araştırma atmıştı bana, bundan çokça faydalandığımın altını çizmek istiyorum. Ancak kimse inceleme yazmaya yanaşmayınca bu işe el atmaya karar verdim. Çok fazla inceleme inceleyip yazdığım ilk inceleme bu oldu çünkü topluca herkesin aklındaki karışıklıkları gidermek istedim. !Spoiler içerir Mona Awad'ın Tavşan romanı son yılların en kutuplaştırıcı eserlerinden biri. Sevenleri onu modern gotiğin en özgün örneklerinden biri olarak görürken, sevmeyenleri anlamsız ve gereksiz derecede absürt olmakla suçluyor. İlginç olan şu ki, kitaba yöneltilen eleştirilerin büyük kısmı aslında romanın başarısız olduğunu değil, tam olarak yapmak istediği şeyi başardığını gösteriyor çünkü Tavşan okurunu rahat ettirmek için yazılmış bir roman değil. Bu nedenle kitabın aldığı düşük puanların önemli bir kısmının, romanın niteliğinden çok okurun beklentileriyle ilgili olduğunu düşünüyorum. Pek çok kişi kitabı eline aldığında Donna Tartt'ın Gizli Tarih'ine benzeyen, seçkin öğrenciler, akademik entrikalar ve planlı suçlar etrafında dönen geleneksel bir dark academia hikâyesi bekliyor. Oysa Awad'ın yazdığı şey bambaşka. Bu kitap bir kampüs romanı görünümüne bürünmüş yaratım alegorisi, ir cinayet hikâyesi görünümüne bürünmüş yazarlık hikâyesi, bir arkadaşlık hikâyesi görünümüne bürünmüş yalnızlık hikâyesi ve her şeyden önemlisi, güvenilmez bir anlatıcının zihninde geçen olayları okuduğumuz farklı bir kitap. Ben farklı zihinleri okumayı çok sevdiğimden bu durum çok hoşuma gidiyor. Romanın geçtiği Warren Üniversitesi bile aslında anlamlıdır. İngilizcede "warren" kelimesi tavşan yuvası, yani yer altındaki karmaşık tünel sistemi anlamına gelir. Daha
Duygu ve Düşünce
TavşanMona Awad · İthaki Yayınları · 2024748 okunma
9/10
·144 syf.··
2026 29. kitabı
Emine Erdem Alpyürek kitabındaki hikayeleri iki kısma ayırmış Gönül Kışı ve Gönül Yazı . Yirmi tane kısa öyküsünde ilk bölümün en dikkat çeken öyküleri Akıntı, Tünel ve Kabuk. . Zehra ısınamıyor bir türlü. Ocağın dibinde eli belinde motifiyle dokunmuş dasdarın üzerinde bağdaş kurmuş, ellerini ateşe uzatıp duruyor. Mangalın üzerinde fokurdayan taze kekik çayından bir fincan daha dolduruyor kendisine. sayfa 13 . İkinci bölümde ilk dikkatimi çeken öyküler sırasıyla Nasıl Bilirdiniz?, Yasa İçi Örgüt ve Son Bir Kahvaltı. . O güne kadar Ayla'nın kedilerine ses etmeyen Coşkun Bey, bu hücum karşısında ayaklanıp elini kolunu sallayarak yıllardır etmediği sitemi sıralayıverdi. sayfa 106 . Her öyküsünde ayrı bir tat var nerede biteceğini heyecanla bekliyorsunuz. Bittiğinde acaba devamı nasılsın olur diye kafanızın içinde kirk tilki dolaşıyor. . Adayların hepsi istifa etmiş. Hiç işinden kovulan, ya da affedilen yok. Allah için bir tanesi de patronla anlaşamadık desin - ki %90'ı kavgalı ayrılmış, sonradan öğreniyorum. Ya da biri de ücret az geldi, gözüm yükseklerde desin. sayfa 126 . Ruhumun Aynası @edebiyatistyayinevi @erdemalpyuruk #ruhumunaynasiileokuyoruz #buradaherkestanıdık
Burada Herkes TanıdıkEmine Erdem Alpyürük · Edebiyatist Yayınları · 20254 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İnceleme
10/10
·264 syf.··
2026 8. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 21:46
Bir sinirbilimcinin, pozitif bilimlerle haşır neşir olmuş birinin kurgu yeteneğinin bu kadar gelişmiş olması; muazzam. Beden dondurma yöntemini (kriyonik) teknik detayları ile verirken okuyucuyu sürükleyen bir hikaye ile de bilim kurgu romanı keyfi yaşatıyor. Kitap ölüm, araf, ruh gibi kavramları insanı sıkmadan, belli bir mantıksal zemine oturtarak anlatıyor. Bende kalan iki soru; - Tam olarak hangi anda ölmüş sayılırız? - Ruh tam olarak nedir? Cevapları aşağıdaki ifadelerde saklı; - Yaşam ve ölüm arasında acil çıkış kapıları bulunan uzunca bir tünel vardır. "Ya yaşıyorsun, ya ölü" gibi bir ON-OFF mekanizma çalışmaz - Ruh, hücreleri bir arada tutan enerji olabilir mi? Keyif li okumalar dilerim...
BiomortemSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20252,786 okunma
Roma da sıradan bir gezide neler olabilir ki?
3/10
·336 syf.··
2025 71. kitabı
İnsanların bu kitabı çok övdüler ben de bu kitabın kapağını ve yazarı çok sevdiğimden aldım. Konusu ilgi çekiciydi ama mantık hataları ile doluydu. Örneğin anakarakter zamanda yolculuk yapıyor ve kendini MS 79 Romasında buluyor. Bir tünelde geçiyor tünelde telefonu çalışmıyor. Ana karakterin arkadaşı da “Bu tünelde mağarada 21. Yüzyıl aletleri çalışmaz.” Diyor ama mağarada tünel artık her neyse el feneri çalışıyor. Yahu el feneri 21.Yüzyıl aleti değil mi? Meşale deseniz olmaz mıydı? Neyse işte ana karakterimiz MS 79 yılının Romasında buluyor kendini. Ama ne Roma MS 79 dediğime bakmayın ütü basmak tabiri, saç maşası, günümüz hizmetçi kıyafetleri kullanıyor. Ya kitapta MS 79 yılının Romasında bildiğimiz trampetli bando takımı var. Daha bunun gibi bir sürü mantık hataları var. Ben mantık hatalarına takılan biriyimdir. Özellikle de tarihi fantastik romanlarda.Bir de zengin Romalıların şişman tasvir edilmesi. Antik Roma da şişman varsa da çok az vardır. Bazı karakterlerin hikayeleri daha iyi anlatılabilirdi. Örneğin Leo ve Rom ya da Mirabella. Ya Mirabella neden o palyaço balıklarının gözlerini yiyor. Ona sihirli güçler mi veriyor, gençlik mi güzellik mi veriyor? Hiçbir sebebi yok. Ayrıca palyaço balıkları göz yaşı dökmez. Hele kanlı hiç…Yazar balıkların sihirli olduğunudan falan da bahsetmiyor. Ya ana karakterin Fen lisesine gitme Anadolu lisesine gitme olayı çok oldu bittiye getirilmiş. Sonu güzeldi bazı karakterlerin hikayesi güzeldi ama kitap çok saçmaydı. Okunur mu? Bence kesinlikle okunmaz.
Son Bakış KöprüsüNehir Aydın Gökduman · Timaş Genç Yayınları · 202541 okunma
9/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 10:03
Kevin Wilson, sıra dışı fikirleri güçlü karakterlerle bir araya getiren romanlarıyla tanınan çağdaş Amerikan yazarlarından biri. Türkçede yayımlanan eserleri arasında Bir Şey Olduğu Yok, Paniğe Mahal Yok, Fang Ailesi ve öykülerini bir araya getirdiği Dünyanın Merkezine Tünel Kazmak bulunuyor. Yazarlık kariyerine öyküleriyle başlayan Wilson, Dünyanın Merkezine Tünel Kazmak kitabıyla hem Shirley Jackson Ödülü’nü hem de Alex Ödülü’nü kazanarak dikkat çekti. Daha sonra yayımlanan Fang Ailesi geniş yankı uyandırdı ve sinemaya uyarlandı. Yazar, mizahı, aile ilişkilerini ve insanın kırılgan yanlarını bir araya getiren anlatımıyla günümüz Amerikan edebiyatında kendine özgü bir yer edindi. Bir Şey Olduğu Yok, yatılı okul yıllarında arkadaş olan Lillian ve Madison’ın yıllar sonra yeniden kesişen hayatlarını anlatıyor. Hayatında pek bir düzen kuramamış olan Lillian, Madison’dan beklenmedik bir mektup alıyor ve onun üvey ikiz çocuklarına bakıcılık yapmayı kabul ediyor. Ancak bu çocukların sıra dışı bir özelliği var: Öfkelendiklerinde ya da üzüldüklerinde alev alıyorlar. Kendilerine zarar vermeyen bu alevler çevreleri için oldukça tehlikeli olabiliyor. Lillian, yaz boyunca çocuklarla ilgilenirken hem onların bu durumuyla baş etmeye çalışıyor hem de kendisini yeni bir hayatın içinde buluyor. Kevin Wilson’ın anlatımı son derece akıcı ve sıcak. İlk bakışta oldukça tuhaf görünen bir fikri öyle doğal bir şekilde kurgulamış ki bir süre sonra çocukların alev alması hikâyenin sıradan bir parçasına dönüşüyor. Mizah ile duygusal anlar arasında kurduğu denge de çok başarılı. Ben kitabı hem eğlenceli hem de duygusal buldum; bazı bölümlerde gülümsetirken bazı bölümlerde karakterlerin yalnızlıkları ve hayata tutunma çabaları insanın içine dokunuyor. Farklı ve keyifli bir okuma deneyimi
Bir Şey Olduğu YokKevin Wilson · Domingo Yayınevi · 20211,002 okunma
Kan Damlası
6/10
·88 syf.··
2026 3. kitabı
Kan damlası Define kitabının devamı olarak yazılmış. Define dönemine göre zekice kurgulanmış, detaylı bir şekilde yazılmış ve kitabı okurken bile aksiyon hissedebileceğini bir kitaptı. Mehmet Rauf’un kalemini daha okuyan biri olarak malesef ki Kan Damlasının üstünkörü yazıldığını düşünüyorum. Olay kısaca anlatılmış, başlarda çok fazla karakter giriyor kitaba ve bu kafa karıştırıcı olabiliyor. Okuru da hikayeden uzaklaştıran asıl şeyin katilin çoktan biliniyor olması ve onların “nasıl” eve girdiği ve yakalanmasıydı. Genel olarak bu kurguda yazılsa da yine de puanım 6/10. Dönemine göre şaşırtıcı bulunabilir ve polisiye olarak kabul edilebilir. *************** Spoiler: *************** Evin içinde gizli tünel olması çok da tahmin edilemez bir şey değildi, hikayenin bu kısımda daha derin ele alınılmasını tercih ederdim.
Kan DamlasıMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20252,044 okunma