9/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2025 53. kitabı
Herkese selamlar… Sizlere kurgusu daha önce okuduklarımdan daha farklı , su gibi berrak ve sakince akıp giden bir kitapla geldim… Yazarın 1996 tarihinde Peru Japonya büyükelçiliğinde yaşanan , 14 Tupac Amaru teröristinin 490 kişiyi rehin alan olaydan esinlenmiş bir kurgu roman. Bu bilgiyide aktardığıma göre gelelim hikayemizin özetine; “Bir Latin Amerika ülkesinde, seçkin bir kalabalık, Japon bir iş adamının doğum günü için büyükelçilikte toplanır. Geceyi unutulmaz kılansa, dünyaca ünlü soprano Roxane Coss’un sahne almasıdır. Ama o gece, sadece bir konser gecesi değildir. Ellerinde silahlarla gelen bir grup gerilla, başkanı kaçırmak için büyükelçiliğe baskın düzenler. Fakat başkan orada değildir. Plan bozulur. Tüm davetliler rehin alınır.” Kitabımız, 5 ay gibi bir süre başkan yardımcısının evinde geçen bir zamandan ,bu süreçte Mesnerr adında bir ara bulucunun , gerilla ve hükümet arasındaki istekleri yerine getirmeye çalışmasını , kadın ve çocuk rehinelerin ilk zamanlarda salıverilmesini , orada kalan tek kadın rehine ünlü soprano sanatçısının ve diğer rehinelerin zamanla gerillalar ile kurduğu travmatik bağı konu edinmiş. Müziğin, tehdit altında dahi mutluluk yayması, umut vermesi , iyileştirmesi de kitabın asıl konusu aslında. Ve öyle bir son ile bitti ki sanırım aynı yerleri bir kaç kez daha okudum. Canım İLKNUR tavsiyesiyle
1000Kitap
Bel CantoAnn Patchett · The Kitap · 202594 okunma
Tupac: Bir Asinin Ardından Yankılanan Ses
7/10
·189 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2025 15:58
25 yıllık bir ömre sansasyonel bir hayat sığdıran bu hırçın görünümlü iyi kalpli adam, aslında yalnızca bir rap yıldızı değil; bir dönemin çığlığıydı. Tupac Shakur, yoksullukla, ırkçılıkla, baskıyla yoğrulmuş bir dünyanın tam ortasında büyüdü. Sokakların sesini, annesi Afeni Shakur’un devrimci ruhuyla birleştirdi; kelimeleri bir silah gibi kullanmayı çok genç yaşta öğrendi. O, bir şarkıcı ya da bir ünlü olmaktan öte, sistemin görmezden geldiği milyonların sesi olmayı seçti. Kimi ona bir “tehdit” gözüyle baktı, kimi bir “kahraman” olarak gördü. Oysa Tupac hiçbir kalıba sığmayan bir karakterdi. Bir gün sahnede bir şair kadar incelikli, ertesi gün sokakta bir isyancı kadar sertti. Bu çelişki değil, yaşadığı dünyanın bir yansımasıydı. Şöhret onu parlatmak yerine daha da köşelere sıkıştırdı; sistem onu ya susturmak ya da şekillendirmek istedi. Fakat o hiçbir zaman düzene boyun eğmedi. Her barı, her cümlesi bir haykırış gibiydi: “Ben buradayım ve susmayacağım.” Onun hayatı davalarla, polis baskılarıyla, medyanın kara propagandasıyla doluydu. Rap müziği suçla özdeşleştirip susturmaya çalışan bir dönemin tam ortasında, korkmadan konuştu. Sokakları, siyahların mücadelesini, yoksulların öfkesini, sistemin ikiyüzlülüğünü dünyanın gözüne soktu. Bu yüzden öldürülmesi bir rastlantı değil, bir sistemin mesajıydı. Ama ölüm bile onu susturamadı. Tupac’ın ardından bir efsane doğdu. “Makaveli” adı, onun yalnızca bir sanatçı değil, bir fikir olduğunu hatırlattı. “Thug Life” dediğinde kastettiği sadece bir slogan değildi; toplumun dışına itilenlerin, yok sayılanların, ezilenlerin yaşam felsefesiydi. Onun sesi bugün hâlâ yankılanıyor; sokaklarda, protestolarda, özgürlük mücadelesinde. Ve belki de bu yüzden Tupac, sadece geçmişin değil, bugünün de isyancısı.
Tupac Shakur Bir Asinin ÖlümüSabri Kaliç · Stüdyo İmge · 20047 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·175 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2025 16:48
Mitosu doğuran şey: erken ölüm + karşı-olgusal hayal 25 yaşında biten bir hayat, “yaşasaydı neler olurdu?” sorusunu sonsuza kadar canlı tutar. Bu, hafızayı dondurur; imaj büyür, hatalar küçülür. Mitos böyle kurulur. Çok katmanlı kimlik: MC + şair + aktör + politik figür Gangsta rap’in göbeğinde yetişip şiir, tiyatro ve siyaset dili kurabilen ender figürlerden biriydi. İçerik genişliği (şiirler, röportajlar, filmler, manifestovari beyanlar) efsaneyi besledi. 90’ların bağlamı tekil figürü mümkün kıldı LA isyanları, kitlesel hapsetme, medya tekelleşmesi, “tek merkezden yayılan” kültür; tek bir ismin çağın ruhunu temsil etmesini kolaylaştırdı. Bugün ise kültür parçalı—aynı hacimde etkiyi tek başına yakalamak yapısal olarak daha zor. “Ölmek” mecazı: konforun, güvenli kariyerin, steril dilin ölümü Senin dediğin “ölmeden Tupac olunmaz” cümlesindeki “ölmek”, sadece biyoloji değil; bedel ödemek, konforu terk etmek, kariyer güvenliğini yakmak ve “sevilen ama zararsız” sese indirgenmeyi reddetmek demek. “Sakın küfretme ‘…’, gülümse” satırının okuması (İfade tarihsel olarak saldırgan bir terim içeriyor; burada eleştirel alıntı olarak değerlendiriyorum.) Bu tavır ton/mizaç polisliğidir: dili ehlileştirip öfkeyi kriminalize ederken yapısal şiddeti görünmez kılar. Tupac’ın gücü, bu “uslandırma”yı reddedip öfkeyi politik dile çevirmesiydi. Neden “bir daha Tupac” gelmiyor? Çünkü efsane, kişisel deha + tarihsel an + alınmış riskler + trajik final bileşimiydi. Bu dört unsurun aynı yoğunlukta tekrar kesişmesi çok düşük olasılık.
Betonda Yeşeren GülTupac Shakur · Marjinal Kitaplar · 201338 okunma
9/10
·
Beğendi
Malcolm X'in Otobiyografisi: Alex Haley ile Birlikte Anlatılan Bir Hayatın Derin İncelemesi Giriş Malcolm X'in otobiyografisi, 1965 yılında yayımlanan ve Alex Haley tarafından kaleme alınan The Autobiography of Malcolm X (Türkçe çevirisiyle Malcolm X'in Otobiyografisi), 20. yüzyılın en etkili siyasi ve sosyal metinlerinden biri olarak kabul edilir. Bu kitap, Malcolm X'in (doğum adıyla Malcolm Little) hayatını kendi ağzından anlatırken, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki ırkçılık, ayrımcılık ve siyah milliyetçiliği gibi konuları derinlemesine ele alır. Alex Haley, bir gazeteci ve yazar olarak, Malcolm X ile yaptığı uzun röportajları temel alarak bu otobiyografiyi derlemiştir. Kitap, sadece bir bireysel hikaye değil, aynı zamanda bir dönemin toplumsal ve politik panoramasıdır. Bu inceleme, kitabın yapısını, temalarını, dilini, tarihsel bağlamını ve günümüzdeki etkisini detaylı bir şekilde ele alacak, böylece okuyucuya kapsamlı bir bakış sunacaktır. Uzun bir inceleme olarak, kitabın her yönünü adım adım açacağım. Kitabın Özeti: Bir Dönüşüm Hikayesi Kitap, Malcolm X'in çocukluğundan başlayarak ölümüne kadar uzanan bir kronoloji izler. Malcolm Little, 1925'te Nebraska'da doğar ve babası Earl Little'ın, Ku Klux Klan tarafından tehdit edilmesiyle başlayan zorlu bir çocukluk geçirir. Babasının ölümü (muhtemelen ırkçı bir cinayet) ve annesinin akıl hastanesine yatırılması, Malcolm'un hayatında dönüm noktaları olur. Gençliğinde sokak hayatına sürüklenir: Harlem'de uyuşturucu, hırsızlık ve fuhuş gibi suçlarla dolu bir dönem yaşar. Bu bölümde, Malcolm'un "Detroit Red" lakabıyla anıldığı sokak kültürü canlı bir şekilde tasvir edilir.Hapishaneye düştüğü dönemde, Malcolm'un hayatı kökten değişir. Kardeşlerinin etkisiyle Elijah Muhammad'ın liderliğindeki Nation of Islam (İslam Ulusu)
1000k
Malcolm XAlex Haley · İnsan yayınları · 20233,252 okunma
1/10
·384 syf.··
2025 6. kitabı
Bu inceleme fazlasıyla yergi, yargılama, bazı bazı da yersiz eleştiri içerebilir. Öncelikle; bu kitabı kim yazdı? Hayır, ben yetişkin bir kadının bunu yazacağına inanmak istemiyorum. "Chatgpt'ye yazdırdım" desin, "13 yaşındaki kızıma yazdırdım" desin, açıklama yapsın. Hiç olmadı Entel Feridun bu kadına telif davası açsın, galiba onun kitabını çevirmiş çünkü. İkinci olarak, Stella, kuşum, gayet zeki ve güzel bir kız olarak terapi seçeneğini neden düşünmedin? Sadece soruyorum, yap diye değil. Üçüncü olarak, bu kitabın yazımında, editörlüğünde, basımında, tedariğinde emeği geçen herkesin edebiyatsal anlamda bi' geriliği olduğu kanısındayım. Tüm kitaplar "çok" edebi olmak zorunda değiller tabii ama "kitap" oldukları için belli bir noktaya kadar sanatsal bir nitelik taşımalılar bence. Goodreads kullanıcıları bu kitabı hangi şekilde okudular da aşırı beğendiklerini söylediler bilmiyorum. Tamamen cinsiyetçi ve kalıpsal yaklaşımlardan ibaret. Kitabın başkarakteri Stella direkt olarak erkeksel bir bakış açısıyla yazılmış gibiydi. Yazarın kadın olması nedeniyle daha çok şaşırttı bu durum beni çünkü Stella tam olarak Twitter'dan çıkmayan, hayatında hiç kadın görmemiş bir erkeğin hayal ürünü. Ayrıca Stella'nın ihtiyacı olan sadece Sex and The City minvalinde bir arkadaş grubuydu. "Isaac Newton'ın mezar taşında 'shiny and new' yazıyor ve bunun sebebi tüm o altın arayışı değildi." diyecek bir en yakın arkadaşa gereksinim duyuyordu bence. Beni rahatsız eden birçok yönü vardı - 356 sayfa kadar. Yani, kitabı okurken yazarın hayal dünyasına giriyorsunuz tamamen, kitabı bayağı kılan temel neden de buydu. Bir kadın yazarın bizi hayatımızın her alanında rahatsız eden klişelere yer vermesi de beni üzdü: Silikon Vadisi'nde çalışan, aşırı utangaç, inanılmaz zeki, gözlüklü, çok güzel
Edebiyat
Aşkın FormülüHelen Hoang · Epsilon Yayınları · 20231,279 okunma
Puan vermedi·175 syf.··
2024 5. kitabı
Ölən zaman yəni ürəyim daha döyünməyəndə Bir məqsəd üçün ölmüş olmalıyam, Və ya uğrunda mübarizə apardığım bir inanc üçün Hələ vaxtı çatmamış öləcəyəm, bunu bilirəm. Çünki gözümün önündə həmişə kölgələrin dərinliyi var. Həll etməli olduğum o qədər çox şey var ki, Öz ölümümə çatmadan əvvəl Bütün ehtimalları bir-bir düşündüm Axan son göz yaşlarımı da sildim Ölən zaman, Bunu hər kəs bilsin ki, həmişə sevdim Həyata müsbət bir şey qatanları. Dərin sevgi və hörmətlə səni yad edirəm 2Pac
Betonda Yeşeren GülTupac Shakur · Marjinal Kitaplar · 201338 okunma