Hikaye ( Geçmiş olsun )
Derin bir baş ağrısıyla uyandı, ve bu, kocasına anlattıklarından çok farklı bir şeydi. Kemikleri içten içe sızlıyor, konuşmazsa öleceğini bildiği için kendi kendine kısa cümleler kurarak teselli buluyordu. Telefon rehberinin içine gizledikleri korsan taksinin numarasını çevirdi, fakat kısa mesafe gitmekten bıktıkları için onlar da cevap vermediler. Çocuklar okulda, kocası da işte olduğu için sırtına pardösüsünü giyip, dizlerine kadar çektiği çoraplarıyla kapı eşiğindeki mermere bastıktan sonra ayağına şipitik terliklerini geçirip merdivenlerden inmeye başladı. Merdivenleri inerken pembeleşmiş soğan kokusunu koklayınca alt komşusu Nuran’ı da yanında götürmeyi düşündü. Kapıyı tıkladı, açılmadı. Zili arka arkaya çaldı. Nuran, elini silmekten pislik içinde olan önlüğüyle, “Buyur abla?” dedi. “Hastaneye gidiyorum, bana eşlik ediver.” deyince, “Bilmem ki abla, akşam kaynımgil gelecek, yetiştirebilir miyim acaba yemekleri?” deyince, “Tamam tamam, ben kendim giderim.” diyerek merdivenleri ikişer ikişer inerken, Nuran’ın “Abla, abla!” sesi artık uzaktan duyulmaya başladı. “Kaltak, anca kahve içip dedikodu yapmaya gelir.” dedi kendi kendine. Yolda hem yürüyor, bir yandan da geçmişinden çıkıp gelecekmişçesine arkasına bakarak bir minibüs yakalamayı umut ediyordu. Beş dakika yürüdükten sonra, sarı şapkalının arka arkaya çalan korna sesini duyup el attı. Yanındaki kadına, “Bir tane devlet hastanesi ver.” deyip, arkadaki boşlukları doldurmaktan kendisini muaf tutup, kapı girişinde oturan, kendinden en az beş yaş büyük adama, “Ablam, başım dönüyor, bir müsaade ediver.” diyerek, adamın tuhaf bakışları arasında cuk diye yayılıverdi koltuğa. Biraz sessizlikten sonra “Hastane kalmasın.” diyen şoförün sesiyle kalabalığın içinden kendini dışarı atıverdi. Önden sıra kaparım umuduyla
Filmler - Kavramlar *
_Filmler: _Ay, ışığında saklıdır. Uzak Ufuklar _Eylemlerin sonuçları olur. Arkadaşımın Aşkı _Muhtaç olanın seçme şansı yoktur. Çılgın Kalabalıktan Uzakta _Her durum, kendine özgüdür. Leon _Yapılan iyilikler, kötülükleri yok etmez. Karayip Korsanları _Her şey mümkündür. -Tanrıların işlerine akıl sır ermez. Bir eliyle aldıklarını diğer eliyle geri verirler. Attila _En büyük kötülük, tavsiyedir. Şeytan'ın Avukatı _Kimse onun mizah anlayışını anlayamıyor; çünkü yok. Goya'nın Hayaletleri _Kahramanlık ve ihanet, birer tarih sorunudur. Bir zaman gelir, hainler kahraman, kahramanlar da hain olur. Monte Kristo Kontu _Soyut şeyler artık soyutlaştı. Burası artık tanrıların dünyası değil. Karayip Korsanları _Görüşünüz sadece bir görüş. Gençlik Ahti _Düşünceler ne kadar farklı olursa olsun, gerçeği değiştirmez. Soysuzlar Çetesi _Bildiğimizden fazlasını söyleyemeyiz. Aşk ve Laleler _Ruhunu özgür bırak. Geyik Muhabbeti _İnsan, aşkta ve işte balık yemi gibi çekici olmalı. Karımın Hikayesi _Şapkadan tavşan çıkarmanın yolu, tavşanı önceden gizlice şapkaya koymaktır. Medyum _Zekanın, bilgeliğin ve yeteneklerin üstünde bir seviye olduğuna inanırım. Zincirsiz _Sizi sizden koruyor. Monte Kristo Kontu _Kedinin kuyruğu çuvaldan çıktı. Kaçınılmaz son. Karayip Korsanları _Tanrı akıl dağıtırken seni unutmuş. Soluk yüzlü Adam _Kaçıracak kadar aklı yoktu. Batman _Burası karanlık tipler için aydınlık bir yer. _Herkes cennete gitmek istiyor ama hiç kimse ölmek istemiyor. Survivor _Resim sevgisi ve fırça darbeleriyle ressam olunmuyor. İçinizde bir gizem olmalı. En İyi Teklif _Bazı şeylerin söylenmemesi gerekir. -Yüzleşmeniz gereken sert gerçekler var. Esaretin Bedeli _Turistler bu adaya bir sihri aramaya, başka hiçbir yerde bulamadıkları romantizmi bulmak amacıyla gelirler, ama burası sadece bir ada
Felsefe-Düşünce
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kovboy filmleri ile büyüyüp, Rambo'nun serisini, Er Raynı Kurtarmak'ı ve bilimum Viyetnam, Irak, Afganistan filmi izleyip, eleştirmek şöyle dursun, hayranlık duyan birçok insanın; sırf siyasi nefret yüzünden belkide Türk Televizyon tarihinde ilk kez gurur ile izlenebilecek kalite ve duyguda olan bazı tarihi dizileri izlemeden, körü körüne eleştirmesi bence çok acıklı bir asimilasyon örneği.  Yıllarca bize dayatılmış tarih bilgileri ile vatan, millet, soy ve secere bilincimiz; içi boşatılmış bir hazine sandığına dönüştü.  Millet milliyetçiliği başka, vatan, bayrak, namus ve iman bilinci başka şeylerdir. Aslını inkar eden neslince hor görülür. Çünkü tarih tekerrürden ibarettir.  Din başka kin başka derdi rahmetli dedem. Sevdiğimiz parti, tuttuğumuz takım, yaşadığımız ibadet ve inandığımız din ne olursa olsun, vatan sevgimiz ve idrakımız tam olsun... Kays Mahfi
. İHANET Ortadoğu kan ağlar yamyam medeni Bir böler bini çalar kuklaları hizmetci İslam beldelerine kabusu gibi çökeni Rambo su raki'si süpermeni betmeni Bu nasıl Türk milleti'ni abd ye satıyor Devlete'millete ihanet kalleşlik ediyor Kapısında yalvarıp yaptırımı dileniyor Doları yükseldi dansözü gibi oynuyor chp'abd BAŞını eydiremedi bükemedi Demokrasi yerini ihanet'darbeye verdi Onbeş tembuzun sabahı gövdesi abd Dökülüyor ordudan dalı budağı dikeni Şer idi hayırlı oldu fetosu da hizmetci İslama düşmanları vatikan da birleşti Doları evro'su siterlini yaptırımı silahı Bir vurdu zetin yağın ikiyüze yükseldi chp hizmeti baş eydi heykelden ötesi Düşünce'si fikri kafirlerin bağtılı eseri Seksen yıllık hizmeti vermiyor ölü'leri Millete işkence kafir haçlıya kukla eri Koltuğun sırası kovboy filimiyle belli İhanetin körlerine gözlüğü de geçirdi Parti kurumlar vatanımdan deyersizi
ÜÇ NAL'A GELEN DÖRT NALA GİDER
Şinasi Beray, 1946 yılında, babasından kalma evin alt katındaki ahırı temizleyip meyhaneye çevirir. Ahırdan bozma olduğu için adını "ÜÇ NAL MEYHANESİ" koyar. Kapısı da kovboy filmlerindeki gibi kanatlıdır. Mekanın müdavimleri, Ankara Lisesi'nden sınıf arkadaşı Orhan Veli, Cahit Sıtkı Tarancı, Melih Cevdet Anday, Sebahattin Eyüboğlu, Can Yücel gibi Türk Edebiyatının dev isimleridir. Karikatürist Ratip Tahir Burak, veresiye defterine bir karikatür çizer ve üzerine, “İş dördüncü nalla bir ata kaldı, bir de meydana" yazar. Bunu gören Orhan Veli, hemen altına "ÜÇ NAL'a gelen, dört nala gider" diye ekler. Şair Orhan Veli, 10 Kasım 1950 günü Üç Nal Meyhanesi'nden çıkar, giderken belediyenin açmış olduğu bir çukura düşer ancak bu olayı önemsemez ve İstanbul'a döner. 14 Kasım'da bir arkadaşının evinde öğlen yemeği yerken fenalaşır. Cerrahpaşa Hastanesi'nde yanlış teşhisle "Alkol zehirlenmesi" tedavisi uygulanır. Gece yarısına doğru öldüğünde henüz 36 yaşındadır. 15 Kasım günü çıkan gazetelerde ve radyolarda Şair Orhan Veli'nin "Alkol zehirlenmesinden" öldüğü tüm dünyaya duyurulur. İstanbul Savcı Yardımcısı Cahit Türesel bu ölüm nedenini şüpheli bulup otopsi yaptırır. Otopside ölüm nedeninin alkol zehirlenmesi değil "Beyin Kanaması" olduğu saptanır. Bu kanama da Ankara'da dört gün önce belediye çukuruna düştüğünde başını çarpmasından kaynaklıdır. Cebinden 30 kuruş para ile birlikte bir şiir çıkar: "İstanbul'dan ayva da gelir, nar gelir, Döndüm baktım, bir edalı yar gelir Gelir desen dar gelir Günaşırı alacaklılar gelir. Anam anam, Dayanamam, Bu iş bana zor gelir." Naaşı, "Tarifsiz kederler içinde Rumeli Hisarı'nda oturmuş "Bir fakir Orhan Veli" olarak, Tevfik Fikret, Ahmet Hamdi Tanpınar, Tezer Özlü ve Attila İlhan’ın da yattığı Rumeli Hisarı'ndaki Aşiyan Mezarlığı'na
Şiir
İdrak
Kovboy filmleri ile büyüyüp, Rambo'nun serisini, Er Raynı Kurtarmak'ı ve bilimum Viyetnam, Irak, Afganistan filmi izleyip, eleştirmek şöyle dursun, hayranlık duyan birçok insanın; sırf siyasi nefret yüzünden belkide Türk Televizyon tarihinde ilk kez gurur ile izlenebilecek kalite ve duyguda olan bazı tarihi dizileri izlemeden, körü körüne eleştirmesi bence çok acıklı bir asimilasyon örneği. Yıllarca bize dayatılmış tarih bilgileri ile vatan, millet, soy ve secere bilincimiz; içi boşatılmış bir hazine sandığına dönüştü. Millet milliyetçiliği başka, vatan,bayrak, namus ve iman bilinci başka şeylerdir. Aslını inkar eden neslince hor görülür. Çünkü tarih tekerrürden ibarettir. Din başka kin başka derdi rahmetli dedem. Sevdiğimiz parti, tuttuğumuz takım, yaşadığımız ibadet ve inandığımız din ne olursa olsun, vatan sevgimiz ve idrakımız tam olsun... Kays Mahfi
İnsan