- Siz benimle dalga mı geçiyorsunuz kovboy şapkalı, hiç de türke benzeme yen, türk pasaportlu monsieur? Siz önce bu pasaportun size ait olduğunu kanıtlayın, daha sonra da Fransa’ya hangi kaçak yolla giriş yaptığınızı açıklayın mahkemede! biçiminde gelişen lonesco usulü bir diyalog sonucu, sizi bir Kafka kahramanı gibi hapise kadar çok hızlı bir biçimde sürükler, bu ve benzeri işlerden çok hoşlanan sapık fransız polisi.
Unutmamak lazım ki ABD Steve Jobs gibi göçmenlerin sayesinde bugün dünyanın en güçlü ülkesi oldu. Kapıları kapamadığı için teknoloji ve bilimde ilerledi. Sadece kovboy müziği ile değil, Afrika, Latin Amerika, Arap, Türk, Hint, Çin, Japon, Rus ve Avrupa kültürlerinin karışımıyla yük­seldi. Eğer Ay'a gidebilmiş ise, Avrupalı bilimadamlarıyla ba­şardı. Sporda başarıyı genelde Afrika kökenli sporcularla elde ediyor. Teknolojide ise Sırp kökenli Tesla'dan başlayarak daha birçok muazzam örnek verebilirim. Atlantic Records'un kurucusu olan Ahmet Ertegün bir başka harika örnek. İlk seçildiğinde de söylemiştim: Trump sadece ABD'nin de­ğil, dünyanın başına gelmiş en ciddi felaketlerden biri olabilir. Böyle bir insanın başkanlığa tekrar seçilmiş olması Amerikan siyasal sisteminin ciddi olarak analiz edilmesi gerektiğini orta­ya koyuyor.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Doluyorsun,” diye bağırdı Turgut. Selim, karşılık vermedi. Ellerini göğsünde gezdirerek hafifçe kımıldadı. Boynunu, omuzlarını tuttu, çenesini sıktı ve sonunda hırsla kafasını kaşıdı. “Tamam,” diye haykırdı Turgut. Gözleri yarı kapalı, kendinden geçmiş bir tavırla konuştu Selim: “Evet, sonunda doldum,” dedi. “Sonunda doldum, Turgutçuğum Özben. Ayak tırnaklarımın ucundan saçlarımın tellerine kadar doluyum artık. Üslubumuz da belli oldu bu arada. Tarihi Türk, Roma ve Fransız kahramanlarıyla büyük matematikçi ve fizikçilerin hayat hikâyeleri tarzında yazacağız. Heyecanlı sahneler de kovboy filmlerini andıracak. Sen, önce bana, o tatsız ve sıkıcı anlatışınla hayat-ı hakikiyeni nakledersin..” Turgut tamamladı: “Sonra sen de uykusuz geçen kâbuslu bir gecenin sabahında, on bininci fincan kahveni yudumlar ve sokak satıcılarının pencereden sızan seslerini dinlerken, ‘kahramanlar marşı’nın son notalarını kâğıda geçirirsin.” Selim, sabırsızlıkla karşılık verdi: “Oldu, evet, anlaştık. Dolmakalemimize kan doldurup yazacağız bu satırları. Ve ben, bir avuç toz olduktan sonra bile, senin destanın ağızlarda dolaşacak."
Alıntı
Tarihi Türk, Roma ve Fransız kahramanlarıyla büyük matematikçi ve fizikçilerin hayat hikâyeleri tarzında yazacağız. Heyecanlı sahneler de kovboy filmlerini andıracak. Sen, önce bana, o tatsız ve sıkıcı anlatışınla hayatı hakikiyeni nakledersin...”
Sayfa 39·Kitabı okudu
Vahşi batı daha insan nedir bilmezken ...
Uygurlardan kalan hukuk belgeleri arasında öyle biri vardır ki Türklüğün yüzyıllar önceki medeniyet seviyesini göstermesi bakımından ayrıca dikkate değerdir. Belge, kölenin efendisini şikâyet dilekçesidir. Yanlış okumadınız, bin yıl önce Türk ülkesinde kölenin efendisini şikâyet hakkı bulunmaktadır. Kovboy filmleri vesilesiyle yabancı olmadığımız Amerika'nın meşhur Kuzey-Güney İç Savaşı'nın çıkma nedenini hatırlayalım. Kuzey köleliği kaldırma, güneyse sürdürme iddiasındadır. İki tarafın anlaşmazlığı savaşa dönüşmüş, yenilgiye uğrayan Güney, köleliği kaldırdığını ilan etse de siyahilere dönük aşağılayıcı tutumlar bir türlü dinmek bilmemiştir. İnsan bunları bilince tarihiyle övünmeden edemiyor. Tabii ki tarih salt güzelleme alanı değildir. Biliriz ki ibret kaynağı olarak değerlendirildiğinde mutlu bir geleceğin işaretçisidir. Ancak güçlünün hakkından cesaret alıp ezik ruhlar üretmeye çalışanlara "Sabıkalarına baksınlar." diye iki çift söz etmekten bizi kim alıkoyabilir? Bencilliğin şirin perdelerle gizlendiği günümüz dünyasında uluslararası hukuk "Hanım kırdı kaza, hizmetçi kırdı ceza" mantığı üzerine işlemektedir. O nedenle evrenin mazlum haritası günden güne genişlerken adalet, kıtlık çağına doğru hızla sürüklenmekte. Kaşgarlı atamızın naklettiği küç eldin kirse törü tünglükten çıkar "Zulüm evin avlusundan girse adalet bacadan çıkar." atasözü, sanki bu günler için söylenmiştir. Atasözünde özellikle tembihlenen nokta ise zalim sıfatı taşıyanların bırakın yanımıza, evimizin kapısına dahi yaklaştırılmamasıdır.
Sayfa 149·Kitabı okudu
Oy
Oy anam, oy anam oy! Başka dert yok, oy! Ellerde tek telli saz. Gezerler konvoy konvoy. Yarın eşkiyalıktır Bugünkü sefil goy-goy. Halkı önce teslim al, Sonra ciğerini oy! Ne yüzle görünürler, Nasıl gösterirler boy? Kafalar bunca mı küt, Nesiller bunca mi toy? Belli ki, kemalinde Ellialtı yıllık soy. Vicdanlar iç ceptedir; Yeter ki, milyonu koy. Bas parayı, bas gitsin, Cebe el atmadan soy! Bir şişe gaz bedeli Bankonot dolu deppoy! Gıdası kan ve ilik; Leş kargası, artık doy! Türk'ü kıskaca almış Rus ayısı ve kovboy. Ummanda yanan gemi; Ne bir sahil, ne bir koy. Medet Rabbim, medet Rab! Oy anam, oy anam oy! (1979)
Sayfa 56 - Büyük Doğu Yayınları·Kitabı okudu