Siz tam 18 sene, ezanın Türkçe mi, Arapçamı okunacağına dair münakaşa ederken, Amerika uranyum bombasını 9 Ağustos 1945’te Nagazaki’nin kuzeyindeki Urakami bölgesine atıverdi. Halbuki, Urakami’de Katolik katedrali vardı. Rahibi, cemaatiyle 8 bin 500 Hristiyan duman oldu. Modern dünyada Tanrı galiba biraz küçüldü ve kim bilir nereye kayboldu.
İran 1042'de tamamen Selçuklular'ın hükmüne girmiş. 12. Asır sonlarına kadar bu hanedanın, daha sonra yine halis Türk olan Harzemşahlar'ın, Harzemşahlar'dan sonra Çengiz Hanedanı'nın bir kolu olan İlhanlılar'ın, İlhanlılar'dan sonra Calayırlar, Karakoyunlular, Temirli-ler, Akkoyunlular, Safevîler, Afşarlar ve Kaçarlar'ın hâki-miyeti altında kalmış ve bu hâkimiyet 1925 yılına kadar uzamıştır. 1042 ile 1925'in arası 883 yıl eder. Bir ülke 883 yıl Türklerin elinde kalıp da halkının çoğu Türk olunca şüphesiz bir Türk memleketi sayılacaktır. Bir Türk memleketi olduğu halde zıt ve yabancı bir ülke sayılma-sının tek sebebi ortaçağlardaki devlet kavramında en mühim faktör sayılan mezhep ayrılığının doğurduğu ara-lıksız ve lüzumsuz kavgalardır.
Tarihlerin Türk-Acem kavgası diye gösterdiği Çaldıran meydan savaşında Türklüğü temsil eden Yavuz Sultan Selim'in ordusunda 10.000 kadar devşirme Yeniçeri ve-saire bulunduğu halde Acemliği temsil eden Şah İsmail'in ordusu yüzdeyüz Türkmenlerden mürekkepti. Saray ve ordu dili Türkçe olan İran'ın fiilen olmasa bile resmen Farslaşması 1925'te Pehlevî Hanedanı'nın İran tahtına geçmesinden sonradır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İngilizler dünyanın en ırkçı, Haçlı kafalı, fakat bunu çok usturuplu yapan bir milletidir. Batılıların hepsi aynı karakterdedir. İnsanlıktan bahsederler ama aslında insanlıkla alâkaları yoktur. İngilizler gitmiş Kızılderilileri yok etmişler, İspanyollar gitmiş, Güney Amerika'daki bütün medeniyetleri yok etmişler, kitaplarını yakmışlar, bu hadiseleri hâlâ devam ediyor. Amerikalılar kötü de Avrupalılar iyi mi? Avrupalıların kafası aynı Haçlı kafası, ama bizimkilerde bir Avrupa hayranlığı sürüp gidiyor.
"İnsanın potansiyelini ortaya çıkarabilmesi için iç âlemini de geliştirmesi lâzım... Akılla beraber gönlünü de geliştirmesi lâzım... İnsan aklı gönlünün emrinde olmalı..."
Sayfa 233 - Cumhuriyet, Yalçın Pekşen, 09 Ocak 1987
Bir vakitler de İranlılar için göç yeri olmuş. Bu sebeple Semerkand halkı hem Farsça, hem Türkçe konuşurlar. Hattâ okuma yazma bilmeyenler de her iki dili konuşur.
Zira Semerkandlılar İran ve Özbek ırklarından meydana gelmiş karışık bir millettir.
Okulda yatıp kalkıyorduk, öğretmen de bizimle... Öğretmen Türkçe öğretecek ama köylü çocuklarını yollamıyor tabii. Çocuklarını zorla alıp getiriyorduk. Okulu kapattılar en sonunda..