Peyami Safa’nın bu eserini okurken yaptığı karakter analizleri, psikolojik tahlil gücü ve iyi-kötü muhakemesi ile büyük usta Fyodor Dostoyevski tadı aldım.
Yalnızız romanında iki anlatıcının varlığı söz konusudur. Bunlar: 1. ve 3. anlatıcı bakış açısıdır. Romanda genel olarak 3. şahıs anlatıcı hakimdir. Ancak yazar bazı bölümlerde tarafsızlığını ortaya koymak için 1. şahıs anlatıcı da romanda kullanılmıştır.
Romanda, iç monolog ve bilinç akışı tekniği başarılı bir şekilde verilmiştir. Karakterlerin yaşadığı olaylar, yaşadıkları ruhsal durumlar bizde onların yaşadığı hissini uyandırmaktadır. Samim’in Meral’in hareketlerinden sonuçlar çıkarmaya çalışması esnasında ağzından çıkan sözcükler, kelimeler iç monolog örneğidir.
Genel bir ifade ile yazar Samim, Besim, Feriha, Meral gibi farklı huy, mizaç ve kişiliğe sahip karekterlerin hikâyeleri üzerinden doğu-batı, madde-mana, ruh-beden, aşk-nefret, idealizm ve materyalizm gibi konuları sorgulayarak toplumun yaşadığı buhranı anlamaya anlatmaya çalışmıştır. Peyami Safa romanını bir düşünce üzerine kurgulamış, figürlerini o düşüncenin taşıyıcıları, temsilcileri olarak donatmıştır. Söz konusu düşünce kutupluluk düşüncesidir. Eserde bulunan fikrî yapı roman tekniklerinin yerinde kullanılması, olay örgütünün düzgün sağlanmasıyla romana yayılmış ve denge sağlanmıştır. Eser yazılırken fikrî yapı ve olaylar arasında denge bölümlerde birinin ağırlıkta diğerinin daha hafif kalmasıyla sağlanmıştır. Yazar birinci ve üçüncü bölümde aktüel olaylara ağırlık verirken; ikinci bölümde fikrî ve felsefi düşüncelere ağırlık verir. Yazar fikrî yapı sağlarken yalan/gerçek, klâsik/asrî, toplumcu/ egoist, yaşlı/genç, idealist/hedonist, milliyetçi/dejenere, kararlı/mutereddid gibi tezatlıklardan yararlanırken; bu tezatlıkları olaya çatışmalar halinde
Çocukluğumdan beri tek değişmeyen yanım kitap okumamdır. Okumak bir çeşit organik gereksinimdir bende. Günde hiç olmazsa iki üç saat okumayınca, afyondan kesilmiş bir bağımlıya döner, bir “yoksunluk nöbeti” geçiririm.