Adım adım
Kapıkulları yörüyor adım adım
Topkapıdan surlara
Haliçten Galataya
Kuleden bağıranlar var
Karaköyden Kapalıçarşıya
Sandığıyla su taşıyın yangınlara
Türküler eşlik etsin yokuşlarca
Bir zamanlar Fenerde otururdum
Şimdiyse koca şehrin selası bana okunuyor
Tavla oynamak...
Ne çok özledim var ya
Konsak ya bir kenara
Ama doğru, tulumbacıydım ben
Çıkmış aklımdan bir anda
Sokaklarında gezmenin vakti gelmiş İstanbulun
Bahane oldu işte
Konunun sandıkla da hiç alakası yoktu ama...