AĞIT İlk bu sabah İlk bu sabah göğü görmedim İlk bu sabah kaysı çiçeklerini Hüzün ilk kez konuk gibi gelmedi Efendim, ev sahabım Karacamı suya indiremedim Şahanım uçurdum döndüremedim Dağlar Enikli kapılar kitlendi Taş avlular sustu ben sustum İlk kez bekledim ölümü Dostu bekler gibi bekledim Dağlar Benim acım acıların beyidir Canıma bir doru kısrakla gelir Öfkeyi sabırda eritir Umut yer Suyunu gözümden içer bir zaman Dağlar of dağlar. (Ağıtlar ve Türküler) Gülten Akın
Gel birlikte türkü dinleyelim. sen seç türküyü, ben hangi türkü olsa dertlenirim zaten.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Gidiyorum anne… Uzak bırakılmış hayallerimin, Kelepçeye vurulmuş umutlarımın peşine gidiyorum. Bir ömür boyu içimde taşıdığım sessizliğin, Yaralı çocukluğumun izlerini alıp gidiyorum. Ardımda yarım kalmış türküler, Kapısı hiç çalınmamış sevinçler bırakıyorum. Bir halkın acısını, Bir annenin gözyaşını, Bir çocuğun büyüyemeyen düşlerini sırtıma vurup gidiyorum. Bilirim anne, Her gidiş biraz eksiltir insanı. Ben de eksile eksile çoğalan yaralarımı alıp gidiyorum. Ne zafer türkülerim var cebimde, Ne de dönüşe dair kesin sözlerim… Sadece suskun gecelerden kalan bir hüzün, Ve yüreğime ağır gelen memleket hasreti… Belki bir gün, Dağların rüzgârı adımı taşır sana. Bir yabani çiçeğin kokusunda, Bir dengbêj ağıdında, Bir sonbahar akşamının sessizliğinde duyarsın beni. O vakit bil ki anne, Ben bir kavganın değil,
Funda'dan...
Ruhum bir türkü ezgisinde mırıldanıyor bugünlerde. İçimde bütün telli çalgılar çalıyor; nağmeler uçuşuyor, kelimeler susuyor. Bazı duygular vardır, ancak bir türkü kadar anlatabilir insanı. Türküler bizi bize anlatır, ruhun mırıldanışı ise kalbin en saf dilidir.
Duygunun Senfonisi
Şairler sana yazar şiirleri Türküler seni söyler Romanlar seni anlatır Hayat sensin Sana tükenir zaman Zeliha Koç / Duygunun Senfonisi
Edebiyat