Edebiyat yıllıkları geçtiğimiz yıllarda karşımıza çıkan önemli çalışmalardı. O sene edebiyatta yaşananları gerek soruşturma, gerek kapsamlı yazılar ve gerekse de yayımlanmış metinler üzerinden irdeleyen kitaplardır. Öykü, şiir yıllığı gibi tekil türler üzerinden olabileceği gibi hepsini inceleyen edebiyat yıllıkları da vardır. Hatta Varlık Yayınları'nın 1970-1980'li yıllarda yayımladıkları yıllıklar, toplumsal, politik meselelere de değinen çok daha kapsamlı çalışmalardır. Geçmişte Tan Yayınları, Adam Yayınları ve Yapı Kredi Yayınları gibi yayınevlerinin yayımladıkları yıllıklara şimdilerde ancak sahaflarda denk geliyoruz. Günümüzde artık nadiren yapılan bir işe dönüşmüş durumda. Son olarak Olağan Hikâye dergisinin 2024 yılındaki öykülere ve öykücülüğümüze kapsamlı bir bakışla hazırladığı Hikâye Yıllığı yayımlandı.
Bu konuyu detaylıca incelediğim videoyu izlemek için: youtu.be/p7cAAcJSUFU
Oğuz Atay'ın tek öykü kitabı Korkuyu Beklerken, öykücülüğümüze damgasını vurmuş bir eserdir. İçinde sekiz öykü barındıran kitapta özellikle mektuba dayalı anlatım kendini gösteriyor. Korkmak, utanmak gibi duyguları başat olarak öykülerde görüyoruz. Oğuz Atay edebiyatından iyi bildiğimiz, onun "Disconnectus Erectus" olarak isimlendirdiği "Tutunamayan" kişilerini bu kitaptaki öykülerde de tanık oluyoruz. Özellikle "Tahta At" öyküsünde -otobiyografik öğeleri de içeren- Tuğrul Tuzcuoğlu karakteri bunun en tipik örneğidir. Toplumun erkeğe yüklediği role ve statülere karşı duruş vardır öykülerde. Bunu hem kadın mantosu giyen, dış dünyayı tamamen yok sayan Beyaz Mantolu Adam'da hem de para için dansöz kadının yerine oynamaya çalışan Tuğrul Tuzcuoğlu'nda görürüz. Kitabın ilk baskısında bulunmayan, yazarın yaşamındaki son metni "Demiryolu Hikayecileri - Bir Rüya" ise final cümlesiyle iyi bildiğimiz nefis bir alegorik öyküdür. Kafkesk atmosferi öykünün başından sonuna kadar hissederiz ve bu dünyaya kırgın giden yazarın yaşadıklarını çok daha iyi anlarız: "Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin acaba?
Bu kitabı detaylıca incelediğim videoyu izlemek için: youtu.be/qdYdCSIyASM
Moby Dick sadece geçmiş için değil bugün için de çok özel bir roman. Beyaz balina Moby Dick peşinde giden gemiciler ve kaptan Ahab, doğanın gücünü yenmeye çalışan insanlar olarak göze çarpıyor. Daha önceki balina avında Moby Dick'e bacağını kaptıran Ahab, bir narsist de olduğundan bunu asla kabullenemez. Onu her ne pahasına olursa olsun yenecektir. Rasyonellikten tamamen çıkmış, deliliğin sınırlarına gelmiştir. Yaşadığı acı olayı bir türlü aşamamış, bu nedenle emrindeki insanları da şeytan olarak nitelediği Moby Dick'in avına kanalize etmeye çalışır. Anlatıcımız İsmail ve Ahab gibi kutsal metinlere gönderme yapılan isimler, yoğun mitolojik göndermeler ve psikoloji temelli yapısıyla edebiyat tarihinin kesinlikle en önemli eserlerinden birisi. Anlatıcının elinde kamera varmış gibi olayları anlatımı, balina avcılığına dair maceralardan bahsedilirken araya bolca bilgi içerikli bölümlerin yerleştirilmesiyle iyi kurgulanmış olgun bir metni de görüyoruz.
Bu romanı detaylıca incelediğim videoyu izlemek için: youtu.be/mMPRD0ZzPV0
Moby DickHerman Melville · Yapı Kredi Yayınları · 20217,3bin okunma