Herkesin bayramını kutlarım. Gönül Demircioğlu 'yla birlikte kendimize verdiğimiz bayram hediyemizse yeni kitabımız #k:493626. Başta yayıncımız Mahmut Yıldırım ve yayınevimiz Metinlerarası Kitap olmak üzere kitabımıza ilgi gösteren, yorumlarıyla destek olan herkese teşekkür ederim.
Arşe Duo, Gönül Demircioğlu 'nun düzyazı şiirlerine Turhan Yıldırım 'ın küçürek öykülerinin eşlik etmesiyle meydan geldi. Düzyazının iki sınır ucunda yer alan türlerin birbirini tamamlayışının sonucudur bu eser. Kitapta 33 şiir, 33 öykü bulunuyor. Şiirle başlayıp öyküyle devam ediliyor ve sıralama eserin sonuna kadar böyle sürüyor. Kimi zaman bir mısradan, kimi zaman da şiirin başlığından yola çıkarak yazıldı küçürekler. Böylelikle ilkin sayfaya şiir düştü, hemen arkasından da onu öykü takip etti.
"Nereden? Bu ayakta tutma kuvveti. Yazıyla arası tura. Bir kesik söz, eksik cümlecik. Açı. Kanayan milyonlarca ağız. İletişemiyoruz mahkeme bey. Sözümüz içeri, çekirdeğine atomun."
"Sonunda sahneye çıkıyorsun. Bundan önceki gösterilerinde hiç yapmadığın taptaze şakayı patlatmanın tam zamanı. İçinde büyüyen Arthur Flack plak bozuğu sesiyle konuşuyor: Tak tak. Deliliğim iki kere. Şaka yaptım."
Bu kitabın meydana gelişini detaylıca anlattığım videoyu izlemek için: youtu.be/5ScE9HtXFJw
Arşe Duo , yayımlanmış eserlerim arasında benim için en özeli. Gönül Demircioğlu 'nun düzyazı şiirlerine küçürek öykülerim eşlik etti. Önce şiirler kaleme alındı, sonrasında onlardan ilhamla öyküler ortaya çıktı. İlkin şiir düştü sayfaya, hemen arkasından onu öykü takip etti. Kimi zaman bir mısradan çıktı küçüreklerim, kimi zaman da şiirin başlığından. Düzyazının iki sınır ucunda yer alan türlerin bir araya gelişidir Arşe Duo. 33 düzyazı şiirin 33 küçürekle buluşması.
Kafası estiğince koşan yılkı atı gibi oynattık kalemlerimizi, bundan sonra söz sırası sizin.
"Nereden? Bu ayakta tutma kuvveti. Yazıyla arası tura. Bir kesik söz, eksik cümlecik. Açı. Kanayan milyonlarca ağız. İletişemiyoruz mahkeme bey. Sözümüz içeri, çekirdeğine atomun." (s.31)
"Sonunda sahneye çıkıyorsun. Bundan önceki gösterilerinde hiç yapmadığın taptaze şakayı patlatmanın tam zamanı. İçinde büyüyen Arthur Flack plak bozuğu sesiyle konuşuyor: Tak tak. Deliliğim iki kere. Şaka yaptım." (s.36)
kitapyurdu.com/kitap/arse-duo-...bkmkitap.com/arse-duoamazon.com.tr/Ar%C5%9Fe-Duo-D...
Deneysel edebiyatı, kurmacanın var olan sınırlarını aşmak olarak nitelendirebiliriz. Mevcutla yetinemeyen yazarların/şairlerin kendilerine buldukları bir yol deneysellik. Grupça yapılması hadisesi Raymond Queneau'nun önderliğinde Oulipo'ya dayanmakta, tarihleri 1960'lı yılları göstermektedir. Julio Cortazar, Italo Calvino, Georges Perec gibi isimleri söyleyebiliriz. Bizdeyse Sevim Burak, Ali Teoman, Güney Dal, Altar Kaplan gibi yazarları sayabiliriz. Deneysellik kimi zaman dilde, kimi zaman kurmacanın kendisinde, kimi zaman da biçimde gerçekleşir.
Bu konuyu detaylıca anlattığım videoyu izlemek için: youtu.be/O1cIOb6YxK0