Kitabındaki öykülerin meselesini eserinin sonunda, "Kırık dökük çocukluğumuza," diyerek belirtmiş Polat Özlüoğlu. Metinlerin bizde yarattığı hissiyatı da kitaptaki son öyküde bulunan, "Ağzımda çamur tadı," cümlesi özetliyor. Öykülerin tamamında anlatım dili nefis. Çocukların ve ebeveynlerin kırık dökük hikâyelerini okuyoruz. İstisnasız hepsi de toplumumuzda yer alan sorunları işliyor. Bazen asansör boşluğuna düşüp de hayatı kayan işçi babanın, bazen de evden gitmek zorunda kalan bir abinin hikâyesini okuyoruz. Ama her ne okursak okuyalım öykülerin hepsi etkileyici, duygu yoğunluğu yüksek olan metinler. Kitap, aldığı iki ödülü de bence sonuna kadar hak ediyor. Adettendir, en çok "Kılçık Babam" ve "Dulkuşu" adlı öyküleri sevdim.