Puan vermedi·296 syf.··
2026 6. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 00:49
İstanbul’dan yola çıkan bir hac kafilesinin yolculuk boyunca başına gelenleri anlatan bir tarih romanı, çok güzel bir eser, severek okudum,okurken çöl sıcağını, kutsal topraklara ulaşma ümidi ve gayretini hissediyorsunuz ve günümüzdeki uçak seferleri ile karşılaştırdım zaman çok değişti ama hasret aynı…Rabbim bize de o güzel yerlere gitmeyi nasip etsin inşallah
Kervanİskender Pala · Kapı Yayınları · 20214,538 okunma
7/10
·287 syf.··
Beğendi
·
2026 61. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 22:38
Merhaba arkadaşlar. İyi geceler, iyi okumalar ve mutlu bir haftasonu dilerim. Nasılsınız? Jules Verne’nin Fatih Robur kitabıyla aynı ismi taşıyan kahramanını daha evvel ‘Dünyanın Hakimi’ kitabında da görmüştük ama asıl eser yani karakterden bahseden eser bu olduğu için ne yazık ki tam olarak fark edememişiz. Kitabı da şöyle 700-800 sayfalık Jules Verne külliyatlarından zannediyorduk ama 300 sayfaya ancak yaklaşan yine ışıklar içinde başlayan bir roman çıktı karşımıza. Ancak bu ışıkların devamında bu defa bir volkanik bağlantı, bir yanardağ veya insanların başına gelen bir felaketten ziyade kendi döneminde de üst düzey çekiciliği olan Özgürlük Anıtı, Gize Piramidi ve Eyfel Kulesinin üstünde beliren siyah bayraklar dikkatimizi ilk olarak çekiyor. Bunları yapan kişi de Robur’dur. Kitap onun özelinde olduğundan söylemekten çekinmek için de bir nedenimiz yok. Diğer yandan Weldon Enstitüsü ise karşımıza çıkan bir kurum. Bunlar da oldukça ilginç bir bakış açısıyla yaşayan topluluk. Nasıl? Onların düşüncesine göre insanlık bir gün uçak veya helikopter gibi havadan daha ağır taşıtlar yerine onlardan yani havadan daha hafif taşıtlarla göklere egemen olacak düşüncesiyle yaşıyorlar. Gerçi Cesnalar 1955 yılında üretildi ama onlar bile bildiğim kadarıyla havadan ağırlar. Sonuçta uçak hala. Verne ve onun karakteri Robur’un da amacı zaten ağır hava taşıtlarının üstünlüğünü her alanda ve her anlamda kanıtlamak. Bu enstitü için devam ettiğimizde Robur ile birtakım durumlar yaşandığını, buranın başkanı ve sekreterinin de dahil olduğu bir kaçırma vakasını, bu kişilerle beraber dünyanın dört bir yanına gidildiğini de okuyoruz. Burada önemli olan ve ilgimizi çeken kısım ise Albatros isimli geminin (gemi diyoruz ama kendisi uçuyor) ortaya çıkması ve onunla yaşanılan maceralar. Enstitü
Fatih RoburJules Verne · Alfa Yayınları · 202080 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 21:59
Sizlere #engelsizokurlaokuyoruz grubumuzla okuduğumuz @authorhalle kaleminden #ölümcülkonular kitabı ile geldim . Kitabımızda ; mantarlar üzerine bir araştırma yapan ünlü Madrona Vakfı’nda Alzheimer çalışmaları yürütülen bir ekip. Sydney Denik bu başvurduğu vakıftan kabul edilmiştir. Vakıf; yaz aylarında öğrencilere düzenli olarak staj imkanı sunar. Sydney mezuniyet projesinde özel bir şey çıkaramasa bile buradaki Vakıfta bir şeyler yapabileceğini düşünür. Tamda başvuruyu yaptıktan sonra öğretmeniyle yasak ilişkisi sonucu bursu kesilir ve okuldan atılır. Aynı zamanda kabul mektubu ulaşır ve uçak bilgileri elindedir. Sydney her şeye rağmen uçağa biner ve Madrona Vakfı’na gider. . Gizemli ve karanlık olan bu vakıfta toplamda on iki öğrenci vardır. Burada hem profesörü hem de psikologu olan Wes Kincaid ile iletişimi ilginç olacaktır. İlk günlerden beri rüyasına giren bu adamdaki çekim Sydney’i her şeyi bir daha mı yaşayacağım düşüncesi ile dikkatli adım atmasına sebep olur. . Vakıfta garip olan şeyler bir süre sonra artar. Sydney bu yaşadıklarının halüsinasyon mu yoksa gerçek mi olduğunu düşünürken bulur kendini. Öyle ki ; uçakta arkadaş olduğu Amani ile kar topu oynaması, koridorda gezen hayaletler, etrafta ölü hayvanlar, görünüşleri farklı olan birçok şey. . Spoiler vermekten korktuğum için yarım bıraktığım bir yorum oluyor . Baştan sona gizemini koruyan bu kitap , +18 sahnelerine rağmen bırakmadan okutuyor. Merak durmadan artıyor, elinizden bırakamıyorsunuz bu kitabı. Gizemi öylesine harmanlamış ki son sayfalara kadar süren bir şey. . Ben severek okudum, sizlere de tavsiye ederim. ️ . Sizler okudunuz mu? Okuduysanız sevdiniz mi? . Kitaplarla ve sevgiyle kalınız . . . #heryazardanbitutam #ölümcülkonular #engelsizokurlaokuyoruz @noxyayinlari @authorhalle
Ölümcül KonularKarina Halle · Nox Yayınları · 202567 okunma
Puan vermedi·98 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
Kitap Ali Vehbi Bey'in ırak cephesinde yaşadıklarını anlatıyor asıl anlattığı kısım Irak cephesinde Graf hattıdır. Kitabın içinde genellikle teçhizat ve temel yetersizlik(su vs) hakkında bolca bilgi var. İngilizlerin oldukça üstün ekipmana sahip olması Osmanlı'nın başarısızlığının en büyük nedenlerinden birisi. Türk birlikleri ne kadar süngü taarruzu ile başarılar elde etse de İngilizlerin sürekli bombardıman ve uçak saldırıları Osmanlı ordusunu zayıflatmıştır. Dili bir nebze ağırdır.
Tarihçe-i Harb - Üçüncü AlayAli Vehbi Aykota · Türk Tarih Kurumu · 20116 okunma
7/10
·192 syf.··
2026 63. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 23:32
Kristin Hannah - Mucizeler Yağarken Kristin Hannahin okuduğum 4. kitabi ve en son Bülbülü okumustum ki bilenler bilir 10 üzerinden 9 belkide 10 puanlık bir kitapti. Spoiler içerir Mucizeler yağarken kitabini ilk okumaya basladigimda ne yalan söyleyeyim uyuz oldum, yazar kitap yazmış olmak için yazmış bunu dedim. Çünkü baş karakterimiz Joy kocasının kendisini kız kardeşiyle aldattigina tanık olmasiyla yasadigi zor dönemi atlatmaya çalışırken bir gün kiz kardeşi kapısına gelir hamile olduğunu ve evleneceklerini söyleyip davetiye verir. Gururlu kızımız kaldıramaz tabi öfkeyle kendini yollara vurur ve havalimana gider. Hazırlıksız hiç düşünmeden macera yaşamak ya da uzak kalmak artik neye sayarsaniz atlar bi uçağa.. Uçak kaza yapar kazadan yaralı kurtulur kendine geldiginde kaza mahaline gitmektense oradaki insanlardan kaçar bilmediği yollara düşer. Ha bide uçağa binerken gördüğü bi motelin broşürü onu etkiler. Bu düştüğü yollarin ucunda ne tesadufse o moteli bulur. Yine ne tuhaftır ki motelde müşteri yoktur satılıktır ve sadece baba ve oğlu yasamaktadir. Çok yakin zamanda anne ölmüştür. Çocuk depresiftir annenin hayaliyle zaman gecirir sürekli, yaşıtlarına gore egitim konusunda geri kalmıştır destege ihtiyacı vardir vs. Kızımız çocukla saglam dostluk kurar oyunlar oynar okuma ve yazmayı ogrenmesinde yardımcı olur onu destekler ama bunları yasarlarken babamız kızı umursamaz pek hatta istemez konusmaz ne yaparsa ilişki adina cocugun "hadi baba joya şu olayı anlat", "hadi baba joy da gelsin", "hadi baba joyla dans et" gibi darlamalari üzerine yapar. Joy yakınlaşmaya çalışır adam karşılık vermez ama bu surecte beni irite eden basitce yasadigi evden sehirden uzaklasabilmesi, motelin viraneligine bakinca neler yapılması gerektiğini bilmesi çünkü onunda hep hayaliyMİŞ bir
Duygu ve Düşünce
Mucizeler YağarkenKristin Hannah · Doğan Kitap · 20252,867 okunma
9/10
·350 syf.··
Beğendi
·
2026 120. kitabı
Herkese Merhaba Bugün sizlere Hakim Türkmen kaleminden Kiralık Kral kitabının yorumu ile geldim Haziran ayının sıradaki kitabı 2026 yılı basımlı 351 sayfalık bir kitap • Parasız ve dibe vurmuş olan kahramanımız Bertuğ, internetteki kiralık kral ilanına başvuruyor. Mülakattaki vizyonu ise: "Kafamdaki plan; kimseye çaktırmadan muasır medeniyetler seviyesine çıkıp sonra bir anda arayı açmak." Ve karşınızda Zigonya kralı. ​• Tahta geçer geçmez ilk kanununu ilan ediyor: "Sıradan ayrılan, döndüğünde en arkaya geçmek zorundadır." Tabii kabile halkı buna ifadesizce bakıyor; çünkü adamların derdi sıra değil, düpedüz açlık. ​• Ülke töresine göre, ölen eski kralın 80 küsur karısı artık otomatik olarak Bertuğ’un. Hayatında bir kadının elini tutmamış bu İstanbullu çocuk için tam bir şok. ​• Zigonya’nın acı gerçekleri ise tam dram: Üretim sıfır, gençler kaçıyor, altyapı yok, hazine bomboş. Halk bilime değil yaşlılara inanıyor, kadına değer verilmiyor. Üstelik tüm mallar batılı sömürgecilerden ithal ediliyor. ​• Bertuğ bu ilkel düzeni yıkmak için radikal bir sekülerleşme hamlesi başlatıyor, tek eşliliği savunuyor. Halkın yiyecek balığı yokken, batılılaşma sembolü olsun diye ülkeye Opera Binası diktiriyor. Bina havadan hurma şeklinde görünse de memlekette havadan bakacak tek bir uçak bile yok. ​• Gelenekleri zorla değiştirmeye çalışınca işler çığırından çıkıyor. Bertuğ koltuğu korumak için diktatörleşmeyi denese de isyanı bastıramıyor ve nihayetinde havlu atıyor. Getirdiği tüm batılı reformları tek tek iptal ediyor. ​• En büyük darbe ise ülkenin kimliğine vuruluyor: "Zigonya ismi silinecek, Ayebere Krallığı dünyaya ilan edilecek." ​Bertuğ sömürgeciliğin bu sinsi çarkında bir piyon mu olacak yoksa kral mı? Cevabı kitabın sonunda. Hem çok akıcı hem de acayip zekice kurgulanmış bir
Kiralık KralHakim Türkmen · Bedevi Yayınları · 202613 okunma