dünyadaki tüm silahlı kuvvetler, muhtemel bir savaş için tüfek, tank, top, uçak, gemi gibi silah ve silah sistemleri satın alıyor, personel yetiştiriyor, tatbikatlar yapıyor ve bunun için ülkelerin milli gelirlerinden önemli bir pay savunma harcamalarına gidiyor
oysa siber savaş günümüzde şu an, şu saniyede bile devam ediyor muhtemel bir savaş için böylesi hazırlıklar yapılırken, devam eden gerginlik ve savaş durumunda da şiddeti artacağı belli olan bir savaşa yani siber savaşa hazırlanmamak hiç de akıl kârı değildir.
Benim, senin unutacağımız bir şey değildir yaşamak.
Yaşamak, bir elin bir çiçeği ekerkenki cezbesi,
Yaşamak, yaz mevsiminin ağzındaki acı içinde
Yeni olgunlaşan siyah bir incir,
Böceğin gözündeki ağacın görüntüsü,
Ateş böceğinin karanlıktaki tecrübesi,
Göçmen kuşların taşıdığı bir yabancılık duygusu,
Ve yaşamak bir köprünün rüyasında dolaşan bir tren ıslığı
Daracık bir uçak penceresinden görülen bir bahçedir Yaşamak.
Yaşamak, gökyüzüne fırlatılan roketin haberi,
Ayın bir yalnızlığına dokunuş,
Ve yaşamak başka gezegende bir çiçeği koklama sanrısıdır.
Yaşamak bir tabağın yıkanmasıdır.
Yaşamak yol kenarındaki kanalda on kuruş bulmaktır.
Yaşamak aynanın kareköküdür.
Yaşamak gül üssü sonsuzluktur.
Yaşamak yerin kalbimize çarpmasıdır.
Yaşamak nefeslerin basit ve aynı geometrisidir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Leonarda da Vinci, beyaz bir kuğuya benzeyen uçak, dağlardan karları alıp kucak kucak yanan şheilerin bağrına serpsin istiyordu. Uçak icat oldu ama, düşünür olarak insan hiç ilerlemedi.”
Diyeceğim, sömürünün yerini, kontrol almıştır. Evet. Kontrol altında tutulan memleketinizdeki maden, petrol, ağaç... bilumum hammaddeler alınır, otomobil, uçak, buzdolabı ve benzeri mamullere dönüştürülür. Ve size satılır. Siz hem köle hem de müşterisiniz azizim. Zulümle abat olanların rahatını kaçıracak maddi manevi herhangi bir değer üretmenize mahal verilmez.
Cumhuriyetin o ilk 15 yılı içinde yapılanları düşününce şaşırıyor insan. Şeker, çimento, dokuma hatta uçak fabrikası yapıldı. Ama buralarda çalışacak teknisyenimiz yoktu. Rusya'ya fabrikalarda eğitim görmek için 200 kişi gönderildi.
“Taube’ Almanca ‘Güvercin’ anlamına gelen bir kelimedir. 1909 yılında tasarlanan Rumpler tek kanatlı uçak, kanatları ve kuyruğu güvercine benzeyince, Avusturyalı tasarımcı Igo Etrich tarafından Taube olarak adlandırılmıştır. Alman havacılar tarafından çok tutulan uçak, kısa sürede Alman Hava Kuvvetleri’nde yaygın olarak kullanılmaya başlanmış ve başka firmalar da benzerini üretmiştir.
Ancak Çanakkale’de çeşitli firmaların üretimi olan tek ve çift kanatlı Alman uçakları kullanılmasına karşın, hiçbir Taube görev yapmamıştır.
Elinizdeki günlüğü yazan Korgeneral Hunter Weston dahil, Çanakkale’deki İtilaf subayları, Taube olsun veya olmasın, Alman uçak tanıtma işareti taşıyan bütün uçaklara kısaca ‘Taube’ demiştir.”