Donmuş
Robin Wasserman
Bilimkurgu, Genç Yetişkin, Distopya, Transhümanizm
Soğuk Uyanış #1
Robin Wasserman'ın Donmuş adlı romanı, oldukça çarpıcı bir gelecek tasviriyle okuru karşılıyor. Nükleer felaketlerin yıktığı bir dünyada, teknoloji artık yalnızca hayatı kolaylaştıran bir unsur değil; yaşamın bizzat kendisini değiştiren, hatta ölümle bile pazarlık edebilen bir güç haline gelmiş. Bu bağlamda kitap, transhümanizm temasını genç bir kızın gözünden sorgulayan düşündürücü bir distopya sunuyor.
Ana karakterimiz Lia Kahn, geçirdiği feci trafik kazasının ardından beyni yapay bir bedene aktarılmış, artık bir "meka". Yani o artık ne tam anlamıyla insan, ne de basit bir makine. Kitap, Lia'nın bu yeni varoluşuna alışmaya çalışırken yaşadığı kimlik bunalımı, yalnızlık, dışlanma ve benlik sorgusunu oldukça içten ve zaman zaman rahatsız edici şekilde aktarıyor.
Kitabın dünyası distopik olduğu kadar teknolojik de:
Lensle internete bağlanılan bir dönem,
Uçan arabalar, gen havuzundan "seçilmiş" çocuklar,
Radyasyonla mutasyona uğramış insanlar,
Ve bu yeni çağda mekanik bedenlerde yaşamaya başlayan bir "yeni insanlık".
Bu dünyanın en güçlü yanı, insanlık kavramının sınırlarını zorlaması. Ağlamak, gülmek, dokunmak, hatta ölmek gibi insana özgü deneyimlerin kaybı Lia üzerinden o kadar iyi aktarılmış ki, bazı bölümlerde okur da onunla birlikte “Ben kimim?” sorusunu kendine soruyor.
Lia, hikâyenin başında klasik bir "popüler zengin kız": biraz şımarık, yüzeysel, dış görünüşe çok takılan biri. Kazadan sonra tüm hayatı altüst oluyor. Ne insanlar onu eskisi gibi seviyor, ne de ailesi ona gerçek bir destek sağlıyor. Zorbalığa uğruyor, yalnızlaşıyor ve kendisini kabul ettirmeye çalıştıkça daha çok dışlanıyor.
Bazı okurlar onu çok bencil ve yargılayıcı bulmuş — ki bu doğru. Lia kolay sevilen