Puan vermedi·200 syf.·
2026 399. kitabı
İnsanlar hakkında daha az meraklı, fikirler hakkında daha çok meraklı olun. Marie Curie Türkiye'de feminizmin yaygınlaşmadığı dönemde; kadınların toplumun dayattığı rollere, aile baskısına ve hor görülmeye karşı duydukları tepkiler anlatılır .İçsel İsyan kısaca sıradan kadınların günlük hayatta yok sayılan deneyimlerini ve mutsuzluklarını işleyen bir öykü kitabıdır.  Kitaba Ne Zaman Ki İçime Bir Kurt Düştü adını veren "içine kurt düşme" metaforu, kadınların yıllarca biriktirdikleri aşağılanma tiksintisinin ve bastırılmış duygularının aniden su yüzüne çıkmasını simgeler.Görünürlük ve Arayış: Yazar, arka planda kalan kadınların mutsuz ruh hallerini ve birey olma savaşlarını ön plana çıkarır... Ne Zaman Ki İçime Bir Kurt Düştü "Neden lkarus gibi olmayayım? Güneşe neden uçmayayım? Tabii uçarım. Kanatlarım erir, denize düşerim. Ama uçmuş olurum." Tülin Tankut
Edebiyat & Roman
Ne Zaman Ki İçime Bir Kurt DüştüTülin Tankut · Ayizi Kitap · 20154 okunma
La Bu Martı Bildiğin Efsane
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Martı Jonathan Livingston var ya… hani böyle küçücük kitap ama okurken insanın kafaya tokadı yediği cinsten. Jonathan bildiğin martı ama sürüye “eyvallah” demiyor. Herkes yem derdindeyken bu “ben daha hızlı, daha yükseğe uçarım” kafasında. O yüzden de dışlanıyor zaten. Ankara tabiriyle söyleyelim: Çevre yapamıyor çünkü kafa başka. Kitap diyor ki: “Herkesin gittiği yoldan gidersen varacağın yer belli.” Jonathan buna razı değil. Yalnız kalıyor mu? Kalıyor. Ama uçuyor mu? Uçuyor. Hem de öyle böyle değil. Burada yalnızlık acizlik değil, seviye atlama meselesi. Richard Bach öyle süslü laflar etmiyor, boş edebiyat da yapmıyor. Düz anlatıyor ama mesaj ağır: Kendini aşmadan rahat yok. Bu kitap motivasyon falan değil; bildiğin “silkelen” kitabı. Okuyup kapatmıyorsun, okuyup bir süre susuyorsun. Martı Jonathan Livingston özetle şu: “Herkes aynı kafadaysa, sen biraz ters olacaksın. Yoksa uçtuğunu sanarsın ama yerde sürünürsün.”
1000Kitap
Martı Jonathan LivingstonRichard Bach · Epsilon Yayınları · 201680,2bin okunma
Reklam
Overrated
3/10
·183 syf.··
2025 39. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2025 04:03
Kitabın ilk sayfası ile başlayalım: "... Kitapları: Daktiloya Çekilmiş Şiirler (1988), Metinler (1990), Kırmızı Kahverengi Defter (1993) ve Sylvia Plath'in Şairliğinin İntiharı Bağlamında Anlizi (2006). 13 Ekim 1987'de aramızdan ayrıldı." Şairin kitapları ölümünden sonra basılmıştır. 29 yaşındayken evinin penceresinden atlayıp intihar etmiştir. Bipolar bozukluğu vardı. Hayatını araştıranlar, eşi ile ilgili değişik rivayetlerle karşılaşıyorlar. Örneğin; eşinin, "Nilgün'ün şiir yazdığını bilmezdim, bir köşede pıtır pıtır bir şeyler yazardı." dediği bir iddiadır. Vatan Kitap'ta 2010 yılında yayımlanan bir röportajda yer almıştır. Fakat eşi Kaan Önal'a ulaşanlar, bu konuda bir doğrulama veya yanlışlama alamamışlardır. Nilgün Marmara, edebiyat dünyasından birçok şairle tanış ve ahbap olmasının yanı sıra yaşadığı dönemde şiirleri matbu edilmişti. Haber linki: malumatfurus.org/nilgun-marmara-... Nilgün Marmara, eşi Kağan Önal’a bıraktığı mektupta intiharından önce, daktiloya çekip dosyaladığı şiirleri isterse bastırabileceğini vasiyet etti. Önal da Marmara’nın vasiyeti üzerine dosyalanmış bu şiirleri “Daktiloya Çekilmiş Şiirler” adıyla yayımladı. Şairin kısa yaşam öyküsünü değerli bulmakla birlikte kitaptaki şiirlerini beğenmedim. Kötücül veya karamsar bir hava içinde olmaları benim için önemli değildi, çünkü öyle şiirleri de okur ve sevebilirim. Asıl konu, bu şiirlerin sanki "anlaşılmamak üzere yazılmış" gibi olmasıydı. Eski tartışma konusudur: Sanat sanat için mi, sanat halk için mi... Ben bu ikilemin belli bir tarafı olamadım hiçbir zaman. Bir yandan, "Halk cahildir; sanattan anlamaz!" diyorum; diğer yandan, "Yalnızca belli bir zümrenin anlayacağı sanattan ne çıkar!" diyorum. Evet sanat elitisttir ama belli duyguları uyandırmak için de
Şiir
Daktiloya Çekilmiş Şiirler (1977-1987)Nilgün Marmara · Everest Yayınları · 20144,779 okunma
Puan vermedi·528 syf.··
Beğendi
·
2025 62. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2025 14:04
Kimseden yardım ummam, kol kanat dilenmem,  Kendi boşluğumda, kendi göklerimde kendim uçarım; Eğilme, tutsaklık boyunduruğundan ağırdır boynuma; Düşüncesi özgür, bilgisi özgür, vicdanı özgür bir şairim.  Şiir pek sevdiğim bir tarz değil yine de çok ünlü şairimiz #tevfikfikret şiirlerini okumaya karar verdim.  Aya yayacağım, bu yorum için 100 sayfa okudum ve gün gün okuyacağım. 
Rübâb-ı Şikeste - Kırık SazTevfik Fikret · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024854 okunma
Bittiği için üzülmüyorum yaşandığı için mutluyumm
8/10
Selamm, bir serinin daha sonuna geldim. Biliyorsunuz ki ben seri biter son kitapta tüm seri hakkında yorum yaparım bu da öyle olacak hazırsanız başlıyorumm Fantastik seven biri olarak bu kitaba BAYILDIMM ve bittiği için içim buruk bi tık ama yinede üzülmemeye çalışıyorum çünkü bu kitabı okuyabilmiş olmaktan dolayı çok mutluyumm Seri yazım dili olsun, konusu, karakterleri, her karakterin ağzından az çok bir şeyler anlatılmış olması her şeyiyle çoook güzeldi. İlk 3 kitap da müthişti ama bu son kitap ayrı güzeldi öğrendiğime göre birkaç yıl ara verilmiş ondan sonra yayınlanmış bu son kitap ondan kaynaklı daha gelişmiş daha iyi olma ihtimali var. Anabella... Kesinlikle bende hayranlık uyandıran kadın karakterlerden birisin artık. İlk başlarda tam bir watty kızı gibi olsanda sonlarda (özellikle son kitapta. Son kitabın ne kadar iyi olduğunu her defasında söyleyebilirim) müthiş güçlü ve bu güçlerin farkında bir kadın oldun. Gelişimini seninle birlikte takip ettim resmen gözümün önünde geliştin ve bu çoğu kitabın aksine birden olan değilde zamanla olan bir şeydi bu yüzden çok mutluyum favori kadın karakterlerimden birisin artık Jay... Allah aşkına ben bu karaktere ne diyim kii okurken beni yerlerden yerlere vurdu resmen aşık etmenin de ötesine geçtim onun Belle takıntı olacak kadar sevmesi gibi sevdim onu diyebilirim (tamam bu biraz ağır oldu kimse Jay kadar olamaz) tek bir şey, tek bir şey hariç hiçbir kusurunu göremedim beni kendinden uzaklaştırmadı, itici gelmedi. O şeyde SPOİ PARANTEZ İÇİNİ ATLAYIN (((Belle ile eskiden, çocukluktan beri tanışıp hem kendisi hem onun ilk aşkı olmana rağmen gidip ondan sonra sırf anabellayı unutmak için o kızla birlikte olman ah işte o beni kesinlikle delirtti unutma kardeşim? Ne bu erkek karakterlerdeki unutma sevgisi. Bırak kalbinde
1000Kitap
LiderM. Rise · Ephesus Yayınları · 2024336 okunma
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2025 23:59
#okurgezer #kitapokuyorum #Kitapyorum #agotakristoff ÖNEMİ YOK AGOTA KRISTOF Yazarın okuduğum dördüncü kitabı. Sen ne acılar çekmişsin ki kalemin lav olmuş Agota.. Yazarımız henüz küçücük bir çocukken ülkesi Macaristan'dan kaçarak İsviçre'ye sığınmış. Kitaplarında özellikle çocukların savaştan nasıl etkilendiklerini, yalnızlık terk ediliş duygularını, savaşın yarattığı acıları kanata kanata içimize sokuyor. O kadar canı yanmış ki okuyanın da canı yansın istiyor. Önemi Yok minik minik öykülerle dolu. Diğer üçlemenin geçtiği aynı kasabada aynı sokaklarda geçiyor, bu minicik öyküler. “ Hayır, ben ölürsem yıldızlara uçarım.” “ Kuşlar bile ölünce düşer ve senin kanatların bile yok.” Şiir tadında...
Önemi YokAgota Kristof · Can Yayınları · 20231,554 okunma
Reklam
Reklam