Herkese merhabalar
Harikulâde bir eser ile buradayım. Diyarbekirli Mehmet Sait Paşa'dan "İnsana Tutulan Ayna" Tapsıratü'l İnsan diyeceğim.
Yazarımız ile bir giriş yapalım istiyorum
Diyarbekirli Mehmet Sait Paşa, bilgi yüklü bir hazinedir. Kendisi divan edebiyat'ına sahip bir ailenin içinden kopup gelen , kendini dil , eğitim, din ve birçok mertebelerde geliştiren önemli kişilerdendir. Kaleminin gücüyle ve kendi çabalarıyla devlet rütbesinde çok güzel makamlarda bulunan ve bu makamlarda başarı sağlayan önemli zatlardandır. Mehmet Sait Paşa bazı kaynaklarda çok kısa bilgilerin dışında tekmil bir biyografisi olmayan tam bir Osmanlı aydınıdır. Bu önemli eksik Harvard Üniversitesi tarafından yayınlanan Bedri Mermutlu'nun çalışması ile ortadan kalkmıştır. 1832 ve 1891 senelerine vurgu yapmak istiyorum. Bu seneler yazarımızın doğum ve ölüm tarihleridir, bu tarihler arasında kendi çabaları ve gayretiyle çok iyi derecede dört dil bilen değerli bir şahsiyettir.
Eserimiz ; ahlak ve erdemler üzerine yoğrulan bir eserdir. Yazarımız burada insanda bulunan her bir sıfatı ve vasıfı kişiselleştirerek kaleme almış ve bizlere sunmuştur. Eserimiz dört bölümden oluşur. Takdim ,Diyarbakırlı Sait Paşa ve eserleri hakkında bilgi, İnsana tutulan ayna ve açıklamalar bölümdür. Eser birçok kelime dağarcığı ile harmanlanmış ve anlamları ile beraber okuyucuya sunulmuştur. Bu yönü ile geniş bir hazinedir. Tabii ki alabilene
İnsanda bulunan sıfatlar ve vasıflar eser içinde şu sekilde sıralanmıştır. Akıl, nefs, tevfik, şehvet, cehalet, aşk, güzellik, ırz, namus, vicdan, edep, gayret, haya, hicâp, gençlik, haset, işret, adâvet, kibir, ucb, basîret, intibah, tevâzu, pişmanlık, rifk, mülâyemet, istihzå, adalet, heves, gazap, iştiyâk, hırs, irtikåp, hûlya, uzun emel, tevbe... gibi