Üşütmeyin insanları.. Lütfen..
Seni severken içim geçmiş.Sızıp kalmışım.Üstümü örten de olmamış,üşümüşüm.Uyandığımda yüreğim tutulmuş.Kıpırdatamıyorum hiçbir yere.
Sayfa 109·Kitabı okudu
“Nurşan,” dedi canından koparcasına. “Hım?” “Hım?” diye taklit etti beni. “İçim gidiyordu bana her hım dediğinde.”
Sayfa 308·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“İçim şimdi çok sessiz ve ıssız; evde herkesin çekip gittiği, ağrılarınla bir başına kaldığın ve düşüncelerinin metalik tıkırtılarını netlikle duyabildiğin anlardaki gibi.”
Çocuk olsam yeniden.. Bir tek düştüğüm için acısa içim ve kalbim; çok koştuğum için çarpsa sadece...
"Annem öldüğünde daha on altı yaşındaydım. Bir yıl sonra eski malikanemize taşındım. Oraya çekidüzen vermek için elimdeki azıcık parayı kullanmaya çalıştım. Burguluçivi hala oradaydı tabii, ama başka şeyler de vardı. Kimi zaman karanlıkta gizlice dolaşan şekiller görüyordum. Derken bir gün saklanmaktan vazgeçtiler. Babamın kitabının bende olduğunu sanıyorlardı. İkide bir çimdik ve yumruk atarak, kitabı onlara vermem için diretiyorlardı. Oysa kitap bende değildi. Babam asla onu asla bırakacak tipte biri değildi." Jared konuşmaya yeltendi, ama anılarına dalmış olan teyzenin onu farketmesi olanaksızdı. "Bir gece cinler bana bir meyve getirdiler. Üzüm tanesi büyüklüğünde ve gül kadar kırmızı bir şey. Bir daha beni incitmeyeceklerine söz verdiler. Ben de o ahmak kafamla, meyveyi aldım ve kaderime kötü damgayı vurdum." Jared Pamuk Prenses ile elmaları düşünerek, "Zehirli miydi yoksa?" diye sordu. Yaşlı kadın garip bir tebessümle, "Bir bakıma öyle," dedi. "Hayalini kurduğum her türlü yiyecekten güzel bir tadı vardı. Ancak çiçeklerde olabilecek bir tattı bu. İnsanın adını pek koyamadığı bir şarkının hoşluğuna benzer bir tat... Onu yedikten sonra normal insan besinleri talaş ve kül gibi gelmeye başladı. Açlıktan ölecek olsam bile, içim kaldırmıyordu onları."
Sayfa 34 - Doğan Egmont Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Huzursuzluktan, yürek çarpıntısından, sevgisizlikten, sevgisizlikten yıkılıp gidecek bir gün; bir su kıyısına düşecek yüzüstü, içim yanıyor, sevgisizlikten, sevgisizlikten, en çok bundan ölecek, çünkü söyledi bana: “Bu düzenin verdiği her nimetten nefret ediyorum.” dedi.
Sayfa 71 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat