Yekpâre - Kavli Garib Çoban
İnsanın kendiyle hasbihalidir bayram.
Masumiyet, hiç günah işlememek değildir.
Zaman, acıma bilmez çarklarını, her gün bir şeyleri silip götürerek durmadan döndürmüştür.
Bir şeyler unutulmuştur, kaçıp gitmiştir, yok olmuştur.
Menzili bildikten sonra yürümek daima kolaydır.
Gaddarlıkla merhametin ortaklığıdır bu.
Ne nefsine karşı iradeli, ne de vaktinde, dünyalık putlarından kaçacak kadar vazgeçecek gücü olmadı insanın
Evet, belki namuslu bir insansın, ama namuslu bir insanım diye övünülür mü hiç?..
Herkes namuslu olmak zorunda değil midir?..
Sanki alevden bir dille konuşuyordu.
Aşk İbrahim'in atıldığı ocağa benzer.
Dışarıdan kavurucu gibi görünen ateş içeride bir gül bahçesi olur.
Ne kadar yakınınız olursa olsun, bir başkasının içinden geçenler daima meçhul kalacaktır.
Karşılıksız sevgiyle beraber düşünülürse, batmakta olan bir gemiden yükselen son dua gibidir.
Ne nefsine karşı iradeli, ne de vaktinde, dünyalık putlarından kaçacak kadar vazgeçecek gücü olmadı insanın
Yazacak dertler çok ama, hele dursun bir kuşun kanadında!..
Bi çay içelim.
Her şeyden önce, asla kendini kandırma!..
Bir kez kendi yalanlarına inanmaya başladığında, gerçeği görme yeteneğini kaybedersin.
Ve çok yabancı bir şey gibi sevinçlerimiz.
Bütün varlık orada, Allah'a doğru giden bu geniş hıçkırıktadır.
Ne nefsine karşı iradeli, ne de vaktinde, dünyalık putlarından kaçacak kadar vazgeçecek gücü olmadı insanın
Zaman, belki de böylece çekilir olmaktadır. Ama insan, gene de eskir.
Geçmiş ders verir.
Ama orada yaşamak insanı tüketir.