MUHTEŞEM BİR ROMAN
Puan vermedi·264 syf.··
2025 1. kitabı
2023 Nobel edebiyat ödünün sahibi Han Kank’ın romanı yaz sıcağında cehennem ateşinde kalmışcasına yanan Gyongha’nın ızdıraplarını anlatarak başlıyor. Ben de kitabın sayfalarını çevirdikçe ocağın ilk günlerinde yandığımı, kavrulduğumu hissetim. Bu bölümde Gyongha’nın hayatından kesik kesik bölümler bir film fragmanı gibi gözümüzün önünden geçiyor. Etkisi altında kaldığı ve yeni kitabının konusu oluşturan olaylar yüzünden ağır bir depresyonun pençesine kıvranan ve bu yüzden eşinden ve çocuğundan uzaklaşan bir kanı okurken içim sızladı, “neden” sorusu hızla sayfaları çevirmemin müsebbibi oldu. İşte burada Gyongha’nın en yakın arkadaşı İnson’dan gelen mesajla romanın diğer önemli karakteri ile tanışıyoruz. İnson, bir fotoğraf sanatçısı aynı zamanda bu yeteneğini o çoğrafyanın geçmişi ile yüzleşmesini sağlayan iyi bir belgeselci. İnson annesinin rahatsızlanmasıyla onun yanına gidrek hem ona bakar hem de orada küçük bir atölyede marangozluk yapar. Bir gün atölyesine bir kütüğü keserken iki parmağını keser, başta sadece derin bir kesik olduğunu sanmış ama iş eldivenini çıkardığında parmaklarının ikisinin eldivenin içinde kaldığını görmüş ve o anda fışkırmaya başlayan kanı durdurmaya çalışması gerektiğini düşünmesinden sonrasını hatırlamıyor, kan kaybından ölmek üzere iken tesadüf eseri onu ziyarete gelen bir komşusu ve oğlu tarafından kurtarılır ve kopan iki parmağı ile hastaneye kaldırılır. Kopan parmakların yerine dikilmesinden sonra, hasta bakıcı kadın sinirlerin ölmemesi için üç dakika arayla bu parmaklara iğne batırıyor, böylelikle kan akışı sağlanıyor ki parmaklar çürüyüp düşmesin. Bunun için birkaç hafta daha hastanede kalması gerekiyor. Ama İnson onca acıya katlanırken tek düşüncesi yalnızca kafesine iki gün yetecek kadar yem ve su bıraktığı kuşunda. Arkadaşını kuşuna
Edebiyat
Veda EtmiyorumHan Kang · April Yayıncılık · 20242,236 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2024 34. kitabı
"O kış bu adada otuzbin kişinin, ertesi yaz ise karada ikiyüzbin kişinin katledilmesi tesadüfler zinciri değil. Bu adada yaşayan üçyüzbin insanın tamamını öldürmek gerekse bile komünistleşmenin engellenmesi için verilen, Amerikan Ordu Komutanlığı'nın emri vardı, bu emri gerçekleştirmeye hevesli kin dolu aşırı sağcı Kuzeyli gençler haftalık eğitimin ardından polis ve asker üniforması giyerek adaya geldiler, sahil kapatıldı, basın kontrol edildi, yeni doğmuş bir bebeğin kafasına silah doğrultmanın çılgınlığına izin verildi.. "kitap anne figürü dahil üç kadın üzerinden belgeler fotoğraflarla travmalarının ortaya çıkışının izini sürüyor. Halisünasyonlarla gerçekliğin içiçe geçtiği soğuğun karın çamurun bu kadar güzel betimlendiği. Karla aram hiç bir zaman iyi olmadı bu kitabı okuduktan sonra yok artık diyorum kış ve kar mümkünse uzak durun benden . Kasvet istiyorsanız okuyun. Her ne kadar bir dönemin gerçekliğini anlatsa da
Veda EtmiyorumHan Kang · April Yayıncılık · 20242,236 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Veba Geceleri
1/10
·544 syf.··
2024 202. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2024 19:20
Şimdi elimde Orhan Pamuk’un Veba Geceleri var. Açık konuşmak gerekirse yarı-sıkıcı bir kitap. Ama yarısındayım ve diyebilirim ki okunuyor. (300.sayfa) Ama nerede o Beyaz Kale, Kara Kitap, Yeni Hayat. Hatta onlardan da geçtim Benim Adım Kırmızı ve Kar ya da Sessiz Ev. Hepsinin gerisinde kalmış. Yine de Masumiyet Müzesi’nden kesinlikle daha iyi. Onu okuyamadım sabrım el vermedi. Ben onun oldukça sıkı bir hayranıyım ama Nobel ödülünden sonra bütün yazarlarda görülen o düşüşü o da yaşadı. Ve benim inanamadığım ilk baskının 300.000 olması. Evet, yanlış okumadınız 30.000 değil. TAM üçyüzbin basmışlar
1000Kitap
Veba GeceleriOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20218,7bin okunma
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2023 41. kitabı
Yazı, icat edildikten sonra insanlar düşüncelerini yazıya dökmüşler, nice eserler yazmışlardır. Günümüze kadar her dilde, sayısız, küçük, büyük kitaplar yazılmıştır ki kendini okuyacak okuyucuları beklemektedir. Borges, ’’Dünyada okunmayı bekleyen o kadar çok iyi kitap var ki’’  diyor. Öyleyse hangi kitaptan okumaya başlamalıyız? İnsanlar yazının icadından önce de, sonra da evrene bakıp onu anlamaya çalışmışlar, onu okumaya gayret etmişlerdir. Dünyada kâinat kitabından daha güzel, daha anlamlı bir kitap var mı ki, ondan başlayalım? Yok, öyleyse ilk önce, kâinat kitabını okumaktan başlamalıyız.             Kâinat adı verilen bu kitap; kader kalemiyle zamanın yaprakları üzerine yazılmış ve kudret eliyle yapılmıştır. İçindeki harika sanatlarla büyük bir kitap olarak okuyucuya sunulmuştur. *kader kalemiyle yazılan bu kitab-ı kainatın (SÖZLER,10.Söz) *kâinatın sayfalarında ve zamanların yapraklarında kalem-i kudretle yazılan âyât-ı tekviniyeyi (SÖZLER,12.Söz) *kitab-ı kainattaki intizamat-ı san’atı (SÖZLER,13.Söz) *o san’at bir kitap suretinde tezahür edip, kâinatı bir kitab-ı kebir hükmüne getirdiğinden, (MEKTUBAT,20.Mektup)             Kâinat kitabının içindekilerini doğru okumak, manalarını anlamak ve yaratılış delillerini iyi tefsir etmek gerekir ki o kitabın yazılma sebebi anlaşılsın. *kitab-ı kebirin manalarını ve ayat-ı tekviniyesinin hikmetlerini tefsir edecek (ŞUALAR,15.Şua)          Bu büyük kitap; bildiğiniz kitaplara benzemez. Evrende bulunan her şey o kitabın hikmetli küçük kitapçıklarıdır. Bu büyük kitabın bir harfi yüz kelime kadar, bir kelimesi yüz satır kadar ve bir satırı bin bölüm kadar ve bir bölümü de binlerce küçük kitap kadar anlamlar taşır. *Hem bütün kâinatı envâıyla beraber bir kitab-ı kebîr-i hikmet ve öyle bir kitap ki, her harfi yüz kelime, her
Lem'alarBediüzzaman Said Nursî · Söz Basım Yayın · 20205,7bin okunma