7/10
·320 syf.··
2026 104. kitabı
Kitap 2000'li yılların başlarındaki Gazze işgallerini ve son olarak da Mavi Marmara olayını konu ediniyor. Aslında söylenecek çok fazla söz yok nedim ki! Bunlar bu Yahudiler lanetli kavim bunlar her gittikleri yerde sorun oldular. Bunlar yüzünden Hz. Musa (a.s) 50 sene çöller de yersiz yurtsuz dolandı, bunlara Arjantin de toprak verildi gitmediler. Bunların işi gücü Arz-ı Mev'ud ekonomik güçleri yerinde olduğu için parayı yönettikleri için herşey kendi istedikleri gibi olsun istiyorlar. Filistinde barışçıl yolla iki devletli çözüme yanaşmadıkları gibi kadın, çocuk, yaşlı demeden insanları katlediyorlar. Gazze'yi adeta bir otopark gibi dümdüz yaptılar. Büyük ihtimalle 3. Dünya Savaşıda sanıyorum ki Filistinden başlayacak. Sultan 2. Abdülhamid Han'ın söylediği şu sözü hiç unutmuyorum    "Osmanlı eğer Filistin'den çekilirse orada kıyamete kadar kan durmayacaktır."
Bu Kez Çok İleri GittikNorman G. Finkelstein · Tuti Kitap · 201428 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2018 75. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2018 00:00
@okumacemberiolusturalim etkinliğimin biten ikinci kitabı: kendi kendini yetiştiren, 13 yaşında hayata atılan, öğretmenlik, gazetecilik yaparak hayatını yazıları ile kazanıp yazılarına adayan #peyamisafa dan #fatihharbiye oldu. @otukenyayinlari tarafından yapılan girişte, kitap, yazarın olgunluk çağının meyvesi olarak tanımlanıyor. Konusuna kısaca değinmek istiyorum. Konservatuvarın alaturka kısmında ud eğitimi alan Neriman, Doğu kültürünü sevip benimseyen babası Faiz Bey, Konservatuvarda kemençe eğitimi alan Şinasi ve Neriman'ın okulda tanıştığı Macit karakterleri arasında geçiyor konu. Doğu - Batı kültürlerinin birbiriyle çatışması, özendirmesi, farklı hayat yaşama isteği uyandırması çok güzel işlenmiş. Okumaya başladığımda epey zorlandım ama diline, daha doğrusu kullanılan eski kelimelere alıştıktan sonra su gibi akıp gitti. Bir diğer kitabı olan Yalnızız'ı okuma listeme aldım bile. Keyifli okumalarınız daim olsun...
Fatih HarbiyePeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202057,2bin okunma
Reklam
10/10
·520 syf.··
2026 5. kitabı
·
168 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 21:45
İsm-i A'zam'ın hakkına ve Kur'an-ı Mu'cizü'l-Beyan'ın hürmetine ve Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın şerefine, bu Mektubat'ı bastıranları ve mübarek yardımcılarını ve Risale-i Nur talebelerini Cennetü'l-Firdevs'te saadet-i ebediyeye mazhar eyle. Âmîn... Ve hizmet-i imaniye ve Kur'aniyede daima muvaffak eyle. Âmîn... Ve defter-i hasenatlarına Mektubat Mecmuasının herbir harfine mukabil bin hasene yazdır. Âmîn... Ve Nurların neşrinde sebat ve devam ve ihlas ihsan eyle. Âmîn. Yâ Erhamerrâhimîn!.. Umum Risale-i Nur şakirdlerini iki cihanda mes'ud eyle. Âmîn... İnsî ve cinnî şeytanların şerlerinden muhafaza eyle. Âmîn... Ve bu âciz ve bîçare Said'in kusuratını affeyle. Âmîn... Umum Nur Şakirdleri namına Said Nursî Mektubat - 524
MektubatBediüzzaman Said Nursî · Envar Neşriyat · 19964,469 okunma
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
Üzdü bizi Bedia Bazı kitaplarda spoiler vermemek gerçekten zor Aile terbiyesi ile büyümüş, babası ve abisinin göz bebeği Bedia. Babasının müziğe ve çalgı aletlerine olan ilgisi küçük yaşta Bedia’nın da özellikle udu sevmesinde çok etkili oluyor. Birçok çalgı aletine yeteneği ve ilgisi olan Bedia’nın sonunda tek aşkı ud oluyor. Belli bir yaşa geldikten sonra da artık evlilik yoluna girmek zorunda kalan Bedia için, babasının kaybıyla birlikte artık gerçek hayat ve zorluklar başlıyor. Yaşadığı onca hadiseden sonra uduna sarılmayı bırakmayıp tek başına, dimdik ayakta duruyor. Eserde yer yer çalgı aletleriyle alakalı tarihçeye yer veren eserimiz zaman zaman bizi meraka sokuyor. Bir kadının kendi ayakları üstünde durabilmesi için birkaç yolun göründüğü, Bedia’nın en güzel yolu seçtiği bu hikayede, en yakın sırdaşı, dostu, abisinden sonra udu oluyor. Müthiş bir direniş ve ayakta kalma öyküsünü sunan bu kitabı gerçekten bu kadar güzel ve hüzünlü beklemiyordum. Okumayanlar daha fazla zaman kaybetmesin.
Duygu ve Düşünce
UdiFatma Aliye Hanım · İş Bankası Kültür Yayınları · 20222,197 okunma
İffet, Emek ve Dingin Bir Hasret
9/10
·128 syf.··
2026 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 17:37
İlk kadın romancımız olan Fatma Aliye Hanım’ın Türk edebiyatındaki feminizm kimliği, Ûdî romanındaki Bedia karakteri üzerinden şekillenen vakar sahibi kadın portresiyle belirginleşir. Bedia; kaderin cilvesiyle başına ne gelirse gelsin bunu kabul eden, sorumluluk üstlenmekten çekinmeyen, izzetinefis sahibi ve asla söylenmeyen bir irade timsalidir. Günümüzdeki feminizm algısı ekseriyetle kadını metalaştıran, namus kavramını reddeden veya vicdanlarını teskin için tanımını değiştiren, her fırsatta erkeği aşağılayan; aileye, erkeğe ve çocuğa mesafeli bir tutum sergileyip ebedî hürriyet ve adem-i mesuliyet peşinde harap ederken, Bedia bu anlayışın tam karşısında bir kutup yıldızı gibi durur. O, ne bir erkek düşmanıdır ne de sürekli "ataerkil zihniyet" diyerek serzenişte bulunan bir kimsedir; aksine çok daha kolay ve çok daha fazla kazanabileceği yollar varken namusundan feragat etmeyen, izzetinefsini her şeyin üzerinde tutan bir kadındır. Hayal, uğraş ve emek sahibi olan Bedia; saygılı bir evlat, minnettar bir kız kardeş, sadık ve âşık bir zevce olarak toplumsal rollerini erdemle harmanlar. Zaten Ahmet Cevdet Paşa gibi müthiş bir şahsiyetin kızından da elbette bunu beklerdik. Keşke okurlar batıdaki feminizmi kopyalamak yerine İsmail Gaspıralı’ya, kızı Şefika Gaspıralı’ya, Fatma Aliye hanıma bir baksalar ve bugünkü feminizmin toplumumuzu nasıl zehirlediğini görseler. Elimden gelde Nisvan-ı İslam’ı okumayı, Şefika Gaspıralı’yı tanımayı tüm femist düşünürlere dayatırdım… Kaçımız,Dünya'da ilk kadın Hakları savunucusunun, Büyük Türk-İslam birliği savunucusu, “usul-ü cedit” mekteplerinin ve şiarının kurucusu İsmail Gaspıralı’nın kızı ve Yusuf Akçura'nın yeğeni olan “Şefika Gaspıralı” olduğundan haberdarız? Biz onları tanımıyor, onların batı feminizmi hakkındaki olumsuz
Feminizm
UdiFatma Aliye Hanım · Kırmızı Kedi · 20222,197 okunma
Udi (Fatma Aliye)
Puan vermedi·112 syf.··
2026 6. kitabı
Fatma Aliye’den okuduğum ilk kitap. Nedendir bilmem ama Udi, duygusunu bana geçiremedi. Yazarın anlatımından mı yoksa konudan mı anlayamadım. Sanırım “bir kadının ayakta kalma mücadelesi” denildiği için çok daha zorlu bir çabalama bekledim. Oysa Bedia; hâli vakti yerinde bir ailede büyüyen, çocukluğundan itibaren müziğe ilgi duyup çeşitli müzik aletlerini çalmayı öğrenen ve sonunda en sevdiğinin ud olduğuna karar verip kendini uda adayan bir kız. Evlenip eşinin onu aldattığını öğrenene kadar hayatı toz pembe. “Tamam, mücadele şimdi başlıyor.” diye düşündüm. Hayır… Bilmezden gelip yaşamayı denedi ama kocası kendi ağzıyla itiraf edince abisine gitti. “Tamam, şimdi mücadele başlıyor.” dedim ama yine hayır. Abisinin sağladığı imkânlarla yaşadı. Kocasının ölüm haberinden sonra, moral için yine abisinin imkânıyla İstanbul’a geziye yollandı. İstanbul’da ud dersleri aldı. Tamamen zevk aldığı şeyi yaptı ve udunu geliştirdi. Abisi sayesinde dersler aldı. “Hani Bedia, ayaklarının üstünde ne zaman duracaksın?” diye düşündüm açıkçası. Neyse, abisi de bu esnada sizlere ömür. Bedia; bir uşak ve abisinin kızıyla kalakaldı. “Ah,” dedim, “işte şimdi başlıyor.” ama yine hayır. Bedia hazırda ne varsa sattı. Aslında çalışmamak için sonuna kadar direndi ama en nihayetinde olay açlık seviyesine gelince seçkin ailelerin çocuklarına ud dersleri vermeye başladı. Sevdiği şey ona kazanç sağladı. Ev alacak para biriktirdi. Yani demem o ki, Bedia’nın hikâyesinde çok büyük çile çekme, sıkıntı çekme, çalışıp yıpranma yok. Ya da yazar o hissiyatı yansıtamadı. Keşke Bedia, en başından babasından kalan paraları kocasına yedirmeseydi; o konuda mücadele etse, adamı yaşarken süründürse, çalışarak bir servet edinseydi. Ama güzel olan kısım gururuydu. Kocasını terk edince geri dönmedi, affetmedi. O netliği
UdiFatma Aliye Hanım · İş Bankası Kültür Yayınları · 20222,197 okunma
Reklam
Reklam