Puan vermedi
Bir garip beste, bir garip hikâyeyle birleşirse ne olur? Ortaya muazzam bir eser çıkar. Hayat bir sestir ve o sesten sayamayacağımız kadar çok melodi doğar. Düşünsenize, toplamda kaç nota vardır ki? Ama o birkaç notadan binlerce şarkı ortaya çıkar. Biraz düşünmek ve kendinizi farklı açılardan sorgulamak isterseniz, bu roman tam size göre. Yazarı çok seviyorum. Dili, üslubu ve olaylara bakış açısı o kadar doyurucu ki onu okumayan çok şey kaçırır. Edebiyatta üçüncü şahıs anlatımı oldukça sık kullanılır. Yazar da bu anlatım biçimini ustalıkla kullanarak anlatmak istediklerini okura daha geniş bir perspektiften ve daha etkili bir şekilde aktarmış. “Tanrı müziği yarattı ve sustu…” Bir baba-oğul hikâyesinden yola çıkan roman, 1930’lardan 1960’lı yıllara uzanan bir zaman diliminde, musiki evreni eşliğinde masallar ve efsanelerle örülü büyülü bir yolculuğa çıkarıyor okurunu. Efsunlu bu hikâyenin içinde Nubar ile ud sanatının inceliklerini keşfederken, Tahir’in gelişimine de tanıklık ediyorsunuz. Kötü bir annenin nelere sebep olabileceğini görürken, aşkın o muhteşem senfonisinin ud sanatına karıştığında nasıl bir büyü yarattığını sayfalar ilerledikçe daha iyi anlıyorsunuz. Çok, çok, çok iyi bir kitaptı. Okursanız asla pişman olmayacağınız kitaplardan biri. Birçok yerde notlar aldım; onları da ayrıca paylaşacağım.
Avucumda Rüzgar Varİsmail Güzelsoy · Doğan Kitap · 2022161 okunma
7/10
·320 syf.··
2026 104. kitabı
Kitap 2000'li yılların başlarındaki Gazze işgallerini ve son olarak da Mavi Marmara olayını konu ediniyor. Aslında söylenecek çok fazla söz yok nedim ki! Bunlar bu Yahudiler lanetli kavim bunlar her gittikleri yerde sorun oldular. Bunlar yüzünden Hz. Musa (a.s) 50 sene çöller de yersiz yurtsuz dolandı, bunlara Arjantin de toprak verildi gitmediler. Bunların işi gücü Arz-ı Mev'ud ekonomik güçleri yerinde olduğu için parayı yönettikleri için herşey kendi istedikleri gibi olsun istiyorlar. Filistinde barışçıl yolla iki devletli çözüme yanaşmadıkları gibi kadın, çocuk, yaşlı demeden insanları katlediyorlar. Gazze'yi adeta bir otopark gibi dümdüz yaptılar. Büyük ihtimalle 3. Dünya Savaşıda sanıyorum ki Filistinden başlayacak. Sultan 2. Abdülhamid Han'ın söylediği şu sözü hiç unutmuyorum    "Osmanlı eğer Filistin'den çekilirse orada kıyamete kadar kan durmayacaktır."
Bu Kez Çok İleri GittikNorman G. Finkelstein · Tuti Kitap · 201428 okunma
Reklam
Puan vermedi·128 syf.··
2018 75. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2018 00:00
@okumacemberiolusturalim etkinliğimin biten ikinci kitabı: kendi kendini yetiştiren, 13 yaşında hayata atılan, öğretmenlik, gazetecilik yaparak hayatını yazıları ile kazanıp yazılarına adayan #peyamisafa dan #fatihharbiye oldu. @otukenyayinlari tarafından yapılan girişte, kitap, yazarın olgunluk çağının meyvesi olarak tanımlanıyor. Konusuna kısaca değinmek istiyorum. Konservatuvarın alaturka kısmında ud eğitimi alan Neriman, Doğu kültürünü sevip benimseyen babası Faiz Bey, Konservatuvarda kemençe eğitimi alan Şinasi ve Neriman'ın okulda tanıştığı Macit karakterleri arasında geçiyor konu. Doğu - Batı kültürlerinin birbiriyle çatışması, özendirmesi, farklı hayat yaşama isteği uyandırması çok güzel işlenmiş. Okumaya başladığımda epey zorlandım ama diline, daha doğrusu kullanılan eski kelimelere alıştıktan sonra su gibi akıp gitti. Bir diğer kitabı olan Yalnızız'ı okuma listeme aldım bile. Keyifli okumalarınız daim olsun...
Fatih HarbiyePeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202057,2bin okunma
10/10
·520 syf.··
2026 5. kitabı
·
168 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 21:45
İsm-i A'zam'ın hakkına ve Kur'an-ı Mu'cizü'l-Beyan'ın hürmetine ve Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın şerefine, bu Mektubat'ı bastıranları ve mübarek yardımcılarını ve Risale-i Nur talebelerini Cennetü'l-Firdevs'te saadet-i ebediyeye mazhar eyle. Âmîn... Ve hizmet-i imaniye ve Kur'aniyede daima muvaffak eyle. Âmîn... Ve defter-i hasenatlarına Mektubat Mecmuasının herbir harfine mukabil bin hasene yazdır. Âmîn... Ve Nurların neşrinde sebat ve devam ve ihlas ihsan eyle. Âmîn. Yâ Erhamerrâhimîn!.. Umum Risale-i Nur şakirdlerini iki cihanda mes'ud eyle. Âmîn... İnsî ve cinnî şeytanların şerlerinden muhafaza eyle. Âmîn... Ve bu âciz ve bîçare Said'in kusuratını affeyle. Âmîn... Umum Nur Şakirdleri namına Said Nursî Mektubat - 524
MektubatBediüzzaman Said Nursî · Envar Neşriyat · 19964,470 okunma
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
Üzdü bizi Bedia Bazı kitaplarda spoiler vermemek gerçekten zor Aile terbiyesi ile büyümüş, babası ve abisinin göz bebeği Bedia. Babasının müziğe ve çalgı aletlerine olan ilgisi küçük yaşta Bedia’nın da özellikle udu sevmesinde çok etkili oluyor. Birçok çalgı aletine yeteneği ve ilgisi olan Bedia’nın sonunda tek aşkı ud oluyor. Belli bir yaşa geldikten sonra da artık evlilik yoluna girmek zorunda kalan Bedia için, babasının kaybıyla birlikte artık gerçek hayat ve zorluklar başlıyor. Yaşadığı onca hadiseden sonra uduna sarılmayı bırakmayıp tek başına, dimdik ayakta duruyor. Eserde yer yer çalgı aletleriyle alakalı tarihçeye yer veren eserimiz zaman zaman bizi meraka sokuyor. Bir kadının kendi ayakları üstünde durabilmesi için birkaç yolun göründüğü, Bedia’nın en güzel yolu seçtiği bu hikayede, en yakın sırdaşı, dostu, abisinden sonra udu oluyor. Müthiş bir direniş ve ayakta kalma öyküsünü sunan bu kitabı gerçekten bu kadar güzel ve hüzünlü beklemiyordum. Okumayanlar daha fazla zaman kaybetmesin.
Duygu ve Düşünce
UdiFatma Aliye Hanım · İş Bankası Kültür Yayınları · 20222,196 okunma
İffet, Emek ve Dingin Bir Hasret
9/10
·128 syf.··
2026 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 17:37
İlk kadın romancımız olan Fatma Aliye Hanım’ın Türk edebiyatındaki feminizm kimliği, Ûdî romanındaki Bedia karakteri üzerinden şekillenen vakar sahibi kadın portresiyle belirginleşir. Bedia; kaderin cilvesiyle başına ne gelirse gelsin bunu kabul eden, sorumluluk üstlenmekten çekinmeyen, izzetinefis sahibi ve asla söylenmeyen bir irade timsalidir. Günümüzdeki feminizm algısı ekseriyetle kadını metalaştıran, namus kavramını reddeden veya vicdanlarını teskin için tanımını değiştiren, her fırsatta erkeği aşağılayan; aileye, erkeğe ve çocuğa mesafeli bir tutum sergileyip ebedî hürriyet ve adem-i mesuliyet peşinde harap ederken, Bedia bu anlayışın tam karşısında bir kutup yıldızı gibi durur. O, ne bir erkek düşmanıdır ne de sürekli "ataerkil zihniyet" diyerek serzenişte bulunan bir kimsedir; aksine çok daha kolay ve çok daha fazla kazanabileceği yollar varken namusundan feragat etmeyen, izzetinefsini her şeyin üzerinde tutan bir kadındır. Hayal, uğraş ve emek sahibi olan Bedia; saygılı bir evlat, minnettar bir kız kardeş, sadık ve âşık bir zevce olarak toplumsal rollerini erdemle harmanlar. Zaten Ahmet Cevdet Paşa gibi müthiş bir şahsiyetin kızından da elbette bunu beklerdik. Keşke okurlar batıdaki feminizmi kopyalamak yerine İsmail Gaspıralı’ya, kızı Şefika Gaspıralı’ya, Fatma Aliye hanıma bir baksalar ve bugünkü feminizmin toplumumuzu nasıl zehirlediğini görseler. Elimden gelde Nisvan-ı İslam’ı okumayı, Şefika Gaspıralı’yı tanımayı tüm femist düşünürlere dayatırdım… Kaçımız,Dünya'da ilk kadın Hakları savunucusunun, Büyük Türk-İslam birliği savunucusu, “usul-ü cedit” mekteplerinin ve şiarının kurucusu İsmail Gaspıralı’nın kızı ve Yusuf Akçura'nın yeğeni olan “Şefika Gaspıralı” olduğundan haberdarız? Biz onları tanımıyor, onların batı feminizmi hakkındaki olumsuz
Feminizm
UdiFatma Aliye Hanım · Kırmızı Kedi · 20222,196 okunma
Reklam
Reklam