7/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 19:10
Kitap insanoğlu için bir umut ışığı değilde daha bir yüzleşme kitabı.Çağımızda yaşadığımız çıkmazlara dair bir ayna. Mesela geçmişte insanlar bir ekonomik kriz yaşandığında bunun geçici olduğunu düşünürdü. Bir süre sonra piyasalar toparlanır, hayat normale dönerdi. Bir savaş çıktığında savaş biter, yeniden inşa süreci başlardı. Bir göç dalgası olduğunda bunun belirli bir bölgeye özgü olduğu varsayılırdı. Ama artık her şey daha farklı. İklim krizi sadece çevre sorunu değil, tarımı, gıda fiyatlarını, göçü, savaşları ve ekonomik istikrarı direkt olarak etkiliyor. Kuraklık milyonlarca insanı yerinden ediyor, bu da göç hareketlerini artırıyor.Göç sadece sınır sorunu değil; eşitsizliklerin, savaşların ve iklim krizinin sonucu. İnsanlar keyiflerinden değil, yaşadıkları yer artık yaşanamaz hale geldiği için göç ediyor.Otoriterleşme sadece bazı liderlerin kişiliğiyle açıklanamaz. İnsanlar belirsizlik ve korku arttığında daha güçlü, daha sert, daha korumacı yönetimlere yöneliyor.Ekonomik eşitsizlik ise sadece gelir dağılımı meselesi değil; toplumların geleceğe olan inancını aşındırıyor. İnsanlar çalıştıkları halde daha iyi bir hayat kuramayacaklarını hissetmeye başlıyor. Sorunlardan biri çözülse bile diğerleri onu yeniden üretiyor. Bu yüzden sistem kendi yarattığı sorunları artık eskisi gibi absorbe edemiyor. Duymaya alışık olduğumuz, teknoloji her şeyi çözer, ekonomik büyüme herkesi refaha ulaştırır, demokrasi her zaman yolunu bulur, yarınlar bugünlerden daha iyi olacaktır gibi sözler artık hiç birimizi ikna etmiyor.Kitapta sürekli hissedilen duygu umutsuzluk değil bence daha çok ufuk kaybı.Eski ideolojiler, eski siyasi formüller, eski ilerleme hikâyeleri artık bize anlam veremiyor.Ama onların yerine geçecek yeni bir düşünce de henüz ortaya çıkamadı. Bu noktada yazarın sık
Sıfır NoktasıSlavoj Zizek · Monokl Yayınları · 202618 okunma
Ahirette sizi Kur'an kurtarır.
10/10
·96 syf.··
2026 22. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 06:59
Yaklaşık 6 sene önce bana bir abimizden hediye gelen bu kitabı rafımda eskimeye bırakmıştım. Çok önyargılı yaklaşıyordum; İsa/Mesih'in tekrar dünyaya zuhur edeceği inancına sahip değilim. Zaten bu inanç Kur'an'a da aykırıdır. Kitabı kapağından yargılamamak gerekiyormuş, bu inancı savunduğunu düşünüyordum. Bugün rastgele sayfalarını karıştırırken denk geldim. Yanlışları açığa çıkaran, tamamen Kur'an ışığında ilerleyen ve İsa/Mesih inancını çürüten bir kitap. Kitabın diyalog halinde 3 karakterden oluşması (Gelenekçi, Abi ve Kur'an Müslümanı şeklinde) insanların zihninde oluşturduğu tüm sorulara yanıt vermesini sağlamış. Kitaptaki bu karakterlerin karşılıklı argümanları, aslında İslam dünyasındaki farklı zihniyetlerin de birer aynası niteliğinde. Yazarın bu yöntemi seçmesi, kuru bir didaktik anlatımdan ziyade, okuyucuyu bir adalet masasında tarafları dinliyormuş hissiyatına sürüklüyor. Yani okurken kafanıza takılan bir soru bile varsa merak etmeyin; ardından başka bir diyalogta, sorulan sorular geçiştirilmeden tüm şeffaflığıyla ele alınmış ve ona değinilmiş oluyor. Kitapta yalnızca Kur'an'dan değil, İsa/Mesih inancının Hristiyan ve Yahudi kesimlerdeki yerinden de bahsediliyor. Hatta yer yer antik inanışlara kadar detaylı bir inceleme yapılmış. Eser, Mesih beklentisinin sadece İslam dünyasına sonradan giren bir hurafe olmadığını, kökenlerinin Mezopotamya ve eski Mısır mitolojilerine kadar uzanan kılık değiştirmiş bir "kurtarıcı" arayışı olduğunu gözler önüne seriyor. Yahudilik ve Hristiyanlıkta sosyo-politik krizlerin doğurduğu bu teolojik beklentinin, zamanla hadis rivayetleri üzerinden Müslüman zihnine nasıl enjekte edildiğini görmek son derece ufuk açıcı. Kitap boyunca sıklıkla manipüle edilen ayetlerin kelime analizleriyle, öncesi-sonrası ilişkisi gözetilerek
Din
Kur'an Işığında İsa Mesih BeklentisiFehmi İlkay Çeçen · Süleymaniye Vakfı Yayınları · 201815 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Düşüncelerim Spoiler vardır!
10/10
·283 syf.··
2026 116. kitabı
Şu ana kadar okuduğum en güzel kitaplardan biriydi. Okumadan önce bu kadar sevebilecegimi dusunmemistim. İnsana dair size yeni şeyler kalabilecek, ufuk açıcı kitaplardan. Spoiler: Keşke kitabın sonunda kavuştuklarını yazar gösterseydi daha mutlu olurdum. Gerçi kavuştuklarını bize anlatan bir şiir ile ipucu vermiş. Sonu da benim açımdan tahmin edilebilir değildi mutlu bitmesine sevindimm.
İnsan ve Duygular
İnsanlarMatt Haig · Domingo Yayınları · 202314,8bin okunma
8/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 15:22
"Ehli sünnet ve'l-cemaat" itikadını korumak ve bid'at ehlinin düştüğü hataları görmek adına ufuk açıcı bir eser. Gerek tasavvufi gerek ilmi gerekse tarihi konularda mükemmel anekdotlar sunan ve içerisinde boğucu bir anlatım olmayan, gerçekten her kütüphanede bulunması ve okunması gereken nadide eserlerden biri. Yazarımız Ahmet Şimşirgil'in kalemine, yüreğine sağlık; Allah razı olsun.
Tarih
Mızraklı HakikatAhmet Şimşirgil · Ktb Yayınları · 2020141 okunma
Dostluk Üzerine
7/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 12:47
Kitap genel anlamda çok keyifli ve ufuk açıcı bir okuma sundu. Elbette metindeki her fikre harfi harfine, körü körüne katılmıyorum; fakat dostluğun temelde hangi sarsılmaz temeller üzerine kurulması gerektiği ve hakiki bir dostta bulunması gereken karakter özelliklerini belirtmesi yönüyle oldukça faydalı buldum. Cicero, dostluğun ancak erdemli insanlar arasında var olabileceğini savunurken, günümüz dünyası için de harika bir ayna tutuyor. ​Kitabın bendeki okuma deneyimini taçlandıran en önemli unsurlardan biri kesinlikle çevirisiydi. Çevirmen dili o kadar başarılı ve akıcı aktarmış ki, antik dönemin havasını kaybetmeden modern bir okuma yapabiliyorsunuz. Ayrıca metnin arkasını dolduran, tarihi ve felsefi arka planı açıklayan dipnotları da oldukça faydalı ve doyurucu buldum.
1000Kitap
Dostluk ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,391 okunma
6/10
·592 syf.··
2026 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 01:10
Yazar Azra Kohen’in ‘Gör Beni’ kitabını yeni bitirdim sayılır ve kapağını kapadığımdan beri ne kitabın türünü ne de hangi mesajı vermek istediğini tam olarak algılayabildim. Kitabın başındaki “Öykü akışı kronolojik değildir. Şekilde kusur aramak yerine, içerikteki anlamı fark etmeye odaklanmanız dileğiyle..” ifadesinden öyküde zaten oturmayan bir şeyler var olduğunu çıtlatmış yazar. Benim hikayedeki derinliği bulamamanın asıl nedeni olayların kronolojik olup olmadığıyla ilgili değil bu arada. Bundan daha fazla göze çarpan şey; noktalama işaretlerinin kullanımıyla ilgili bazı bariz hatalar, karakterlerin davranışı, üslubu ve inandırıcılığıyla ilgili eksiklikler, olaylar arası kopukluk ve de arka plandaki olay örgüsünün eksik aktarımı. Yazarın, hem bazı tarihsel gerçekler vererek didaktik bir amaç sergilemek hem de bunları bir aşk hikayesiyle harmanlayarak okuma zevkini diri tutmak istediği çıkarımında bulunabiliyorum. Sunduğu bilgilerin bazısını ufuk açıcı da buldum; fakat, bu bilgi aktarımının belli bir noktadan sonra aniden kesilip yerini aşk hikayesine bırakması bende ucuz aşk romanı okuyorum hissi yarattı ne yazık ki. İki aşığın aşk kokan cümleleri, bir türlü birbirine kavuşamaması, sergiledikleri tripsel tavırlar vs. bir süre sonra can sıkıcı hale geldi. Tarihsel romanları severim, Cumhuriyet dönemini işleyen tarihsel ve kurgusal metinleri ayrı bir severim, içerisinde bir tutam aşkı barındırıyor olmasına da ses etmem. Aşk ve sevda öyküleri barındırmayan bir tarih anlatımı istiyor olsam, geçmişi bütün keskinlikleriyle ve gerçeklikleriyle anlatan tarih kitaplarına yönlenirim zaten. Lafım, bu kitaptaki aşk hikayesinin yapay kalmışlığına ve tarihsel olay örgüsüne tam olarak yedirilememesine. Bunların dışında beni rahatsız eden diğer detayları şöyle
Gör BeniAkilah Azra Kohen · Everest Yayınları · 202019,3bin okunma