Ulaş Kırbaş

"Canım annem, git gide sana benzedim ben de. Eskiden dünyanın misafirini ağırlardım da bana mısın demezdim. Şimdi bir salon süpürüp iki çeşit yemek yaptım mı bitkin düşüyorum. Yoksa ben Müjgan'ı böyle kuru kuru mu ağırlardım? Gerçi iki gün öncesinden başlamıştım hazırlığa ama eski Müzeyyen sofraları gibi olmuyordu. Masadan eksilenler miydi sebep yoksa benden eksilenler mi..."
Sayfa 20 - Müzeyyen Güner -·Kitabı okudu
Reklam
"İnsanlık olarak her şeyi bir kalıba sokmuşuz. Genel geçer kuralları türetmişiz ve değişikliklere de istisna deyip geçmişiz."
Otantik Yayınları·Kitabı okudu
"Bazı konular sessiz bir anlayış isterdi ve sessizlik can yakmaya başladığında ise kilitleri kendiliğinden açılırdı. Baria da sessizliğin biteceği günü tercih etmeyi seçmişti."
Otantik Yayınları·Kitabı okudu
"Anlamıyordum. Onu başımı sallayarak reddederken kahrolası insan ilişkilerini anlamıyordum. Çıldırmışım gibi bakan insanların arasından koşarak uzaklaşmaya başladım. Ne yapmaya çalışıyorlardı, benden ne istiyorlardı, neden bu kadar üzerime gelmek zorundalardı? Ben ne yapmış olabilirdim? Onca şeyden sonra, bana söylediği onlarca şeyden sonra hâlâ onların yanında ne işi vardı? Yapmayacaktım. Bunu kendime yapmayacaktım."
Sayfa 314 - Nazlı Aladağ -·Kitabı okudu
"Yeniden o poster çocuğu gülümsemesi. Ne kadar çok, ne kadar kolay gülümseyebiliyordu. Bunun nasıl bir lütuf olduğunun farkında mıydı acaba? Yoksa sadece öylesine mi yapıyordu? Gülümsemeleri de bana olan davranışları gibi çelişki doluydu. Gerçek mi yoksa sadece bir oyun muydu, bilemiyordum. Onda ilgi çekici olan şey ise tamamen buydu. Onu da yaptıklarını da tahmin edemiyordum. Onun yanında biraz olsun rahat hissetmemin sebebi buydu, onu kontrol edemiyordum."
Sayfa 211 - Nazlı Aladağ -·Kitabı okudu
Reklam